

Bahadır: Takdir karın doyurmuyor
Vedat ATICI / Haberexen.com
Önemli bir başarıya imza atan Yönetim kurulu Başkanı Ahmet Bahadır, gelinen noktadan ve yapılan takdirlerden memnun kalsa da hala değişmeyen anlayışın sektöre zarar verdiğini ifade etti. Çarpıcı açıklamalarda bulunan Bahadır; Türkiye'ye modası geçmiş aletler bir takım ahbap çavuş ilişkisi sonucu sokulup satışı yapılıyor.
Tıbbi aletler sektöründe faaliyet gösteren ve başarılarıyla dünya devlerine kafa tutan Bahadır Tıbbi Aletler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bahadır, kullanım alanı olarak demode olmuş ürünlerin kişisel ilişkilerle Türkiye'ye sokularak sağlık sektörüne pazarlandığını ileri sürdü. Bahadır, Biz burada en son model ürünleri ürettiğimiz halde 'Ahbap Çavuş ilişkileri' yüzünden satış yapamıyoruz diye konuştu.

Marifet iltifata tabidir diyerek sözlerine devam eden Bahadır; Aşağı yukarı 25 yıldan bu yana her fırsatta Sağlık Bakanlığı'na, Sanayi Bakanlığı'na, Devlet Planlama Teşkilatı'na, Hazine'ye, Maliye'ye her kurumdan ve her mevkiden insana sorunlarımızı anlattım. Ne yazık ki, ülkemizdeki sistem içerisinde, üreticiyi ön plana çıkaran, üreticiyi yüreklendiren adımlar yerine türlü zorluklarla nasıl bu işten yıldırabilirim şeklinde uygulamalar var. Samsun'da dışarıdan döviz vererek alınabilecek bir ürünü üretiyoruz ve aşağı yukarı yüzde 60'ını ihraç ediyoruz. Ülkemize bu iş karşılığında döviz girdisi sağlıyoruz, bunun yanı sıra on yıldan bu yana Samsun'da ilk ona girerek vergi rekortmeni oluyoruz. Aslında yaptığımız bu işin karşılığında devletin kendisi teşvik olarak bize para vermesi lazım. Ama gelin görün ki bunu anlatacak tek bir yetkili bulamadım şeklinde konuştu.

Ahmet Bahadır, Bahadır Tıbbi Aletler A.Ş.'nin taleplerine ilgili makamlardan olumlu sonuç alamayacaklarını anlayınca yaptıklarının Samsun'u, nasıl Dünya'nın üçüncü sektörel kümelenme merkezi yaptığını şu cümlelerle anlattı: En sonunda baktık ki konuşmakla bir yere varamıyoruz, taleplerimiz yerine getirilmiyor, kendi başımızın çaresine bakma kararı aldık. İlk etapta yanımızda yetişen ustalara işyerleri açtık, makine ve ekipman desteği, yetmedi mali destek sağlayarak müteşebbis yaptık. İşte Samsun'un cerrahi aletler sektöründe üçüncü kümelenme merkezi olmasının altında yatan asıl gerçek budur. Bunu bizim yerimize KOSGEB yada devlet 20 yıl evvelden yapmalıydı. Hammadde tedarik etmeliydi, okul açmalıydı, bu işi bilen yabancı ustaları getirmeliydi. Sonuç olarak bizi takdir etti fakat takdir tek başına karın doyurmuyor.
Rahmetli Özal uçağına iş adamlarını alıp yabancı ülkelere gittiği ilk zamanlar bazı kesimler gibi ben de kızıyordum diyen Bahadır; Sonradan anladık ki devlet bir bütün olmalı. Yani Üniversite, Sanayici ve devlet saç ayağının üç kısmını oluşturmalı. Özal bize bunları gösterdi. Ama açıklıkla söylüyorum ne üniversiteden ne de devletten münferit olanlar hariç böyle bir adım görmedik. Bizde bir tabir vardır: 'Tarlada iziniz yoksa harmanda yüzünüz olmaz.' Sektörün hali özetle bu şekilde. Türkiye'deki sağlık sektöründeki talebin yüzde 20'sini karşılayamayan bir Samsun var. Geri kalan yüzde 80 dışardan karşılanıyor. Bunun nedeni de dışardan ithalata dayalı bir alışkanlık var. O zinciri kırıp da oraya dahil olmak çok zor. Bir takım ahbap çavuş ilişkileri var ve halen de devam ediyor. Dünyada modası geçmiş, hiçbir ülkede kullanılmayan ürünleri Türkiye'de piyasaya sokup satıyorlar, biz burada en son model ürünleri satamıyoruz neden çünkü dediğim gibi ahbap çavuş ilişkileri var. Sadece bizim sektörümüzde mi hayır tüm sektörlerde bu şekilde. Kısacası tespitler doğru yapılmayıp, sektör temsilcilerinin sözlerine kulak tıkanırsa durum bu şekilde devam eder. İstihdam ve katma değer yönünden son derece elverişli cerrahi aletler bir süre sonra bu kısırdöngü içerisinde yitirilir uyarısında bulundu.
















