• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 2 °C
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Trabzon 4 °C

Atatürk Havalimanı Saldırısı Nelere İşaret Ediyor?

Atatürk Havalimanı’ndaki 28 Haziran saldırısı Türkiye’de üçüncü sayfa kategorisine indirgenen tartışmaların aksine; teröristlerin kimliği, eylem tipi, zamanlama ve İŞİD’in yeni stratejileri açısından çok önemli ipuçları içeriyor.
Atatürk Havalimanı Saldırısı Nelere İşaret Ediyor?

EMİN AKDAĞea-061.jpg

Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirdikleri katliamda onlarca (en son bilgi 43 idi) kişiyi öldüren ve yüzlercesini yaralayan teröristler Rus, Özbek ve Kırgızistan asıllı. İlk bilgilere göre bir ay kadar evvel IŞİD’in Ortadoğu’daki merkez üssü Rakka’dan İstanbul’a geldiler. Olay günü Fatih ilçesinde kaldıkları evden ayrılıp taksiyle havalimanına intikal ettiler.

havalimani-onunde-endiseli-bekleyis_2850_dhaphoto2_160629091634-001.jpg

İntihar saldırganlarına ilişkin Türkiye’deki tartışmalar ve haberler 3’üncü sayfa kategorisinde seyrederken, konunun uzmanları çok farklı hakikatlere ve öngörülere dikkatleri çekiyor. Özel Kuvvetler bünyesinde yetiştiği Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) kendi isteğiyle Ocak 2015’te ayrılarak Bilkent Üniversitesi’nde akademik çalışmalara başlayan Metin Gürcan’ın tespitleri ve geleceğe dair tahminleri aslında IŞİD kaynaklı teröre hangi pencerelerden bakılması gerektiğini ortaya koyuyor.

“İŞİD’DEKİ EN ZORU ÖZBEK TUGAYI”

Başta ABD, Batılı ülkelerdeki analizler de Türkiye’deki iç siyaset (politik saldırı ve savunma) endeksli gündem çekişmelerinin hayli fevkinde. İşte onlardan bir misal: ‘IŞİD: Terör Ordusunun içinde’ adlı kitabın yazarı Michael Veiss, Atatürk Havalimanı saldırısını yorumlarken CNN’e aynen şunları söylüyor: “IŞİD’in içinde en zor tugaylardan biri Özbek tugayıdır. IŞİD’de yer almış ya da IŞİD için savaşmış olanlara sorun. Eski Sovyet Cumhuriyetleri’nden gelenler en katı ve ölüme hazır kişilerdir.”

TSK’daki yıllarının 8’inde “Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Irak, Afganistan, Kazakistan ve Kırgızistan’daki bir dizi operasyon, irtibat ve eğitim görevlerinde” bulunan ve ABD Deniz Kuvvetleri Enstitüsü’nde 2008-2010 arasında güvenlik tezine (“Bölgesel Kürt Yönetimi ile Bağdat merkezi arasındaki çevre-merkez ilişkisi”) mza atan Metin Gürcan’ın T24’te dile getirdiği hususlar çok kritik.

isid-7.jpg

“TÜRKİYE İÇİN YENİ BİR EYLEM TİPİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

“Atatürk Havalimanı saldırısı: IŞİD ne yapmaya çalışıyor?” başlıklı yazıda, “Saldırıyı ilginç kılan şey ne yazık ki bir IŞİD klasiği haline gelen ‘Çatışa çatışa şehit olma’ amacı. Saldırı ne yazık ki, bu yönü ile Türkiye’de aşina olduğumuz normal bir bombalama veya intihar saldırısı değil. Benzerlerini daha önce Paris’te ve Brüksel’de gördüğümüz önce silahlı çatışmayı amaç edinen ama kendilerini sıkıştıklarında veya hedefe ulaştıklarında patlamalarına imkan veren intihar yelekleri de kuşanan saldırganların bir anlık patlama amacından ziyade rehin alma-çatışmayı sürdürme-hayatı kilitleme amacı taşıyan ve ne yazık ki Türkiye için yeni bir eylem tipi ile karşı karşıyayız.”

28 HAZİRAN SALDIRISININ ZAMANLAMASI MANİDAR

İstanbul’daki katliamın zamanlaması da manidar Gürcan’a göre. Buna ilişkin ilk mühim detay, IŞİD’in (kendi mantığıyla) hilafeti ilan ettiği 28 Haziran 2014’ün ikinci yıl dönümünde olması. İkincisi de şöyle: “IŞİD bu saldırıyla hem (Rusya, İsrail ve Suriye politikalarında değişikliğe giden) Ankara’ya ‘ayağını denk al. Beni zorda bırakırsan ağır bedel ödersin’ mesajı hem de kendisini Irak ve Suriye’de sıkıştıran koalisyon güçlerine ‘hala güçlüyüm ve alan dışında da ses getiren eylemlerle oyununuzu bozarım’ mesajları veriyor.”

