• BIST 108.615
  • Altın 145,126
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • Samsun 28 °C
  • Ankara 24 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Trabzon 28 °C

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş:

"Başka bir ülkenin merkez bankası olmadığına göre Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Türkiye'nin siyasi iktidarının siyasi kararlılığıyla çerçevesiyle de uyumlu olmalıdır. Bizim istediğimiz, söylediğimiz budur"

ANKARA (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Başka bir ülkenin merkez bankası olmadığına göre Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Türkiye'nin siyasi iktidarının siyasi kararlılığıyla çerçevesiyle de uyumlu olmalıdır. Bizim istediğimiz, söylediğimiz budur" dedi.

Kurtulmuş, Ekonomi Kulübünün etkinliğindeki konuşmasına Malatya'da iki askeri uçağın düşmesi sonucu şehit olan pilotlara rahmet dileyerek başladı.

Türkiye'de son 12 yılda önemli mesafeler alındığını, iktisadi ve siyasi alanda önemli reformların gerçekleştirildiğini dile getiren Kurtulmuş, "Türkiye bundan 15-20 sene evvel hayal etsek düşünülmesi mümkün olmayan noktalara geldi. Bu 12-13 yıllık süreç içindeki en değerli şey, Türkiye'nin gerçekleştirmiş olduğu en önemli dönüşümlerin başında gelen Türkiye'deki zihniyet değişimidir" diye konuştu.

Büyük iddiaları olan devletlerin zihniyetinin değişmesinin zor olduğunu, "eski Türkiye", "yeni Türkiye" kavramlarının bu zihniyet değişimini anlattığını belirten Kurtulmuş, "Eski Türkiye'de devlet halkına tepeden bakan, halkının farklılıklarından ürken, korkan, halkını adam edilmesi gereken bir güruh' olarak gören devlet aklına, zihniyetine sahipti. Onun için de eski Türkiye'deki toplumsal kırılmalar, devletin halka bakışındaki zihniyetindeki farklılıktan, ceberut devlet anlayışından kaynaklanan sorunlardır, sıkıntılardır" ifadesini kullandı.

Kurtulmuş, Türkiye'de ceberut devlet anlayışından kerim devlet anlayışına doğru adımların atılmaya başlandığını belirterek, "Bu adımlar atılmaya başlanmış ama bu süreç tam manasıyla henüz tamamlanamamıştır. Yolun ortasındayız" dedi. 

-"Birinci lige çıktık"- 

Türkiye'nin üç alanda 2023'e gelmeden dönüşümünü tamamlaması gerektiğini, bunlardan birisinin ekonomi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye'nin makro ekonomideki dengelerini mikro başarılarla taçlandırmasının önemli olduğunu anlattı.  

"İkinci ligdeydik birinci lige çıktık ama henüz şampiyonlar liginde değiliz" diyen Kurtulmuş, Türkiye'nin ekonomik olarak  şampiyonlar ligine çıkabilmesi için daha çok üretmesi, istihdam geliştirmesi ve ihracat yapması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin yurt dışında itibarlı, rekabet edebilir markalarının olmasının, Ar-Ge faaliyetlerinin artırılmasını, orta sınıfın, KOBİ'lerin güçlendirilmesinin önemine değinen Kurtulmuş, bunların sağlanmasıyla ekonomideki yapısal dönüşümün tamamlanacağını söyledi.

Orta sınıfı güçlü olmayan hiçbir ekonominin başarılı olmayacağını vurgulayan Kurtulmuş, bunun için her türlü önlemin alınması gerektiğini söyledi. Son günlerdeki faiz tartışmalarına da değinen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Orta direğin güçlü olabilmesi için Türkiye'de faiz oranlarının mümkün olduğu kadar düşük ve makul seviyelerde olması lazım. Bugün Türkiye'de üst, güçlü, büyük firmaların finansman sorunu diye bir şey yok. Çünkü onlar daha kolay, düşük maliyetlerle finansmanlarını bulabiliyorlar. Ama bir KOBİ'nin, orta sınıfı temsil eden bir şirketimizin yüzde 15, yüzde 14 yüzde 16 hatta daha yukarıda seviyelerde borçlandığını, kredi borçlarının, kredi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu ifade etmek gerekir. Bunun için de başından itibaren, özellikle 2009 krizinden sonra ısrarla söylediğimiz bir şey: Türkiye'de faiz oranlarının düşürülmesi mecburiyetidir."

