31 Ekim 2014 Cuma
Samsun16 °C
Ispartada feci kaza: 15 ölü, 27 yaralı
Giden sadece numaralar değil
Samsun Anadolu Lisesinin Romanı
Passolig Taraftarı Stattan Kaçırdı!
İsveç, Filistin’i Resmi Olarak Tanıdı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Antik Samsun toprak altında...
27 Şubat 2012 Pazartesi 10:35

Antik Samsun toprak altında...

Amerikalılar Toraman Tepe’ye kurdukları ve hâlihazırda Samsun Sahra ve Sıhhiye Eğitim Merkezi Komutanlığı Gökberk Kışlası’nca kullanılan radar tesislerinin inşaatından çıkan hangi antik eserleri kargoyla ülkelerine gönderdiler?

 

Dergi HABEREXEN / Aralık sayısı
 
1996’da bölgede kısa süreli arkeolojik çalışma imkânı bulan Prof. Atasoy: “Buradan bir hazine çıkmasına gerek yok. Duvar kalıntıları bile bulsanız o kentin kalıntısıdır. Buraya yürüyüş yolları yapar tadilata sokarsınız, turistik eşyalar yerleştirirsiniz burayı turizm merkezi haline getirirsiniz. Burada antik çağ için büyük sayılacak bir kent vardı. Bu kentin kalıntıları nerede? Yolları nerede? Hamamı nerede? Hepsi toprağın altında ve Toraman Tepe’de. Toprak altından çıkan her şey geçmişe ışık tutan birer belge ve bilgi olduğu için çok kıymetli. Biz bulduğumuz duvar kalıntılarını askeri lojmanların önüne koyduk. Birkaç Bizans sütün başı çıktı. Onlar da orada. Geçmişte de giden gitti, kırılan kırıldı. Tahrip oldu. Her ne olursa olsun şehrin gerisi halen daha orada.” diye konuşuyor. 
 
 
İlkadım Belediyesi’nin, Toraman Tepe ile günümüzdeki adıyla Kara Samsun’un merkezini oluşturduğu antik şehir Amisos civarındaki Cedit Mahallesi’nde yaptığı yol genişletme çalışmalarında 28 Kasım 1995 tarihinde bir delik bulunmuş; olay yeri müze araştırmacılarınca derhal incelenmiş ve bir mezar odasına ulaşılmıştı. İçinde ikisi boş 5 kabir yeri vardı. Konklemera tipi kaya kitlesine oyulmuştu oda. Tavan-taban ve duvarları horosanla sıvanmıştı. Eni ve boyu 5’er, yüksekliği ise 2.30 metreydi. Bir aileye aitti. Mezarlardan birine erkek, ikisine de kadın gömülmüştü. Öyle anlaşılıyordu ki, iskeletlerden biri Pontus krallığının kral, komutan ya da prens, üst düzey yöneticisiydi. Kadınlar da bu kişinin eşi (kraliçe) ve kızıydı. Ayrıca ölüyle defnedilmiş altın ziynet eşyalarının yanı sıra, çanak-çömlek, cam ve mermerden imal arkeolojik eserler de mevcuttu odada. Ölü hediyeleri uygun yerlerdeydi. Taç kafa üstünde, kolye boyunda ve küpeler de kulak hizasındaydı.
 
sammos.jpg
Amerikan askerlerinin radar tesislerinde çekindikleri çok sayıda fotoğrafta Amisos kalıntıları ve mozaikler açıkça görülmekte. Amerikan askerlerinin ellerindeki balyozlarda öyle.
 
Samsun Toraman Tepe’deki Sahra Sıhhiye Eğitim Merkezi Komutanlığı Gökberk Kışlası’nın altında, şehre tarih turizminde çağ atlatacak önemde antik kalıntılar mı var? Evvelinde arazide konuşlanan Amerikan radarının inşası sırasında değerli eserlere ulaşıldı mı? Bölge de yeniden kazılar başlatılmalı mı? 
İlkadım Belediyesi’nin, Toraman Tepe ile günümüzdeki adıyla Kara Samsun’un merkezini oluşturduğu antik şehir Amisos civarındaki Cedit Mahallesi’nde yaptığı yol genişletme çalışmalarında 28 Kasım 1995 Salı günü bir delik bulunmuş; olay yeri müze araştırmacılarınca derhal incelenmiş ve bir mezar odasına ulaşılmıştı. İçinde ikisi boş 5 kabir yeri vardı. Konklemera tipi kaya kitlesine oyulmuştu oda. Taban-taban ve duvarları horosanla sıvanmıştı. Eni ve boyu 5’er, yüksekliği ise 2.30 metreydi. Bir aileye aitti. Mezarlardan birine erkek, ikisine de kadın gömülmüştü. Öyle anlaşılıyordu ki, iskeletlerden biri Pontus krallığının kral, komutan ya da prens, üst düzey yöneticisiydi. Kadınlar da bu kişinin eşi (kraliçe) ve kızıydı. Ayrıca ölüyle defnedilmiş altın ziynet eşyalarının yanı sıra, çanak-çömlek, cam ve mermerden imal arkeolojik eserler de mevcuttu odada. Ölü hediyeleri uygun yerlerdeydi. Taç kafa üstünde, kolye boyunda ve küpeler de kulak hizasındaydı. 
 
