• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Samsun 4 °C
  • Ankara -3 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Trabzon 7 °C

Dünyada 100 Milyon Kadını Etkileyen Gizli Tehdit: Endometriozis!

Dünyada 100 Milyon Kadını Etkileyen Gizli Tehdit: Endometriozis!
Üreme çağındaki kadınları etkileyen, halk arasında çikolata kisti olarak bilinen endometriozis, sıkça rastlanan ama ülkemizde farkındalık düzeyinin az olduğu bir hastalıktır.

Endometriozisin dünyada bilinen ve en sık tarif edilen 3 semptomu var

Endometriozis & Adenomyozis Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Taner Usta’ya göre endometriozis hastalığında tanı koyarken özellikle şu 3 belirtiyi dikkate almak gerekiyor: “Adet ağrısı (dismenore), ilişki sırasında ağrı (disparoni) ve kısırlık (infertilite).” Endometriozis hastalığının görülme sıklığının üreme çağındaki kadınlarda %10, infertil (kısır) olan hastalarda %20-50, devamlı alt karın bölgesinde ağrısı olanlarda ise %40-60 oranlarında gerçekleştiğini ekleyen Usta, birçok defa doktor muayenesine başvurmuş ve tedaviyle sonuç alamamış kronik alt karın ağrısı olan kadınların da endometriozis olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirtiyor.

 

Dünyada doğurganlık çağındaki yaklaşık 100 milyon kadın endometriozisten etkileniyor

Hastalık erken yaşlarda başlasa da ortalama 30 yaş civarında endometriozis tanısı konulduğunu söyleyen Doç. Dr. Taner Usta, hastalığın epidemiyolojisinin belli bir coğrafyaya özgün olmadığının altını çiziyor: “Dünyada doğurganlık çağındaki yaklaşık 100 milyon kadın bu hastalıktan etkileniyor. Beyaz tenli kumral veya sarışın popülasyonda daha fazla seyretme eğiliminde olabilir fakat bu hastalıkla mücadelede yapılacak en büyük hata, hastalığı belli bir coğrafyaya belli bir tipe veya kalıba sınırlamak olur. Tüm dünyada ve özellikle ülkemizde hastalığın farkındalığını oluşturmak hem yaşam standardını arttırma hem de ekonomik kaybı önlemek için gereklidir.”

 

Endometriosizin neden oluştuğuna dair araştırmalar hala devam ediyor

Doç. Dr. Taner Usta endometriozis hastalığının çözümüne ilişkin çeşitli teorilerin mevcut olduğunu belirtiyor ve ekliyor “anne veya kız kardeş gibi birinci derece aile fertlerinde endometriozis olması durumunda daha sık görülme eğilimi var. Öte yandan, çeşitli teoriler endometriozis’in genetik temelden bağımsız olarak tamamen sonradan oluştuğunu kanıtlıyor. Karın iç zarının çeşitli nedenlerle (endometriozisli dokuya dönüşüm, çevresel faktörlerden etkilenme, bağışıklık sistemi işlev bozukluğu disfonksiyonu) değişimi ve dönüşümü hastalığa zemin hazırlayabilir.  

 

Türkiye’de endometriozis bilinci çok düşük

Ülkemizdeki hastalar arasında endometriozis’in tanınırlık oranı çok düşük olmayı sürdürüyor. “Endometriozis konusunda bazı merkezlerde tedaviyle sonuçlanmayan non-küratif cerrahi sonrası tekrarlama oranları ve kalıntı oranları artmaktadır” diyen Usta, cerrahi müdahalelere de değiniyor. “Başarısız ameliyatlarla ağrı semptomlar iyileşmiyor, endometriozis haricinde çeşitli yeni semptomları oluşturabiliyor (idrar tutamama-kabızlık vs) ve kısırlık tedavisinin başarı şansını olumsuz etkiliyor.”

Dünyada özellikle ABD’de endometriozis bilinci oluşturmak adına büyük fonlar ayrılıyor. Avrupa’daki endometriozis dernekleri ise hasta dernekleri aracılığıyla aktif şekilde hastalığın farkındalığını arttırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor, derneklerin sponsor oldukları özel bazı televizyon programları aracılığıyla da bu hastalık topluma anlatılmaya çalışılıyor.

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77