• BIST 106.126
  • Altın 161,823
  • Dolar 3,8955
  • Euro 4,5918
  • Samsun 20 °C
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Trabzon 21 °C

Ak Parti Tbmm Grup Toplantısı

Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (2)

TBMM (AA) - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Süleyman Şah operasyonu için aylardır çalışan TSK mensuplarının tümüne hakaret ettiğini belirterek, "Bahçeli vatan ve millet için gece gündüz çalışan bu şerefli kadroya yönelik olarak sarfettiği sözler dolayısıyla özür dilemelidir" dedi.

Davutoğlu, partisinin grup toplantısında, kadına karşı şiddete karşı seferberlik ilan ettiklerini, ulusal ve uluslararası tedbirler aldıklarını, İstanbul Sözleşmesi'ni Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Dönem Başkanlığı'nda Türkiye'nin kabul ettiğini, bunun Avrupa'da kadına karşı şiddetle ilgili ilk önemli sözleşme olduğunu söyledi.

Kadına karşı şiddetin her şeyden önce zihniyet meselesi olduğunun ve toplumsal seferberlik gerektirdiğinin unutulmaması gerektiğini dile getiren Davutoğlu, "AK Parti her zaman kadına yönelik şiddete karşı ilkesel tutum almıştır, bundan sonra toplumsal seferberlik halinde kadına yönelik şiddeti her şekliyle önlemeye kararlıyız" diye konuştu.

Davutoğlu, Özgecan Aslan'ın babası Mehmet Aslan'ın verdiği mesajların Anadolu insanının irfanını ve erdemini gösterdiğini vurgulayarak, Aslan'a teşekkür etti. 

Ege Üniversitesi öğrencisi Fırat Çakıroğlu'nun da şiddet olaylarında hayatını kaybettiğini anımsatan Davutoğlu, seçime giderken güven ve istikrar ortamına ihtiyaç duyulan dönemde bazı unsurların üniversiteleri karıştırmak isteyebileceğine işaret etti. 

Davutoğlu, 1970'li yıllarda üniversitelerde eğitim gören gençler olarak bunun ne acı kayıplara yol açtığını yaşamış nesil olduklarını ifade etti. Sadece Başbakan olarak değil, öğrenciler arasında ideolojik ayrım yapmamış bir akademisyen olarak gençlere seslendiğini dile getiren Davutoğlu, "Bu tahriklere, bu tür oyunlara karşı farklı görüşlere sahip olsanız da birliğinizi, beraberliğinizi muhafaza edin. Üniversiteler özgür düşünce ortamlarıdır. Görüşlerinizi tartışınız, farklı kanaatlerinizi müzakere ediniz ama ne olursa olsun şiddete başvurmayın. Şiddet üzerinden gençlerimizin bölünmesi, kutuplaşması Türkiye'ye yapılabilecek en büyük ihanettir" dedi.

 

-Şah Fırat Operasyonu 

 

Davutoğlu, geçen haftanın en önemli gelişmesinin başarıyla tamamlanan ve Türkiye'nin kudretini bütün dünyaya gösteren Şah Fırat Operasyonu olduğunu vurguladı. 

Operasyonun dört temel nedeni olduğunu anlatan Davutoğlu, bunlardan birincisinin tarihi mirasın, ecdadın manevi mirasının korunması olduğunu söyledi. 

Nerede bir tarihi miras varsa onu koruma konusunda olağanüstü hassasiyet gösterdiklerini ifade eden Davutoğlu, Ahmet Yesevi Türbesi, Orhun anıtları, Murat Hüdavendigar'ın Kosova'daki türbesi, Sultan Sencer'in Türkmenistan'daki, Turgut Reis'in Libya'daki türbesinin ve diğer türbelerin AK Parti döneminde ihya edildiğini ve statü anlamında sağlam teminatlara alındığını belirtti.

Davutoğlu, dün Macaristan'da Gül Baba Türbesini ziyaret ettiklerini anımsatarak, "Gül Baba'nın huzurunda da Süleyman Şah'ın huzurunda da Ahmet Yesevi'nin, Turgut Reis'in, Murat Hüdavendigar'ın huzurunda da hep tarihi mirasımıza sahip çıkmanın onurunu yaşıyoruz" diye konuştu. 

Davutoğlu, Macaristan makamlarıyla yaptıkları görüşmede, Kanuni Sultan Süleyman'ın Zigetvar Kalesi'nde iç organlarının defnedildiği yerin tespit edilip, orada şanına yakışır mekan ve makam inşa edilmesi konusunda mutabakata vardıklarını ifade etti. Ahmet Davutoğlu, "Dünyanın neresinde ecdattan bize yadigar kalmış tek bir taş varsa o taşı korumak bizim için onur meselesidir, izzet meselesidir" dedi. 

