• BIST 89.764
  • Altın 145,200
  • Dolar 3,6300
  • Euro 3,9131
  • Samsun 10 °C
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Trabzon 8 °C

Bir ortaklık hikayesi

Mustafa ÇAKIR

Dün sabah gıda borsasında bir dostumu ziyaret ettim. Tam kalkmak üzereydim ki, dostum bir gazete kupürünü bana uzattı. Ona da bir dostu vermiş.

Gazete kupüründeki yazının aynısını buraya taşımayacağım. Ancak ondan alınacak çok ders var.

Hani hep şikayet ediyoruz ya, Samsun'da ortaklık kültürü yok. Aslında hikaye herşeyi özetliyor. Bu sorunun temelinde hırs yatıyor.

Hikaye şu: “Zengin bir adam dürüstlüğüne inandığı birine “Gel seninle birlikte iş yapalım, iş senden sermaye benden” der.

Ardından piyasa araştırması yapan adam hazır kıyafete talebin arttığını ancak bu ihtiyacı karşılayacak üretim miktarı olmadığını görür. Bunu ortaklık teklif eden zenginle paylaşır. O da onay verdikten sonra, terzi arar.

İşten yeni ayrılmış, borcu olan bir terziye denk gelir. Terzi işinin ehlidir, niteliklidir.

Adam, ona o kadar inanır ki, ortaklıktan kendine düşen hissenin yüzde 20'sini terziye verir. Zengin adam da ortağının cömertliğinin karşısında kendi payından yüzde 10 verir. Terzi maaşının yanı sıra yüzde 30 kar ortaklığı ile işe başlar.

Kısa sürede piyasada bu üç ortağın ürünleri hakim olmaya başlar. Terzi ortak dikiyor, işi bulan adam pazarlıyor, zengin ise -riske attığı sermayesinin karşılığı- kardan payını alıyor. Terzi ortak kısa süre sonra borçlarını bitiriyor, kendisine yeni bir ev alıyor.

Herkesin keyfi yerindeyken, terzi ortak bir sabah “ben ortaklıktan ayrılıyorum” der. Adam, bu işe şaşırır ama “Neden?” diye sormaz. Sermaye sahibi ortakla ile konuşur o da günlük bir çek ile terzi ortağın hakkını verir. İki ortak yeni bir terzi bulur, yeniden üretime geçerler.

Terzi ortak ben dikiyorum, onlar kazanıyor felsefesiyle yaklaştığından ortaklıktan ayrılmış. Aldığı hisse değeriyle de kendine bir atölye kurmuş. Ancak, satış yapamadığı için diktiği ürünler elinde kalmış. Sonra işletemediği atöllyede sermayesi eriyip gitmiş.

Ortaklık bereketlidir. Ancak herkes baştaki rolüne sonuna kadar razı olacak. Hırs yapmayacak.

Sadece ortaklık değil, iş hayatının her alanında böyledir. Biri üretecek, biri pazarlayacak biri de tahsilatı yapacak, sermaye oluşturacak.

Bir usta “Ben üretiyorum patronum kazanıyor” diyebilir mi?

Bu kuralı bozduğunuzda felaketinizi de çağırmaya başlamışsınız demektir.

Aslında burada ticaret kültüründen yola çıkan bu hikaye hayatın her alanında geçerli.

Her birimiz, yukarıdaki hikayeden kendi payımıza ders çıkarmalıyız.

Unutmayın ki, yolda bırakanın yolu asla selametle bitmez.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77