-"Türkiye ekonomisi sadece Ankara'dan da yönetilemez"-  

Türkiye ekonomisinin New York veya Londra'dan birtakım esen rüzgarlarla yönetilemeyeceğini ifade eden Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Hatta Türkiye ekonomisi sadece Ankara'dan da yönetilemez. Türkiye'nin Hakkari'den, Diyarbakır'dan, Trabzon'dan, Sinop'tan, Manisa'dan, bütün illerinin ekonomik kaynaklarını harekete geçirerek yönetmek durumundasınız. Bundan sonraki yönelişimiz Türkiye'de reel ekonominin güçlenmesi, reel ekonominin Türkiye'nin her ilinde, köşesinde güçlü bir şekilde ayağa kaldırılmasıdır. Bunun için de temel meselelerden birisi faizin mümkün olduğu kadar düşük olmasıdır. Özellikle orta direğimizin bu anlamda ciddi şekilde finansman maliyetlerinin düşürülmesi, Türkiye'de yerli üretimin artırılması, üretecek olan unsurların güçlendirilmesidir. Dünyanın hiçbir yerinde merkez bankalarının bağımsızlığı konusunda konuşulmuyor. Evet, 'Türkiye'de Merkez Bankası bağımsız olsun', eyvallah ama Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası olduğuna göre, başka bir ülkenin merkez bankası olmadığına göre, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Türkiye'nin siyasi iktidarının, siyasi kararlılığıyla çerçevesiyle de uyumlu olmalıdır. Bizim istediğimiz, söylediğimiz budur."

-"Türkiye'de başkanlık sistemine geçilmesini zaruridir"- 

Türkiye'de siyasi reformların kararlılıkla sürdürülmesinin önemine değinen Kurtulmuş, bunun için Türkiye'de dört alanın güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti.  Bunlardan birinin, Parlamento'nun güçlendirilmesi olduğuna işaret eden Kurtulmuş, Parlamento'nun gerçekten güçlü hale gelebilmesi için Meclis İçtüzüğü'nün yeniden yazılmasının mecbur olduğunu bildirdi. 

Türkiye'de milletvekilliği mekanizmasının da güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, seçim sistemi ve siyasi partiler sisteminin değiştirilmesi gerektiğini anlattı. Kuvvetlendirilmesi gereken üçüncü alanın ise yürütme olduğunu ifade eden Kurtulmuş, bu konuda atılacak en önemli adımın mevcut anayasanın değiştirilmesi olduğunu belirtti.

Türkiye'de başkanlık sistemine geçilmesini "zaruri" olarak nitelendiren Kurtulmuş, "Başkanlık sistemi dediğiniz zaman birileri diyorlar ki 'Tayyip Erdoğan diktatörlük istiyor.' Diktatörlük istemek için şu andaki cumhurbaşkanlığı mekanizması yeter de artar bile" dedi. Kurtulmuş, cumhurbaşkanının yetkilerinden de örnek verdi.

-"Devlet artık ele geçirilmesi gereken bir unsur olmaktan çıkarılmalıdır"- 

"Türkiye'de kuvvetli bir kamu reformu yapılması zorunludur, geç kalınmış bir husustur" ifadesini kullanan Kurtulmuş, göreve gelen bir bakanın müsteşarını değiştiremediğini, değiştirilenlerin mahkeme kararıyla geri gelebildiğini aktardı. Kurtulmuş, "Göreve gelen yönetici, halk tarafından seçilen yöneticiler, kendi adamlarıyla ekibiyle gelsinler, görevden giderken de kendi ekibiyle gitsinler. Bu anlamda Türkiye'nin güçlü bir kamu reformuna ihtiyacı var" diye konuştu.

