01 Eylül 2014 Pazartesi
Samsun30 °C
 Samsunlu Mobilyacılar Ciddi Bir Sınava Hazırlanıyor
Önemli bir ayrıntı!..
Yurtta Hava Durumu
Bu Yasa Herkesi İlgilendiriyor
Rusya’ya Bir Günde İhracat Fırsatı!
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Cilt Lekelerinden Kolayca Kurtulmak Prp Yöntemiyle Artık Mümkün
08 Kasım 2012 Perşembe 12:18

Cilt Lekelerinden Kolayca Kurtulmak Prp Yöntemiyle Artık Mümkün

Medical Park Samsun Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Yüksel Oltulu, PRP yöntemiyle kırışıklıklarda, sivilce izlerinde, güneş lekelerinde ve saç dökülmesini durdurmada yüz güldüren sonuçlar alındığını söyledi.

Medical Park Samsun Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Yüksel Oltulu, PRP yöntemiyle kırışıklıklarda, sivilce izlerinde, güneş lekelerinde ve saç dökülmesini durdurmada yüz güldüren sonuçlar alındığını söyledi.

Platelet Rich Plasma (PRP) yönteminin cilt dokusunu yenileme tedavisi olduğunu hatırlatan Yüksel Oltulu, “Hastadan alınan kan santrifüj işlemi uygulandıktan sonra özel bir tüp içinde kırmızı kan hücreleri, beyaz hücrelerden ve plazmadan ayrıştırılabilmektedir. Bu plazma bir kez elde edildikten sonra hastanın cildine farklı yollarla enjekte edilmektedir. Doku yenilemede, kandan alınan büyüme faktörleri, kolajen üretimini artırmakta, doku yenilemesine yardımcı olmaktadır.” diye konuştu.

Bu tedavi ile birçok cilt probleminden kurtulmanın mümkün olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Oltulu, tedavinin genel olarak yüze, boyuna, dekolteye, el ve ayak üstü gibi alanlara rahatlıkla uygulandığını vurguladı. Kullanılan ayraçlara bağlı olarak, ‘plazmajel’ adı verilen yoğun kıvamlı, dolgu maddesi gibi kullanılabilecek bir yapı da elde edilebildiğini kaydeden Oltulu, “Ciltteki lekelerin azalması, sivilce izlerinin ve kırışıklıkların giderilmesinde etkilidir. Cilt daha gergin ve parlak olur. Saçlı deride saç oluşumu, kronik yara izlerinin onarımı, kol altı ve bacak içlerindeki sarkmaların toparlanması, eldeki çatlama ve kırışıklıklarda ve diş implantlarında çözüm sunuyor.” dedi.

PRP yönteminin, kişinin cilt durumuna göre, haftada bir ya da 15 günde bir olacak şekilde 3-5 seans sürüldüğünü anımsatan Dr. Yüksel Oltulu, “Tedavinin uygulandığı kişilerde etkisi hemen görülmektedir. Daha sonra bu parlak görünümde biraz gerileme olur, ancak 3 veya 4 uygulamadan sonra kalıcı bir etki belirgin hale gelir. Alerjik bir yönü yoktur. İyileşme hızlı bir şekilde gerçekleşir. AIDS, hepatit gibi bulaşıcı hastalık kapma riski yoktur.” şeklinde konuştu.

Bu yöntemde hastanın, kendi kanı ile tedavi edildiği için hiçbir yan etkinin söz konusu olmadığını sözlerine ekleyen Dr. Yüksel Oltulu, sadece tedavi edilen bölgede hafif kızarıklıkların oluştuğunu bunun da 1-2 saatte geçtiğini söyledi. Bu uygulamanın etki süresinin 1 yıl olduğunu ifade eden Oltulu, bu süreden sonra etki mekanizmasında yavaşlama görüldüğünü ve mümkün olduğunca her yıl tekrarlanmasında fayda olduğunu belirtti. CİHAN

Kaynak:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
TÜRKİYE GÜNDEMİ