• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Samsun 4 °C
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Trabzon 7 °C

Gençler ve umutlar

Aylin TAT

 

Pazar günü yerel gazeteleri okuduğumda bir haber inanılmaz mutlu etti beni. Hem mutlu oldum, hem de umutlandım doğrusu. OMÜ'lü Dayanışmacı Öğrenciler 200 Evler Mahallesine giderek onarım çalışmasında bulunmuşlar. Aslında görevleri olmadığı halde böylesi bir sosyal sorumluluğu hissetmeleri ne güzel, ne örnek bir davranış şekli dedim içimden ve gururlandım. Bize ne demeden kolları sıvamaları takdire şayan bir davranış doğrusu…

Ayrıca aynı gurubun Dayanışma Dershanesi adı altında bir projeleri olduğunu duydum. Buradan eski bir dershaneci olarak onlara sesleniyorum ''Her türlü desteğe hazırım çocuklar. Bu ülkenin sizin gibi hem düşünen hem de üreten gençlere ihtiyacı var.''

İki gün önce Fransa'daki bir olayı dikkatle izledim. ''koyun değiliz, geleceğimizden endişeliyiz'' sloganlarıyla sokağa dökülen liseli gençleri de hayranlıkla takip ettim. Bu gençlerin sorunu; emeklilik yaşının artırılması ile ilgili idi. En güzel yanı gencecik beyinlerin geleceklerine dair duydukları kaygıyı renkli görüntülerle tüm dünyaya göstermeleri idi.

Belki eğitimci kimliğinden gençlere karşı zafiyet içerisinde olmuşumdur her zaman. Umutları hiç solmasın isterim…

Öğretmenlik yaptığım yıllarda ders anlatırken bazen virüsü-bakteriyi bir kenara bırakıp içerisinde umut olan, hedef olan, ilke olan hikâyeler anlatırdım öğrencilerime. Çünkü bende böyle hikâyelerle büyümüştüm. Geleceğe dair endişe ve kaygılarım olsa da bugünümü inşa etmek için umudumu kaybetmemeye çalıştım her zaman.

Adı üstünde DELİKANLI zamanları hepimiz geçirdik. Kanımızın deli gibi kaynadığı zamanlar… Öyle zamanlardır ki onlar gözler görmez, kulaklar duymaz. Ben o hikâyeleri anlatınca öğrencilerim ne anlatmak istediğimi hissedip, buz gibi duş almışçasına kendilerine gelir, pür dikkat beni dinlerlerdi. Ve o anda hedeflerine ulaşmak için virüsün ne olduğunu öğrenmek zorunda olduklarını kavrarlardı.

Canlarım benim… Şimdi kimi doktor, kimi mühendis, kimi öğretmen, kimi hâkim, kimi yönetici. Hepsinin mesleği farklı ama ortak olan yanları VATANA HİZMET AŞKI… Çünkü onlar bizim gençlerimiz, çünkü onlar ''Türküm, Doğruyum, Çalışkanım'' diyerek ant içmeyi öğrenen TÜRK GENÇLERİ. Bizim geleceğimiz, umudumuz, yarınımız.

Bu yüzdendir ki onlar bizden daha iyi düşünsün, bizden daha ileriyi görsün isterim. Ulu Önder ATATÜRK'ÜN dileği de bu değil miydi? Dünyanın hangi ülkesinde, hangi lider ülkesinin geleceğini gençlere emanet etmiştir. Onun hayalindeki gençlik yaratıcıdır, yenilikçidir, dinamiktir, özgürlükçüdür.

Sevgili gençler ne olur düşünün ve çok okuyun. Bırakın bilgisayar karşısında saatlerce çetleşmeyi. Bırakın cep telefonlarınızla saatlerce mesajlaşmayı. Geleceğinize ve ülkenize sahip çıkın. Her türlü zorlukta unutmayın ki; ulu önderin dediği gibi''muhtaç olduğunuz kudret damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur''. Ve lütfen Bursa Nutkunu bir kez daha okuyun…

Yarınlarınızın mutlu ve umutlu olması dileğiyle, sağlıcakla kalın…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77