Mezarların zenginliği, altından ölü hediyelerinin kalitesi, ince isçiliği ve semboller Mithridades VI döneminde basılan sikke üzerindekilerle benzerlik göstermektedir. Pontus Kralı MithridadesVI’in idare yılları, Amisos’un en parlak devridir. İmparatorluğun merkezidir üstelik. Kültür ve sanat gelişip yaygınlaşmış; antik çağın gözde sikke darphaneleri ve seramik atölyeleri kurulmuştur. Hâkim görüş şöyle ki, mezar odası iki ayrı dönemde kullanıldı. Pismiş toprak (seramik) cam, metal ve mermer eserlerin M.Ö. 4’üncü, altın süs eşyaları da M.Ö. 1’inci yüzyılı işaret ediyor. 
 
Amisos tepesi, Samsun-Sinop karayolu üzerinde; şehir merkezine dört kilometre mesafededir. Baruthane mevkiindeki iki adet mezartepede (Tümülüs) Samsun Büyükşehir Belediyesi sponsorluğu ve Kültür Bakanlığı denetiminde 2004–2005 yıllarında yapılan kazı çalışmalarında, Helenistik dönemden (M.Ö. 330–30 ) kalma mezar üniteleriyle blok taş duvarlar gün ışığına çıkarılıyor. Tepelerden kuzeydekinin altında 3, güneydekininse 2 odalı hem de boyanmış mezar belirleniyor. Samsun Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na sunulan projeyle bölge açık hava arkeoloji müzesi haline getiriliyor. Ziyaretçiler eski Samsun’un dini, sosyal hayatı ve kültürü hakkında bilgileniyor böylece. Çevresi düzenlenen yerdeki park ve kafe yerli ve yabancılara nefis bir manzara eşliğinde dinlenme imkânı da tanıyor ayrıca. Mekâna otomobil ve teleferikle ulaşmak mümkün. Amisos kentinin metropol alanı Baruthane’deki pek çok mezar keşfedilmeyi bekliyor belki de. 
 
Baruthane Tümülüsleri, Helenistik dönemde Mithridades sülalesi hükümranken inşa edilmiş. Serbestçe gezilebilen Tümülüsler; Samsun Müzesi ile İstanbul Üniversitesi'nin ortaklaşa yürüttüğü bilimsel kazılarla turizme kazandırılıyor. Güney Tümülüs altındaki mezardan başka, Karadeniz kıyılarında boyalı ve sıvalı örnek yok şimdilik. 15 metre yükseklik ve 40 metre çapındaki Güney Tümülüs’te iki odalı oyma mezar var. Yığışma tabakası oyularak oluşturulan mezarın toplam uzunluğu 6, genişliği 2.5 ve yüksekliği 3 metre. Odaların duvarları, tavan ve tabanı 3 santimetre kalınlığındaki krem renkli sıvayla kaplı. Ön odanın duvarlarına taş duvar görünümü vermek için sıva kazınarak yedi sıra taş dizisi görüntüsü çizilmiş; sonra da kazıma çizgiler lacivert boya ile doldurulmuş. Bu yalancı taş duvar çizgilerinin üstüne kırmızı boya ile iki yatay şerit atılmış. Odada yan duvarlar boyunca sedirler uzanmakta. Arka odada70 santimetre yüksekliğinde bir ölü yatağı (kline) yer alıyor. Yatağın ön yüzüne kırmızı ve siyah renk yumurta bezenmiş. Bu bezemeler tahribata uğratılmış ne yazık ki. Odanın duvarlarında kırmızı boyalı iki yatay sent de görülüyor. Kazılarda mezarın içinde çanak-çömlek parçaları, testi, koku şişeleri, kemik süsler ve bronz çiviler tespit edildi.   Kuzey Tümülüs’ün çapı 30, yüksekliğiyse 8 metre. İçindeki mezar 3 odalı. Toplam uzunluğu 18, genişliği 2.80’e 3.25, tavan-taban arası da 2.50 metre. Odaları sıvasız. Yalancı yarım sütunlarla süslenmiş sadece.  
 
