• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 8 °C
  • Ankara 14 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Trabzon 9 °C

AK Parti, Erdoğan ve Yeni Dönem!

Mustafa ÇAKIR

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) dün 2. Olağanüstü Kongresi’ni gerçekleştirdi.

Parti'yi kongreye getiren şartlar da olağanüstüydü.

Bir önceki yazımda da kaleme almıştım; kritik bir dönemden geçiyoruz. İktidarın elinin zayıflatılması Türkiye’ye kaybettirecek.

Bunu hala görmeyenlere / göremeyenlere diyecek söz bulamıyorum.

Tayyip Erdoğan’dan sonra AK Parti’nin 2. Genel Başkanı olan Ahmet Davutoğlu’da sözlerinin arasındaki "kırgınlık" ifadelerine rağmen istikrar ve istikamet bozulmasın diye emaneti teslim etti.

Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından olağanüstü durumu yönetmek için  hem Genel Başkan hem de Başbakan olmuştu.

AK Parti'nin 3. genel başkanı seçilen Binali Yıldırım, AK Parti hükümetlerinin en başından bugüne sadece 2014 İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı hariç Ulaştırma Bakanlığı görevini icra etti.

Dün, Binali Yıldırım’ın Tayyip Erdoğan’ın “Beraber Yürüdük Biz Bu Yollarda” şarkısını “Seninle Yürüdük Biz Bu Yollarda” diye söyledi.

Erdoğan ile yeni dönemde nasıl yürüneceğinin açık işareti buydu. Başka cümleler de vardı ama yol arkadaşlığının ifadesiydi, o cümlenin değiştirilmesi.

AK Parti kongresinin divan başkanı Bekir Bozdağ’ın “Bu partinin tek lideri var, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan. AK Parti var olduğu sürece böyle devam edecektir” sözlerinin ardından daha konuşulacak, tartışılacak bir konu da kalmamıştır.

AK Parti’nin bundan sonraki yolunda Anayasa değişikliği adımı var.

Türkiye, ilk defa hazırlanacak sivil anayasaya destek vermeli. Bugün elini taşın altına koymayıp sadece “Sen yapamazsın” diyenlerin yarın “aslında bu böyle olmamalıydı” demeye de hakkı doğmayacaktır.

Bir partinin aday gösterdiği halkın da seçtiği Cumhurbaşkanı, mevcut yasalara da dayanarak haklarını sonuna kadar kullanmak isteyecektir. Hele bu liderliğini en baştan beri hissettirmiş bir Tayyip Erdoğan ise. Kullanınca da rahatsızlıklar ortaya çıkıyor.

Bu da gayet normal. 

Çünkü, bugüne kadar "Köşk" dışına çıktığını görmediğimiz isimler tarafından temsil edildik. Abdullah Gül'ü bunun dışında tutmak zorundayız. Zira, Türkiye'nin dış ülkelerle bağlantısı için ülke ülke dolaşarak yatırım fırsatlarını anlattı, işadamlarının önünü açtı. 

Oluşacak yeni çalışma ortamında çatışmaya fırsat oluşturmadan Türkiye için en ideal sivil yönetim şeklinin oluşturulması gerekiyor. Masadan kaçmak hiçbir zaman çözüm olmadı. Tarihte bunun örnekleri çok.

Ya en baştan Cumhurbaşkanı halka seçtirilmeyecekti ya da mevcuttaki sorunların çözümü için yasal, demokratik sistem oluşturulmalı.

Bu da TBMM’nin asli sorumluluğudur. 

Türkiye, yeni dönemdeki fiili durumları demokratik zemin içinde yasal hale getirmeli.

Yoksa daha çok krizler yaşarız. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77