• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 6 °C
  • Ankara -4 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Trabzon 7 °C

Ey sosyal devlet!

Mustafa ÇAKIR

Etrafta çocukları görüyoruz. Yoksulluğu yaşayan ve kullanılarak dramatize portreler ortaya çıkaran, çocuklar ile annelerini.

Üçgenin kenarlarından toplum, çocuk ve annelerin psikoloji bozuluyor. Biz büyüklerin ve çocukların. Kime yardım edeceğimizin bilinmediği bir travma geçiriyoruz.

Elinden tutuğu, kucağına aldığı çocuklarla kimi cami avlusunda kimi piknik alanında kimi süslü vitrinlerin kapısında “bir ekmek parası” diyor.

Elinden tuttuğu annesiyle kapı kapı gezen, cami avlularında el açılarak istenilen para ile eve dönen çocuğun psikolojisini masaya yatıran var mı?

Yarın o çocukların toplum içindeki pozisyonunun ne olacağını tahmin eden var mı?

Dilencileri kırk yılda bir toplayıp üzerindeki paraları alıp, kabahatler kanununa göre bir ceza yazıp bırakmayı sosyal devlet ile izah edemeyiz.

Bugün elinden tuttuğu çocuklarıyla gezenlerin çocuklukluk hikayelerine de bakmak lazım. Onlar da benzer hikayelerle, yani çocuklarıyla bugün dolaştığı gibi dün annesiyle mi dileniyordu.

Karşımıza tamamen kadınlar ve 5 yaşın altındaki çocuklar çıkıyor.

Bir tarafta çocukluğunu yaşamak yerine geçim kaynağı olarak kullanılan çocuklar diğer yandan izzetini yok edip kapı kapı dolaşan anneler.

Suçu mırıldanarak, homurdanarak o anneye atmak ne kadar kurtuluş yolu olabilir!

Vicdanı ne kadar rahatlatabilir!

Psikoloji sağlıklı olan hangi insan o duruma rıza gösterir.

Üçgenin her köşesi çürümüş. Sağlam tutacak sosyal devlet ise maalesef sağır ve kör.

Öyle olmasaydı, bizi biz yapan üçgendeki çocuk, kadın ve toplumun çürümesine sessiz kalınır mı?

Sizin, içeride en leziz yemekler yenen, iştah açan kokular gelen bir restaurantın, en güzel oyuncakları olan ya da cicili bicili kıyafetlerin vitrininde sergilenen mağazanın kapısına varıp çocuğunuzun iştahını açıp, hevesini zirveye çıkardıktan sonra dönmeye rızanız olur mu?

Psikiyatristler, sosyologlar, toplum bilimciler ayağa kalkar.

Ama her gün birkaç kez tanık olduğumuz o çocukların ve annelerin dramatik hikayelerinin sıradan grörüp, çoğu zaman “bunlar hep böyle” homurdanışı ve şikayeti ile kör ve sağır değil miyiz?

Geçen hafta Baruthane de kullandığım arabanın camını silmek için hayatını tehlikeye atan çocuğu, Ulugazi Camiinden çıkarken uzakta duran çocuğunu yanına çağırarak bu işi muhtemelen bozuk psikoloji ile meslek edinmiş anneyi görünce derin düşüncelere gitmemek mümkün mü?

Her iki fotoğrafı yanyana koyun ve düşünün sosyal devlet nerede?

Uyuyor. Kulak tıkıyor. 

Ve medya da bu konuyu gündeme “kim kiminle nerede ne yapmış” kadar bile görmeye gerek duymayınca, sosyal devletin uyumasında da bir mahzur görülmüyor. Çünkü, maalesef ülkemizde işler dürtmeden yürümüyor. Hak yerini bulmuyor.

Ey sosyla devlet neredesin! 

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77