Şimdiye değin üzerindeki toprak örtüsü kaldırılan ki tüm tarihi eserler asıl Amisos’un kalbi Toraman Tepe Bölgesi’nin haricinde. Kentin merkezi hala gizemini muhafaza ediyor. Merkezin göbeğinde  Sahra ve Sıhhiye Eğitim Merkezi Komutanlığı Gökberk Kışlası faaliyet gösteriyor. Arazinin kışla öncesindeki geçmişi çarpıcı bilgilerle dolu.  
 
ANTİK ŞEHİRLE AMERİKALILARIN NE İLİŞKİSİ VAR?
2’inci Dünya Savası’nın bitmesi ile Ruslar Türkiye’ye diyor ki: “ Bize üs açmak için yer verin, konuşlanalım, dostluğumuz ilerlesin, ayağımız alışsın.”  Montrö anlaşması uyarınca, Bulgaristan’ın deniz ticaretini garantiye almak için bu taleplerini hak görüyorlar. 12 Mart 1947'de ABD’nin 33’üncü Başkanı Harry S. Truman kongrede “Komünizme karşı bu iki kale ülkeyi desteklemeliyiz" diye konuşuyor. Ülkelerden biri Türkiye’dir. 1947 Mayıs ayının sonlarına doğru kongre 100 milyon dolar yardımı serbest bırakıyor, Ankara’ya yollanması için. Türk Hava Kuvvetleri’nde Amerikan uçakları ve uçuş konularında eğitim verilmeye başlanıyor 1948'de. Amerikan heyeti Balıkesir, Diyarbakır, Bandırma, Eskişehir, Merzifon, Batman, Adana (incirlik) ve İzmir (çiğli) hava üslerinin modernizasyonunda bilfiil yardım ediyor.
 
7.jpg
Amerikalı askerler Antik Amisos kentinde buldukları tarihi eserlerin fotoğraflarını da çekmişler. Ancak bu eserlerden bir kaç fotoğraf dışında başka her hangi bir iz yok. 
 
Marshall planı çerçevesinde yardım abartılıyor. Truman doktrini askeri destekle sınırlıyken; bu plan, savaşta yıkılan Avrupa’ya her acıdan maddi desteği kapsıyor. 2’inci Dünya Savaşı’na katılmadık ama Türkiye de faydalandırılıyor plandan. NATO 1949’da kurulduğunda "biz de katılalım" fikrini beyan ediyoruz. 1950 Kore Savaşı’nda dünyanın sempatisini kazanıyoruz. 1952'de NATO’ya üyeyiz artık. Yunanistan da. Üyelik sürecinde kabul edilen bir anlaşma sebebiyle (status of forcesagreement) pek çok Amerikalı Türkiye'ye gelir. NATO üyesi ülkelerden birinin askeri personeli, aileleri ve sivil erkânı, diğer üyelerde görevlendirildiğinde özel statülerle donatılıyordur. 10 Mart 1954'de status of forcesagreement ve buna bağlı birkaç askeri anlaşmaya daha imza koyunca misafirliğimizdeki Amerikan varlığı daha da artar. 1959'a varıldığında ülkede 20 değişik Amerikan askeri komuta birimi ve ilişikli sivil örgüt vazifededir. Jusmmat altındaki ABD’li miktarı 1200'ü aşıyordur. 1966'da 30,000’ni geçmiştir. 
 
Türkiye’nin birçok noktasında Amerikan tesisleri kurulur. Soğuk savaş döneminde Rusya’yı yakın markaj adına Karadeniz kıyılarına boy boy Amerikan radarları dizilir. ‘TuslogDetachment 3-2 Samsun Turkey’ adıyla biri de Samsun’da yerleştirilir. Toraman Tepe’ye yani Antik AmisosKenti’in kalbine. 
 
1974’de dek açık kalır bu tesis. Acaba radarın inşası sırasında ne tür antik eserlere rastlanmıştır? Şimdi onlar nerededir? Bu sorular hiç de temelsiz değil. Tesisten çok önceleri bölge halkı, kalıntılardaki taşlardan evlerini yapmışlardır. Hala duvarları bu taş malzemelerle örülü binalar ayaktadır Samsun’da. Adeta talan edilmiştir tarih. Soruyu şöyle revize edebiliriz: Amerikalıların talandaki payı nedir? Neler kaçırılmıştır okyanus ötesine? Zira Amerikan askerlerinin radar tesislerinde çekindikleri çok sayıda fotoğrafta Amisos kalıntıları ve mozaikler açıkça görülmekte. Amerikan askerlerinin ellerindeki balyozlarda öyle.
 