 

- "Dünyada takdir topladı, muhalefet tahkir ve hakarete yöneldi"

 

Bu mirası korumak, uluslararası hukuku korumak, Süleyman Şah Saygı Karakolu'ndaki askerleri sağ salim getirmek ve provokasyonlara engel olmak için bir ay önce Genelkurmay Başkanlığı'na gerekli direktifleri verdiklerini ve hazırlıkların büyük bir ciddiyetle yürütüldüğünü anlatan Davutoğlu, aylardır alternatif planları yapılan çalışmaların geçen hafta netleştiğini ve perşembe günü görüştüğü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayını aldıktan sonra cumartesi günü düğmeye basıldığını ifade etti.

Operasyonun nasıl gerçekleştiğini anlatan Davutoğlu, şöyle devam etti: 

"Bu bütün dünyada takdir topladı, büyük ilgiyle ve takdirle takip edildi ama Türkiye'de muhalefet bütün sınırları aşarak, tahkir ve hakarete yöneldi. Tarihi mirası koruma noktasında yaptıklarımız ortada. Sayın Bahçeli'ye soruyorum, siz de Başbakan Yardımcılığı yaptınız, iktidar ortağı oldunuz. Kaç tane tarihi esere sahip çıktığınız, hangi şehitliğe, hangi büyük sultanın mezarına sahip çıktınız ve ihya ettiniz, hesabını verin önce. 

Dün yine çok kısa kalmama rağmen Budapeşte'de Galiçya Şehitliği'ni ziyaret ettim. İster Galiçya Şehitliği ister Bakü'de Kafkas Şehitliği ister Yemen'deki şehitliğimiz ister Myanmar'daki şehitliğimiz ister Kahire'deki şehitliğimiz, nerede şehitliğimiz varsa orayı biz ihya ettik, şehitlerin izniyle o topraklara girdik. Bir çok şehidimizin makamı metruk haldeydi, şehitliklerimiz terkedilmiş haldeydi. Çok kötü şartlardaydılar. Birinci Dünya Savaşı'nda Myanmar'a 12 bin askerimiz esir olarak götürülmüştü Irak'tan ve Mısır'dan. Yaklaşık 6 bini Myanmar'da şehit düştü. Biz Myanmar'a 2012'de büyükelçi gönderene kadar şehitlerimiz sadece bazı evraklarda biliniyordu. Büyükelçi tayin edildiğinde, 'yapacağınız ilk şey, derhal şehitliklerimizi bulacaksınız, şehitlerimizin huzuruna varacaksınız, mektupları cevapsız kalmış şehitlere diyeceksiniz ki, cevapsız kalan mektuplarınızın cevabı bir asır sonra geldi. Size iki kutsal emaneti getirdik Anadolu topraklarından, albayrak ve Kur'an-ı azimüşşan'. Nerede bir şehitliğimiz, kutsal makamımız varsa orada albayrağımız, Kuran-ı azimüşşan olacaktır." 

Süleyman Şah'a duydukları hürmetin tarihe duydukları hürmet olduğunu dile getiren Davutoğlu, "Osmanlıca'ya yabancı dil muamelesi yapan Kılıçdaroğlu bir anda Süleyman Şah'ı keşfetti. Önce Osmanlıca'nın da güzel Türkçemizin tarihi bir döneminde yaşanan dil olduğunu kabul edeceksin Kılıçdaroğlu, sonra Süleyman Şah hakkında konuşacaksın" dedi.

Davutoğlu, Bahçeli'nin de önce AK Parti döneminde ihya edilen tarihi mirası yerinde görmesini, sonra kendi dönemiyle karşılaştırmasını istedi. 

 

- "Önceki nakillerde kimler hükümetti?"

 

Davutoğlu, operasyonun ikinci hedefinin uluslararası hukuk ve vatan toprağına sahip çıkmak olduğunu belirterek, Suriye'de Süleyman Şah'ın makamı üzerinden sahip olunan toprak parçasının yeni yerini kontrol altına alarak vatan toprağının bütünlüğünü teminat altına almak için operasyonun eş zamanlı yaptığını vurguladı. 

Bunun gerçekleştirildiğini ifade eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Kılıçdaroğlu ve CHP sözcüleri, Bahçeli ve MHP sözcüleri değişik yorumlar, eleştiriler getirdiler. Sayın Bahçeli'yi bir muhasebeye davet edeceğim, 1939'da ilk mekan değişikliğinde iktidarda CHP vardı. Vatan toprağı elden mi gitti? 1973 Aralığında yeni yere geçiş için karar alındı, Eylül 1975'te nakledildi. o dönemde Naim Talu, Bülent Ecevit, Salih Irmak hükümeti var ve rahmetli Türkeş'in Başbakan Yardımcısı olduğu milliyetçi cephe Süleyman Demirel hükümeti var. CHP'ye soruyorum, eğer vatan toprağı Caber Kalesi'nden Karakozak'a götürülürken Ecevit döneminde vatan toprağı satılmamışsa, terkedilmemişse, Karakozak'tan Eşme'ye gelirken niye terkedilmiş olsun? 