Yerel yönetimlerin güçlenmesinin de önemine değinen Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, karar ve imtiyazların merkezden çevreye yayılması gerektiğini vurguladı. 

Ekonomik ve siyasi kararları devlet erkini elinde bulunduranların tek başına almaları durumunda Türkiye'de sistemin devleti ele geçirilmesi gereken bir unsur haline getirdiğini söyleyen Kurtulmuş, "Devlet artık ele geçirilmesi gereken bir unsur olmaktan çıkarılmalıdır. Eğer devlet ele geçirilmesi gereken bir unsur olursa ne olur? Paralel yapı olur" değerlendirmesini yaptı. 

Devletin ele geçirilecek değil, millete hizmet edecek bir yapı olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın demek tam bu demektir" ifadesini kullandı.

-Toplumsal bütünleşme-

Kurtulmuş, dördüncü olarak da sivil toplumun güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Sivil toplumun güçlü olmadığı demokrasiler uzun süre ayakta kalamaz" dedi.

Devletin, hükümetin gölgesinde dernek, vakıf kurarak sivil toplum kuruluşu olunmayacağını vurgulayan Kurtulmuş, bunun 28 Şubat'ta görüldüğünü dile getirdi.

Toplumsal bütünleşmenin sağlanması gerektiğini bildiren Kurtulmuş, "Eski Türkiye nereden kazanıyordu? Bu farklılıkları kışkırtıp, bu farklılıklar üzerinden çatışma alanları oluşturarak milleti birbirine kırdırıyor ve oradan egemenler iktidar devşiriyorlardı" diye konuştu.

Türkiye'nin uzun yıllar ilerici-gerici, sağcı-solcu, Alevi-Sünni gerginlikleriyle birbirine düşürülmeye çalışıldığını hatırlatan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Şimdi Türkiye'de artık bu toplumsal bütünlüğü sağlamamız lazım. Hiç kimse etnik kökeninden, mezhebinden, meşrebinden, dininden, diyanetinden, siyasetinden dolayı kendisini ikinci ya da üçüncü sınıf hissetmeyecek. Herkesin eşit ve özgür Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları olduğu bir Türkiye'yi kuracağız. Bunu yapabilirsek inanın ki Türkiye'nin bütün reformları da kalıcı hale gelmiş olacaktır. Eğer bunu yapamazsak Allah muhafaza onu düşünmek bile istemiyorum."

-Çözüm Süreci-

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş,  Çözüm Süreci'nin başarıyla tamamlanacağına inandığını belirterek, "Çözüm Süreci eğer başarıyla tamamlanırsa bu ülkede silahlar ilanihaye toprağa gömülürse bu sadece Türkiye'nin başarısı olmayacak. Bu, bütün İslam coğrafyasına, bütün çevremizde bir büyük başarı öyküsü olarak takdim edilecektir" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve sosyal bütünleşme anlamındaki reformlarını tamamlanmasına ilişkin temennisini dile getiren Kurtulmuş, "Önümüzdeki 7 Haziran seçimleri, Türkiye'de milletimizin bir kere daha bu sürece onay verdiği bir seçim olacaktır diye ümit ve temenni ediyorum" dedi.

Kurtulmuş, konuşmasını "Yeni Türkiye dediğimiz şey bir hikaye değildir, siyaseten söylenmiş içi boş bir laf değildir. Yeni Türkiye gerçekten yeni bir Ortadoğu'nun, yeni bir İslam dünyasının ve yeni bir dünyanın başlangıcıdır diye ümit ediyoruz ve bunun için üzerinde duruyoruz" sözleriyle tamamlandı.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77