Ceneviz kolonisi her yerini yakarak ayrılmıştır Amisos’tan. Değerli malzeme ve taşınabilir eserlerini yanlarına alarak. Dolayısıyla antik bölgenin üst katmanlarında bina kalıntıları dışında tarihi öğe bulunamayacağı ortadadır. Kolay işlenebilen köşeli taşların azlığı yüzünden Amisoslular evlerini ahşap; tapınak, kale ve idari binalarını da taştan imal etmişler zaten. Sonraki insanlar kalıntılara dadanınca, gerideki unsurlar eriyip gitmiş.  
 
Üstü için hakikat bu, asıl derinlikleri mühim antik şehrin. Amerikalılarca bunlara ulaşılıp ulaşılmadığı muallâk. Radarın temelinden serpilenlere bihaberiz. O devirde aynı zamanda arkeolojik kazı olup olmadığından da.  1974’den günümüze Türk Ordusu hâkim araziye. Bizim askeri binaların inşaatında herhangi bir ize denk gelinmiş miydi? O da bir sır. Antik yöredeki tahribatın cüssesini ölçebilmek, soruların cevaplanabilmesine endeksli maalesef. 
 
PROF. DR. ATASOY’UN ÇALIŞMALARI… 
 
Prof. Dr. Yusuf Sümer Atasoy öncülüğündeki arkeolog grubu Samsun Müze Müdürlüğü ve Trakya Üniversitesi işbirliğiyle Sahra Sıhhiye Komutanlığı Gökberk Kışlası içerisinde kısa süreli kurtarma kazısı için 1996’da izin kopartıyor. Şuanda Karabük Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nü yöneten Prof. Dr. Atasoy, bu çalışmalarını “Amisos Karadeniz Kıyısında Antik Bir Kent” isimli kitabında anlatıyor. Kitabın güncellenen versiyonu yakında piyasada.  
 
Arkeoloji hocası Atasoy, kritik sualler için Haberexen’e şunları söylüyor: “Amerikalıların radar tesisini kurdukları dönemde burada ne yaptıkları, bir şey bulup bulmadıkları konusunda bir bilgi yok. Ancak, Toraman Tepe 1954 yılında radarın inşası esnasında dozerler vasıtası ile düzleştirilmiş ve birçok kalıntı yok edilmiştir. Kentin geçmiş dönemlerini içeren kayıt, fotoğraf ve belge çok az. Sadece bu tesisin inşası sırasında şoför veya işçi olarak çalışan birkaç kişi ile konuşma fırsatı buldum. Bu kişiler ile görüştüğüm yıllarda yaşları hayli ilerlemişti. Onların ifadelerine göre Amerikalılar buradan bazı şeyler alıp götürmüşler. Ne götürüldüğünü onlar da bilmiyordu. Amisoslular sonrasında toprak üzerinde bir şey kalmaz. Fakat toprak altında Amisos uygarlığına ait buluntular kalmıştır. Amerikalılar burada tesis inşaatını yaptıkları esnada temel ve benzeri kazılar sebebi ile bir şeyler bulmuş ve ülkelerine götürmüş olabilirler. Bu hiçbir şekilde kayıt altına alınmadığı için fikir sahibi olmamız mümkün değil. Bütün bunlara karşın Amerikalıların önceden Amisos kenti olarak bildiklerinden buraya radar tesisi yaptıklarını düşünmüyorum. Burada Amerikalıların ne yaptığı, neden burayı tercih ettikleri veya ülkelerine ne götürdükleri konusunda bir şey söylemek ancak kafadan atmakla mümkün olur. Zira hiçbir belge ve kayıt yok. Aynı şekilde Amerikalılar buradan tarihi eserler götürmemiştir, burayı Amisos tarihi kentinin merkezi olduğunu bildikleri için tercih etmemişlerdir demek de mümkün değil. Ben Amerikalıların da Toraman Tepe’yi Amisoslular ile aynı nedenden yani stratejik coğrafi konumundan dolayı tercih ettiklerini düşünüyorum.” 
 
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) de bölgede askeri binalar yaptığını hatırlatıyor hoca. Bu esnada da buluntu ortaya çıkma ihtimaline dikkat çekiyor: “Amerikalılardan sonra bölgeyi Türk askeri devraldı. Samsun Sahra ve Sıhhiye Eğitim Merkezi Komutanlığı Gökberk Kışlası’na çevirdi. Dolayısı ile bizim askerimiz kendi gereksinimi olan binalarda inşa etti. Bunların inşası sırasında yine temel ve benzeri kazılar yapıldı. O esnada tarihi eserlere rast gelinip gelinmediğini biliyor muyuz? Elbette hayır. Belki de temel için 3–4 metre aşağıya inilmiş ve bazı eserler bulunmuş olabilir.” 
 
