• BIST 83.106
  • Altın 146,948
  • Dolar 3,7641
  • Euro 4,0426
  • Samsun 8 °C
  • Ankara -3 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Trabzon 7 °C

DOĞA KATLİAMININ ADI KOCADAĞ

Taner YILMAZ

Samsun Tarım Şehri, Samsun Turizm Şehri, Samsun Ticaret Şehri Samsun Deniz şehri, ,Samsun Kurtuluş Savaşının Şehri, bu sloganlara hiç de yabancı değiliz ama bu sloganların artık değiştiği görülüyor. Samsun uzun süreden beri devam eden çevre sorunları ile anılır oldu. Samsunda bir sürü doğalgaz çevrim santralı kurulmuş. Bir o kadarda sırada beklerken birde samsunun oksijen deposu KOCADAĞ’da faaliyet gösteren 4 adet taş ocağı yıllardır doğayı  adeta yok edercesine hızla tahrip etmek de, ormanlık alanların artık doğaya yeniden kazandırılma şansı kalmamaktadır. Samsun faaliyet göstermiş ve faaliyetini tamamlamış taş ocaklarından doğaya kazandırılmış bir örneği de yoktur olmasını zaten bu bürokratik kafa yapısından beklemek hayal olur. Ruhsatların ve arazi sözleşmelerinin başı sonu belli değil. Sadece lafta kalan uygulamalar ile gün kurtarılmaktadır.  Samsunu yöneten ve temsil edenler özellikle çevre konusunda sınıfta kalmış durumdadır.

 SAMSUN MADEN ZENGİNİ BİR ŞEHİR toplamda 80 adet maden ruhsatlı ocağımız var. Ama ben bu yazıyı yazarken bu sayı artımı bilmiyorum.

 Diğer ilçelerimizde taş ocakları ile sıkıntılar devam ederken en bariz doğa katliamının yaşandığı yer Kocadağ olduğundan bu konu üzerinde özellikle bu konu üzerinde duruyorum.

         Taş ocaklarının hemen hemen hepsi Maden ruhsatı adı altında faaliyet göstermektedir. Maden kanunu ile devleti yönetenler benim için toprağın üstü önemli değil. Yerin altındaki taş, maden benim için daha önemlidir mantığı ile hareket etmektedir. Bu mantık, tahribatı daha hızlı bir hale getirmektedir. Çed raporlarını % 99 ‘unu incelediğimizde korunacak ve kıymet verilecek hiçbir türlü bitki ve canlının bu doğada yaşamadığı belirtilmektedir. Üretim faaliyeti bittiğinde eski haline getirileceği söylenirken bununla ilgili hiçbir yaptırım yok. Üretimin bitiş zamanı  yok, ucu başı açık netlik yok. Kısaca laf da kalan kanunlar ve uygulamalar doğayı tahrip etmeye devam etmektedir.

         Bu bürokratik yapı Samsunun yeşillikler cenneti, oksijen depolarının kalbine taş ocakları ruhsatı verilerek adeta 338,10 hektar (3,381,000 m2 ) alanda ve çevresinde tahribata izin vererek eşi benzeri olmayan bir doğa katliamına neden olmuştur. Düşünsenize dağın kalbinde 3,381,000,00 m2 bir ormanlık yeşil alanı tahrip ediyorsunuz. Tahribat öyle bir boyuta gelmiş ki artık doğaya yeniden kazandırılma şansı kayboluyor. Özellikle samsunda bu ÇED raporlarına izin veren kurumlar bu saatten sonra bu işin takipçisi olurlar diye umut etmek istiyorum.(Samsun orman işletme müdürlüğü gibi)

         Özellikle Kocadağ’da faaliyet gösteren firmaları yazıyorum ki bu yazıyı okurlar ve çözümlerini sunarlar. Çevreye duyarlı olduklarını gösterirler.

     

Akçansa A.Ş                                90,38 hektar

Anakent İmar Şirketi                   99,75 hektar

Aydiner İnşaat A.Ş                      97,97 hektar

Mehmet Kudu                             50,00 hektar

       

         Yıllar önce  doğa tahribatı için izin kamu görevlileri yıllar önce yaptıkları hataları telafi yoluna giderler mi onu zaman gösterecek? İzin verdikleri taş ocaklarının yanına gitmeye gerek kalmadan 10 km öteden baktıklarında içlerinin sızladığını göreceklerdir.

          Samsun Milletvekillerimizi, Valimizi, Belediye Başkanlarımız ve yetkili bütün görevlileri makamlarına  gitmeden evlerinin yanında, fazla değil 10 dakikalarını ayırarak  KOCADAĞ’a  gitmeye davet  ediyorum.

         Ama giderler mi hiç umudum yok. Gitmezler de ne gerek var ki tahribatı zaten biliyorlar. İnşallah bu saatten sonra ne yaparız diye kafa yorarlar.

         Eskiden doğa yürüyüşleri yaptığımız, uçurtmaları uçurduğumuz, piknik yaptığımız bir günde olsa stres attığımız, huzur bulduğumuz yerin  katledilmesini bizzat görmeleri iyi olurdu.

        Samsun Valiliği bünyesinde  STK’ların ve Kurumların eşit sayıda temsil edildiği bir komisyon kurulmalıdır. Samsunda çevreye verilen zararları değerlendirecek ve tedbirlerin alınacağı bir mekanizmayı acilen oluşturmak mecburiyetindeyiz. Zaten geç kalınmış 5-6 yıl sonra daha geç kalacağız. Taşın altına herkes elini koymalıdır, son pişmanlık çare etmeyecektir.

     

           KARADENİZ YEŞİLİ,DENİZİ VE İNSANIYLA GÜZELDİR.

           KARADENİZ YEŞİLİ HİÇ BİTMESİN YEŞİL HEP YEŞİL KALSIN.

 

Bir sonraki yazımda Ülkemiz neden spor dallarında başarısız, Gençlik ve Spor Bakanlığı neden başarısı çıtasını yükseltemiyor hakkındaki düşüncelerimi paylaşacağım.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77