• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Samsun 5 °C
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Trabzon 10 °C

Hassas olmak!

Mustafa ÇAKIR

30 Ağustos, büyük coşkunun, zaferin adı.

30 Ağustos, Türk Milleti'nin birliğinin adı.

 

Dün büyük bir coşku ile kutlanan 30 Ağustos Zafer Bayramı, dosta güven düşmana korku veren Türk Ordusunun halkla kucaklaşmasına sahne oldu.

 

Genel Kurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, alışılmışın dışına çıkarak törenlerin ardından halkın arasına girdi. “Vatan toprağı bölünüyor” diyenlere de ne cevap verdi: “Bölünmez.”

 

Samsun'da da törenler, unutulan davetlilerin yaşattığı şaşkınlık dışında coşkunun ve birliğin merkeziydi.

 

Halka açık yapılan törenler, şehitlik ziyaretleri sevinç ve gururu, hüzün ve vatan sevgisini birbirine katarak anlatılamayan, ancak yaşanılan duygular oluşturdu.

 

Her yıl hangi disiplinle uygulanacağı 87 yıldır yaşanılarak öğrenilen, geliştirilen 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinliklerinin sıfır hata ile başlaması ve sonuçlanması için hem Samsun Valisi Hasan Basri Güzeloğlu'nun hem de Garnizon Komutanlığı'nın hassasiyetini hepimiz biliyoruz.

 

Geçmişte yapılan kutlama törenlerinde ki hassasiyetin bu yıl da devam ettiğinden şüphemiz yok.

 

Ancak, nasıl olduysa oldu ve bu yıl AK Parti ve MHP'nin davetiyeleri ulaştırılmadı. Davetiyeler önemliydi çünkü üzerine LCV (Lütfen Cevap Veriniz) notu düşülüyordu.

 

Birlik ve beraberliğin timsali bir günde birilerinin kasıt ve haddini aşan hareket içinde bulunacağına ihtimal dahi vermiyorum.

 

Zira, hem Garnizon Komutanlığı hem de Samsun Valiliği kasıt olmadığının altını çizdiler.

 

Küçük bir dalgınlığın yol açtığına bakar mısınız?

 

Büyük coşkuyu tarif etmek yerine neyi izah etmeye çalışıyoruz…

 

Dün hem MHP hem de AK Parti'nin etkili isimleriyle konuyu görüştüm. Her biri; “Bir yanlışlık var. Büyütmeye gerek yok” derken, “Ancak, bundan sonraki törenlere katılmak da yanlış sonuçlar doğurabilir. Anıttaki törende yoklardı, kokteylde olmak malzeme arayanlara fırsat sunar. Oluşacak havayı da kamuoyuna izah edemeyiz” kaygısı her iki partide de hakimdi.

 

Yani ortada bir tepki yoktu, davetiye ulaşmadığı için program saatlerinden bihaber olmak vardı.

 

Çünkü, özellikle akşam programının davetiyesi LCV (Lütfen Cevap Veriniz) notuyla iletiliyordu.  

 

“Törende yoklar, yemekte varlar” denilir endişesi, coşkuyu her iki partide de buruklaştırdı. Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali…

 

Hassasiyetin derecesini tarif  dahi edemeyeceğimiz bir dönemde oluşan küçük dalgınlık ya da atlama sağduyulu yaklaşımla büyümeden önlendi.

 

Taraflar bundan sonra bu konuya gündemlerinden kaldırmalı.

 

Hafızalarda dün yaşadığımız coşku, gurur ve güçlü Türk ordusunun verdiği kıvanç kalsın.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77