1996’daki kısa süreli kazının hikâyesi de şöyleymiş: “Biz burada yaptığımız kazı sırasında tarihi eserlere rastladık. Özellikle Samsun Sahra ve Sıhhiye Eğitim Merkezi Komutanlığı Gökberk Kışlası’nın tören alanının olduğu noktadan mozaikler çıkardık. Mozaik’in devamı kışlanın spor salonunun altına doğru gitmekte idi. Bu kısma kadar olan bölümü çıkarmamıza karşın üzerinde koca bir spor salonu olan kesimi kazamadık. Buradan mozaiğin yanı sıra çanak, çömlek, cam eserler çıkardık. Bunlar da şu an Samsun Arkeoloji müzesinde. (Müzede sergilenen diğer Amisos eserleri ve mozaiği Toraman Tepe’dekinden daha iyi durumda. M.B) Sonuç olarak Amisos kentinin merkezi bu alan ve burada yapılacak kazılar doğrultusunda mutlaka geçmişe ışık tutacak tarihi eserler gün yüzüne çıkacaktır. Kentin merkezi burası. Askeri bölge olmasından dolayı biz kazılarımızı sürdüremedik. Askerlerin spor yaptığı, yattığı, yemek yediği bina bunlar, altını nasıl kazacaksınız? Bizim kazılarımıza başladığımız tören alanı askerlerin yemin ettiği nokta idi. Burada yemin töreni yapılacakken biz orayı kazıyor olamazdık. Dolayısı ile istediğimiz bir kazı yapamadık. Sadece askerlerin eğitimine ve olağan işleyişlerine zarar vermeyecek alanları kazabildik.” 
 
Toraman Tepe’nin sit alanı derecesi; Sahra Sıhhiye Eğitim Merkezi Komutanlığı Gökberk Kışlası’nın taşınmasına gerekçe olabilir düşüncesiyle ikiden bire çıkarılmış geçmişte. Gerçekleşecek kazılarla Samsun’un büyük turizm kazanımları elde edeceğini de vurguluyor Prof. Atasoy: “Buradan bir hazine çıkmasına gerek yok. Duvar kalıntıları bile bulsanız o kentin kalıntısıdır. Buraya yürüyüş yolları yapar tadilata sokarsınız, turistik eşyalar yerleştirirsiniz burayı turizm merkezi haline getirirsiniz. Burada antik çağ için büyük sayılacak bir kent vardı. Bu kentin kalıntıları nerede? Yolları nerede? Hamamı nerede? Hepsi toprağın altında ve Toraman Tepe’de. Toprak altından çıkan her şey geçmişe ışık tutan birer belge ve bilgi olduğu için çok kıymetli. Biz bulduğumuz duvar kalıntılarını askeri lojmanların önüne koyduk. Birkaç Bizans sutun başı çıktı. Onlar da orada. Geçmişte de giden gitti, kırılan kırıldı. Tahrip oldu. Her ne olursa olsun şehrin gerisi halen daha orada.”
 
Gökberk Kışlası’nın içindeki Bizans’tan kalma su sarnıcı halen varlığını sürdürüyor. Kaçak kazılarla çıkarılan pişmiş toprak maden kemik ve cam Amisos buluntuları yurt dışındaki müzelerde. Pişmiş topraktan imal heykelcikler ayrıcalıklı ehemmiyete sahip.  Kalite, tip ve renkli bezemeleri Amisos’un Helenistik dönemdeki atölye merkezliğini ispatlıyor. Büyük boyuttaki Dionysos maskelerinin yalnızca bu antik kentte saptanması heykeltıraşlarının yetkinliğini gösteriyor. Yine Amerikalı askerlerin arşivlerinin arasında bu kalıntılardan bulduklarının fotoğrafları da mevcut. 
 
1906 ve 1907 yıllarındaki satın alınan kimi Amisos heykelcikleri İstanbul arkeoloji müzesinde sergileniyor. Çok miktarda kırık eser parçaları da müzenin deposundaki 14 sandıkta saklanıyor. Satıcılar, eserlerin yasa dışı kazılarla Kara Samsun denilen bölgeden sağlandığını bildirmişler. 
 
Theodore Macridy 1908’de İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde görevliyken bölgede kazılar yapmış. Ne hikmetse ne bir belge ne de belge var bilinen, olaya dair. Düşünebiliyor musunuz, bu kişi müzenin bir çalışanı! 
 