“HİBRİD (MELEZ) BİR AĞLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

Yine Gürcan’a göre saldırganların kimlikleriyle alakalı ayrıntılar da bazı işaretler barındırıyor: “İki farklı açıklama ön plana çıkıyor. Bunlardan ilki özellikle doğrudan Rakka tarafından gönderilen özel bir saldırı ekibi olduğu. Diğeriyse bu saldırıyı IŞİD’le bağlantılı ancak yarı-otonom bir Türk ağının yaptığı yönünde. Özbek, Kırgız ve Dağıstanlı saldırganlar ve onlara yardım eden Türkiye vatandaşı IŞİD militanları gibi hibrid (melez) bir ağ var karşımızda. Bu yönüyle de bu saldırı büyük bir ihtimalle Türkiye’de en karmaşık ilişkiler ve bağlantılar ağı olan çözülmesi en güç eylemi gibi gözüküyor.”

“İŞİD’İN TÜRKİYE’DEKİ EYLEM STRATEJİSİ DEĞİŞİYOR”

Gürcan, Atatürk Havalimanı eyleminin öncekilerden ayrıldığı noktaya da vurgu yapıyor: “IŞİD’in ilk kez bu saldırıda 20 Temmuz 2015’deki Suruç ve 10 Ekim 2015’deki Ankara Gar saldırılarındaki gibi etnik, siyasi, ideolojik ve mezhepsel anlamda ‘muhalif’ kesimleri hedef almak yerine tesadüfi seçilen bir sivil hedefe saldırı yaptığını not etmek gerekiyor. Türkiye’ye yönelen eylem stratejisinde büyük bir değişikliğe işaret ediyor.”

“IŞİD 2026 SONUNA DOĞRU İKİYE BÖLÜNECEK AMA”

IŞİD’in 2016 sonuna doğru ‘yerelciler’ ve ‘küreselciler’ diye ikiye bölüneceğini öngörüyor Gürcan: “Yerelciler Suriye ve Irak’ta Sünni nüfus yoğun yerlerde kent merkezlerindeki Sünni halkın içine çekilerek ancak daha da küçük çaplı olacak şekilde silahlı direnişlerine devam edecek. Küreselciler El Kaide’yle birleşecekler ve bu birleşmeden önümüzdeki 10 yılı belirleyecek yeni bir küresel aşırıcı Selefi terör dalgası doğacak. ”

“LAİK DÜZENLİ VE DEMOKRASİYLE YÖNETİLEN İSLAM ÜLKELERİ HEDEFTE”

Gürcan öngördüğü ayrışmanın ardından da şunların olacağı kanaatinde: “11 Eylül saldırısı sonrası başlayan ve Irak’la Afganistan’a yönelen ilk terör dalgası Türkiye’yi ıskalamıştı. Ancak ne yazık ki Türkiye IŞİD’in küreselcileri ile El-Kaide’nin birleşmesinden doğacak bu yeni mutantla mücadele alanlarından biri olacakmış gibi görünüyor. IŞİD için artık yakın düşman olan Irak ve Suriye’nin ‘ötekileri (bu ülkelerdeki Şiiler, Nusayriler, Kürtler, Hristiyanlar) değil’, uzak düşman olan laik düzenli ve demokrasiyle yönetilen İslam ülkeleri ve ABD ile Batı var.”

“TÜRKİYE IŞİD İÇİN TAYICIYI ANNE, LOJİSTİK VE FİNANSAL MERKEZ”

Gürcan soruyor: “Türkiye IŞİD’in küreselcileri ile El-Kaide’nin birleşmesinden doğacak olan bu yeni mutantla hem Türkiye içinde, hem de bölgesel ve küresel anlamda mücadele edecek entelektüel sermayeyi ne kadar haiz?” Verdiği cevap hiç de iç ve aktarmaya değer değil. Ancak IŞİD açısından Türkiye’nin nasıl bir anlam ve fonksiyon içerdiği hakkındaki analizi dikkat kestirecek cinsten: “IŞİD için Türkiye bir ‘taşıyıcı anne’ ve Türkiye’nin rahmine ihtiyacı var. IŞİD henüz Türkiye’yi savaş alanı ilan etmedi. IŞİD’in Türkiye’nin tümünden sorumlu olarak atadığı bir ‘emiri’ de yok. IŞİD Türkiye’de birbirinden bağımsız 30’a yakın ağ ile faaliyet yürütüyor. Bu nedenle güvenlik anlamında mücadele edilmesi zor bir aktör. Giderek Suriye ve Irak’ta sıkışan IŞİD için, öncelikle NATO’nun 5’inci madde

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77