Sayın Bahçeli, Genelkurmay Başkanımıza 'sen vatan nedir bilir misin' diye sorarken, dolaylı olarak rahmetli Türkeş'e de sormuş oluyor. Çünkü rahmetli Türkeş'in Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde Karakozak'a ikinci nakil yapıldı. Vatan toprağı satılmış mı oldu? Hayır. Uluslararası hukuk gereği Süleyman Şah'ın bulunduğu yer bizim için vatan toprağıdır. Dün Caber Kalesi idi, 1975'ten sonra Karakozak oldu, bugünden itibaren de Eşme'dir. Dolayısıyla bugünden itibaren Eşme'deki yer Türkiye Cumhuriyeti'nin toprağıdır. Toprağımızdan ne bir eksilme var ne azalma. Rahmetli Türkeş de, rahmetli Ecevit de doğru yapmışlardır o dönemde çünkü şartlar gereği nakli kubur gerekmiştir, vatan toprağı terkedilmeden başka bir yere nakledilmiştir. 

Şimdi dönüp Genelkurmay Başkanımıza ve hükümetimize Bahçeli'nin en ağır hakaretlerle yaptığı açıklamalar devlet ahlakına da adabına da uymamaktadır. Genelkurmay Başkanımızın ve bütün kuvvet komutanlarının vatan ve millet aşkına ben şahidim. O gece saat 9'dan sabah 6'ya kadar, Genelkurmay Karargahında kimse bir saniye dahi gözünü kırpmadı. Aylardır bu çalışmaları yapan TSK mensuplarının tümüne Sayın Bahçeli hakaret etmiştir. Vatan ve millet için gece gündüz çalışan bu şerefli kadroya yönelik olarak sarfettiği sözler dolayısıyla Bahçeli özür dilemelidir. O soruyorsa 'vatan nedir bilir misin' diye ben de ona cevaben söylüyorum acaba Sayın Bahçeli sen edep nedir bilir misin?  Günlerce uykusuz kalarak vatan toprağını savunmak ve vatan toprağını bir yerden bir yere nakletmek için çalışan o devlet görevlilerinin karşısında devlet ahlakı nedir bilir misin, devlet adabı nedir bilir misin?"

 

- "Kılıçdaroğlu hala uyuyor, görmüyor"

 

Başbakan Davutoğlu, CHP'nin MİT'e, MHP'nin de Genelkurmay Başkanı'na saldırarak devlet kurumlarını zayıflatmaya ve zarar vermeye yönelik tutum içinde olduğunu belirtti. 

Vatanperver CHP'li seçmenlerin, CHP'nin uluslararası hukuk bağlamında söylediklerini incelemesini tavsiye eden Davutoğlu, Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu'nun "Suriye topraklarına çok sayıda asker ve tankla girilmesi Suriye topraklarına saldırıdır" dediğini aktararak, "Suriye rejimi bile bu netlikte konuşamadı. Sen kimin sözcüsüsün? Suriye rejiminin sözcüsü müsün?" diye konuştu. 

Operasyonu Suriye rejimi ve onun destekçisi birkaç ülke dışında hiçbir ülkenin kınamadığına dikkati çeken Davutoğlu, "Hiç kimse 'bu uluslararası hukuka aykırıdır' demedi, BM'den herhangi bir farklı ses çıkmadı çünkü herkese anlattık. Uluslararası hukuka uygun olduğunu ve Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarını kullandığını anlattık ve onlar bunu kabul etti. Ama her zaman milleti karşısına almış olan CHP zihniyeti, Türkiye'yi dışarıya şikayet etmekle meşgul" dedi. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dünkü grup toplantısında dört yıl öncesinden bahsettiğini ve "Bir sabah kalktık, Suriye ile düşman olduk" dediğini anlatan Davutoğlu, "300 bin insan ölmüş, 5 milyon kişi mülteci olmuş bunları görmüyor. Kış uykusunu anlarım ama dört yıl sürmez ki kış uykusu. Hala uyuyor, görmüyor. Kimyasal silahla katledilen insanları görmüyor, kocası öldürülmüş yüzbinlerce kadının Türkiye'ye gelişini görmüyor. Niye görmüyor biliyor musunuz? Belki beden gözü var ama gönül gözü yok, acı hissetmiyor" diye konuştu.

(Sürecek)

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77