Amerikalıların dozerli saha düzenlemesi sırasında tepenin batı ve doğu yamacına dökülen topraklarda heykelcik parçalarına denk geliniyor. 
 
 
ESKİ SAMSUN’A YOLCULUK… 
Okuduklarınızdan sonra şehrin antik tarihine ilişkin bilgileri de merak etmektesiniz hiç kuşkusuz. Eski Samsun ‘Amisos’ adıyla Milattan Önce (M.Ö.) 7’inci Yüzyıl’da kurulur Grek (Yunan) asıllı Miletos kolonilerince. Peki, niçin kalkıp da Yunanistan topraklarından burulara kadar gelmişlerdir? Çünkü o sıralarda Ege Bölgesi diğer soydaş kolonicilerin işgali ve kontrolü altındadır. Bu yüzden rotayı Marmara ve Karadeniz kıyılarına çevirmiş; balıkçılık ve ticarete uygun sahillere yerleşmişlerdir. Amisos dönemin önemli merkezlerinden biridir. Şehir tarih boyunca Pers, Makedonya, Pontus, Roma, Bizans,
Danişment, Selçuklu ve Osmanlı  hâkimiyetine girer. 
 
Mahalli kazılardan çıkan eşyalara göre, Gaska’lar bölgenin ilk yerlileridir. Kendilerinden evvel söz konusu arazilere ulaşanlarla beraber Mert Irmağı ağzında ‘Dündar tepe’ denilen mevkie küçük bir kent oluştururlar. Hitit hegomonyasında tarihten silinirler. M.Ö. 1200’lerde idare Frig’lere geçer. Bazı eski Yunan kaynaklarında 19 Mayıs Şehri ve civarında Amazon adı verilen savaşçı kadınların yaşadıkları ve aralarına asla yabancı erkek sokmadıkları yazmaktadır. Bu kadın topluluğun bugünün Çarşamba ve Terme ilçelerinde konuşlandıkları tahmin ediliyor. 
 
Amisos, Küçük Asya'nin kuzeyindeki Pontus Bölgesi’nde ayni adi taşıyan körfezde bir kıyı şehridir. Kızılırmak (Halys) ve Yeşilırmak (İris) nehirlerinin ortasında, deniz kenarında, Toraman Tepe’nin üzerindedir. Açık liman görünümlü şehir, gerek çevresine ulaşım elverişliliği; gerekse Sinop (Sinope) ile Trabzon (Trapezus) limanları  arasındaki tek kullanışlı uğrama noktası özelliğiyle eski çağın mühim mahallerindendir. M.Ö. 4’üncü Yüzyıl sonuna dek Atinalıların hakimiyetindedir. 370'de Perslerin boyunduruğundadır. Büyük İskender’le  Pontus Krallığına katılır bir sonraki asırda. Pontus Kralı Mitridades ile Romalıların savaşında Amisos ismi sıkça duyulur. General Lucullus’un kuşatmasıyla Roma İmparatorluğu’na dahil olur. İmarı yenilenerek mazideki ününe kavuşur. Bizans döneminde ise Piskoposluk ile anılan şehirlerdendir. 
 
Selçukluların Anadolu'ya erişiminin akabinde, pek çok akınına rağmen Amisos’u bir türlü sınırlarına katamaz Danişmentoğulları. Bu fetih amacı Anadolu Selçuklu Sultanı 2’inci Kılıçarslan’la gerçekleşir. “Müslüman Samsun" inşa edilir Selçuklu Türklerince. O tarihten sonra Arap kaynaklarında ‘Samsun’, Batıdakindeyse ‘Sampson’ ibaresine rastlanmaktadır şehir için. 1185’te Kılıçarslan ülkesini on bir oğluna paylaştırdığında, Rükneddin Süleyman Şah'a düşer. Şu anekdotu araya ilave etmekte fayda var kuşkusuz. Selçuklu döneminde bile  şehrin günümüzde ‘Kara’ ya da ‘Gavur’ sıfatlarıyla nitelendirilen eski bölümü Bizans ve Cenevizlilerin elindedir. Ortak çıkarlar temeline oturan ilişkiler sayesinde, Hıristiyan nüfuslu Kara Samsun 230 yıl bağımsızlığını koruyabilmiştir. 
 
Nitekim Selçuklular denizcilik alanında henüz gelişmemiştir ve bu işte Hıristiyanlardan faydalanır. Onlar da Selçuklulardan aldıkları ticaret eşyalarını deniz yoluyla Karadeniz'in diğer limanlarına ve Avrupa'ya güvenlice nakledebilir. Latinlerin 1204’de İstanbul’u alması sonrasında İznik Rum İmparatorluğu’na bağlılaşır Kara Samsun. Trabzon Rum İmparatoru AlexiosKommenos’un işgal girişimleri akamete uğrar. Bunda Selçuklu yardımının rolü büyüktür. 
 
Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasıyla sonra Müslüman Samsun’un yönetimi İlhanlılara devrolur. Öteden beri bünyesinde güçlü tüccarları barındıran Amisos da Cenovalıların emrindedir. Bir asır devam eder Cenova komutası. Küçük beylikler doğar zamanla. Canaroğulları, Kayseri’deki Eretna Beyliği ve Osmanlılardan güç soğurur dönem dönem. Canik, Ladik ve çevresindeki Kubadoğulları; Ordu ve Giresun tarafındaki Emiroğulları; Niksar, Terme ve Çarşamba dolaylarındaki Taşanoğulları ve Bafra ovasındaki Bafra Beyliği, ‘Canik Beyleri’ diye bilinirdi. Sonraki yıllarda Osmanlı çatısında toplanmışlardır.  
 
 
AMİSOS HAZİNESİ’NDEN NELER ÇIKTI?
 
1- Cam Eserler : 1 tabak (phiale), 1 kase. 
2- Mermer Eserler : 2Alabastron
3- Madeni Eserler : 1 Pudriyer. 
4- Pismiş Toprak (Seramik Eserler) : 1 kandil, 2 buhurdanlık, 3 koku kabı, 2 amphoriskos (çift kulplu testicik). 
5- Altın Eserler :Amisos mezar buluntularının yüzde 80’i som altından imal 24 ayar süs eşyası. İşçilik bir hayli ince. Şekilleri M.Ö. 1’inci yüzyıldakilerle aynı. Çift kadın başlı bilezik, 1 çift aslan başlı bilezik, 1 çift yılan seklinde bilezik, 1 çift Nike (zafer tanrıçası) seklinde küpe, 1 çift eros seklinde küpe, 1 saç tokası, 1 yüzük, 3 bileklik, 10 aplik (hippokampos denilen yarısı at yarısı balık seklindeki yaratıklar üzerinde lir çalan nereidler yani deniz perileri tasvir edilmiş), 13 düğme (11’i sedef kakmalı-meduza kabartmalı, 2’si yakut kakmali), 4 aplik (dikdörtgen plaka seklinde) 4 kolye, 1 saç bağı, 1 zil sekili parça, 2  boru-boncuk dizili kolye.  
 
PROF. DR. NEDİM İPEK’İN KALEMİNDEN ANTİK SAMSUN… 
 
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cevdet Yılmaz’ın editörlüğünde yayımlanan ‘İlkçağdan Cumhuriyete Canik’ isimli kitabın ‘Kuruluşundan Cumhuriyete Canik Sancak Merkezi Samsun Şehri’ bölümünde aynı üniversitenin Tarih Bölüm Başkanı Prof Dr. Nedim İpek ‘Amisos’ ve ‘Samsun’ tarihini şöyle anlatmaktadır:
 
 “Prehistorik çağda Samsun’un mücavir sahasında kurulan yerleşim birimlerinden 11 tanesinin varlığı tespit edilmiş. Bu yerleşmeler denizden gelebilecek tehlikelerden korunabilmek için kıyıdan uzak veya yüksek noktalarda oluşturulmuştur. 
 
Söz konusu yerleşmelerin bir tanesi Mert Irmağı ağzında Dündar tepe denilen yerde kurulmuştur. Diğeri Kalyonburnu sırtlarında yükselen Amisos’dur. Burayı Atinalılar Pire, Mitradat ise Eupatoria olarak isimlendirmiştir. Romalılar ise mevcut yerleşmeyi yakıp, yerine yeni bir şehir inşa ettiler ve Amisos ismini verdiler. Romalılar döneminde Anadolu’dan gelen yün, şarap ve maden gibi ticari ürünler denizyoluyla Amisos’ tan Avrupa’ya naklediliyordu. Amisos, Bizans döneminde de önemli bir ticaret kenti idi. 
 
Türkler Amisos’un üç kilometre doğusunda sahilde Samsun kalesini inşa ettiler. Bu suretle Karadeniz’in kenarında biri Türklere diğeri gayrimüslimlere ait olmak üzere iki şehir ortaya çıktı. Samsun’da ikamet edenler Amisos’u Cenevizlilerin şehri yakmasına kadar ‘kâfir’, Samsun yangından sonra da ‘Kara Samsun’ olarak adlandırılmıştır. 
 
Trabzon vilayeti salnamelerinde her ne kadar Samsun’un eski ismi Amisos olarak ifade edilse de yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere Samsun ve Amisos farklı mekânlarda kurulmuş iki ayrı şehirdir. Birincisi koloni topluluklarınca kurulmuşken diğeri Türklerin kurduğu bir yerleşimdir. Osmanlı belgelerinde ve salnamelerde kasaba, şehir veya iskele şeklinde farklı kelimeler ile tanımlanabilmiştir. 
Samsun, Anadolu Selçuklu Sultanı 2’inci Kılıçarslan vefat ettiği zaman oğlu Rukneddin’e kalır.  1318–1398 yılları arasında ki Kubatoğlullarıhakimiyeti sonrası Osmanlı dönemi başlar. 1398’de Samsun’u ele geçiren Osmanlılar, bölgede bir sancak idaresi kurarak sorumluluğunu Bulgar kralı Şiman’ın Müslüman olan oğlu Aleksandr’a verir. 
 
Ankara savaşı sonrası fetret döneminde KubatoğluCüneyd Bey Samsun’a tekrar egemen olur. Bir süre sonra Candaroğlu İsfendiyar Bey Müslüman Samsun ile Bafra’yı ele geçirir. Nihayet Çelebi MehmedAmisos’u almak için harekete geçince direnemeyeceğini düşünen Cenevizliler şehri ateşe verip gemilerle kaçarlar. Geride kalan harabelere halk arasında Kara Samsun dendi. Söz konusu harabeler uzunca bir süre Samsun’a taş ocağı oldu. Candaroğlu Hızır Bey’de Samsun’u Çelebi Mehmed’e teslim etti.”
 
RADARDA GÖREVLİ ABD’LİLERİN BLOGLARINDAKİ İZLER… 
 
Samsun’daki radar tesislerinde vazife yapmış Amerikan askerleri yıllar sonra birbirlerini bulmak amacıyla açtıkları internet sitelerindeki bloglardaAmisos ve mezar kalıntılarından bahsediyorlar. Stan "Chester" Hood adlı blog yazıcısı “Tüneli hatırlayan var mı?” başlıklı yazısında “Tünelleri hatırlıyor musunuz? Şehre giderken yolun sol tarafında çeyrek mil uzaklıkta Tünelin girişi bulundu. Bakmaya gittiğimde elleri ve dizler birleştirilerek girilebilecek yeterlilikte bir oda vardı. Deniz tarafından çıkılıyordu. (Büyük bir ihtimalle Cedit Mahallesi’ndeki PTT Başmüdürlüğü arkasındaki mağara mezarlardan söz ediyor. M.B.) Biz düz indik daha kısaydı. (Radar tesisi bu bölgenin üst kısmında kalmakta kestirmeden gittiğini anlatmaya çalışıyor olabilir. M.B.) Birkaç çocuk ve adama ait insan kafatası bulundu.” diyor, örneğin.
 
Dergi HABEREXEN / Aralık sayısı
 
 
Kaynak:
YORUMLAR
ah vah tüh..
ahmet çetin
amerikalıların radarındaki büyük iş makinaları bütün çıkıntıları tepecikleri yerle bir etmiş.eski samsun resimlerinden bunu anlamak mümkün.ozaman ki yetkililer hiç mi görmedi,niye izin verdi demek yerine 1974 den sonra sh.shh. dönemine baksınlar. her taraf daha bi talan edildi.defineci personel sayesinde.topraklar inşaat bahanesiyle kazıldı.askeri bölge zaten izne ne gerek.kimbilir neler çıktı oradan.daha çok geçmiş değil karargah binası nasıl kazıldı yapıldı.müteahhit bişey aldımı.araştırılsın.
27 Şubat 2012 Pazartesi 22:02
giden gitti
serdar
toraman tepe ve kara samsun civarındakı yaşlı insanlarla konuşmuştum bu konuyu geçmişte.adamlar aynen şunu demişlerdi.buraya helıkopterler ınıyor hava alanına bıseler tasıyorlardı durmadan.rahatça inen helikopter zrolanarak kalkıyordu demıslerdı.yanı radar kuracağız ayağına toraman teğeyi boşalttılar.sahip çıkamadığımız tarihimiz ve tarihi altınlarımız uçtu gitti
27 Şubat 2012 Pazartesi 20:41
yağmalanan tarih
sirakuza
amerikalılar balyozlarla ne mi arıyor ?el cevap bizim umursamadığımız, sahip çıkmadığımız tarihimizi arıyorlar ve daha da öteye gidip yağmalıyorlar.
27 Şubat 2012 Pazartesi 18:08
TÜRKİYE GÜNDEMİ