• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 8 °C
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Trabzon 9 °C

“İş Güvenliğinin” Olmadığı Bir Yerde “Kalite” Ölü Doğar

Engin KONYALIGİL

İşyerlerinde “kalite” olgusunun “iş sağlığı ve güvenliği” faaliyetleri ile birlikte, aynı zamanda ve aynı yöntemlerle ele alınması gerekliği yaşadığım birkaç tecrübeye istinaden kesinleştiğini söyleyebilirim.. 

Çünkü

Gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler artık kaliteyi iş güvenliğinden ayırmıyor, hatta iş güvenliğini daha önde tutuyor. Bizde ise, yıllar süren uğraşlar sonucu kalite olgusu henüz yeni sanayicimizin ve kurumlarımızın gündemine girdi. İş sağlığı iş güvenliğinde o kadar iyimser olamayacağım maalesef üzerimizde öyle bir hantallık var ki, atılamıyor. Aslında her iki konu da birbirinin içine girmiş durumda.

Biraz zihinlerinizle oynamak adına anlatmak istediğimi iki örnekle pekiştirmeye çalışacağım;

Bir "sarf deposunu” düşünün, depoda her şeyin yerli yerinde olmasını sağlamaya, ürünlerin karışmaması ve kolay bulunması gibi nedenlerle onları kodlamaya başladığımızı varsayalım. Öncelikle “kalite standartlarının” sağlanması adına yapılan bu faaliyetler, aynı zamanda "iş güvenliğinin” sağlaması adına yapılan çalışmalar olduğunun farkında bile değiliz. Her şeyin yerli yerinde olması, istiflenmesi, tertip ve düzenin sağlanması, depo alanlarında iş güvenliğinin en çok üzerinde durduğu eylemler arasında yer almaktadır. Bakın başka bir pencereden bakalım; burası bir sarf malzemelerin depolandığı kısım değil mi? O zaman kalite ne ister, yangın söndürücü tüplerin temin edilmesini. Peki, soruyorum sizlere iş güvenliği uzmanları böyle bir alana girdiğinde ilk bakacağı unsurlar nedir? Yangın tüplerinin gerekli yerlere monte edilip edilmediği, periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığı vb. durumlara bakmaz mı?

Diğer örneğimiz de "işyerlerinde ki toz" konusunda olsun. Toz, hem kaliteyi, hem iş sağlığı ve güvenliğini bozan fiziksel bir olgudur. Hiçbir ürün üzerinde toz istenilmez. Ürünü zedeleyebilir, işleyişini etkileyebilir, albenisini görsellik açısından bozabilir.

Toz belli oranlarda pek çok endüstri kolu için patlayıcı özellik taşır. Ve en önemlisi insan akciğerlerinde pnömokonyoz hastalığına ve hatta kansere neden olabilir. Ayrıca görüşü bozarak iş kazalarına neden olduğu gibi, hassas makinelerin elektronik devrelerinin de önemli bir düşmanıdır.

Bu ortak tehlikelerle mücadelede, "kalite"yi sağlamak için çalışanlar ile  "iş sağlığı ve güvenliğini” sağlamak için çalışanlar aynı yöntemi kullanıyorlar ama henüz farkında değiller sanki. Bu olay kalite standartlarında çok önemli bir yere sahip olan Üçlü Sorumluluk Anlayışı'nca (Responsible Çare) da benimsenmiş.

Proses güvenliği yönetimi kavramı, kalitenin ve iş güvenliğinin yönetim sorunu olduğunu ve önce yöneticilerden başlanarak en alttaki hiyerarşik kademeye kadar herkesin soruna sahip çıkması ile çözülebileceğini vurgulamakta.

Bunun yolu da doğal olarak "eğitim'den geçiyor.

Gerek AB iş güvenliği standartlarında gerekse ISO kalite standartlarında, RİSK DEĞERLENDİRMESİ kavramının iş güvenliği olgusunun içine girdiğine tanık olmaktayız. Risk değerlendirilmesi tehlikeli prosesler için ortaya çıkmış bir kavram olmakla birlikte, kalite sağlamanın da vazgeçilmez bir öğesine dönüşüyor. Kalitenin denetlenmesinde , "kalite komiteleri" gündeme gelirken; iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve takibinde, "iş sağlığı ve güvenliği kurulları" önümüze çıkmakta. Ve bu kurulların yaptırımı yasal anlamda kaliteden çok daha katı ve acımasız.

 Bakın bu noktada sizlere daha trajik komik bir örnek daha vereceğim, hangi sektöre giderseniz gidin kesinlikle kalite anlamında bir el kitabı bulunur bu kalitenin olmasa olmazıdır, ama şunun garantisini de veririm sizlere o kitabın hemen yanında kesinlikle o işletmeye ait iş güvenliğini anlatan bir el kitapçığı kesinlikle bulunur, denemesi bedava…

Bu iki önemli konunun aynı çözüm yöntemlerini kullanmasının asıl amacı insana olan SAYGIDIR. Her iki faaliyet alanında da çalışanların katılımının sağlanması esas alınmıştır

 Eş yumurta ikizleri kadar birbirine benzeyen bu iki konunun en kısa zamanda kardeş olduklarını fark etmeleri temennileriyle.

Allaha emanet olun.

Not: Geçtiğimiz hafta Karaman Ermenek’te meydana gelen maden faciasında, maden içerisinde mahsur kalan işçi kardeşlerimize ithafen yazılmıştır.

Rabbim tıpkı Hz. Yunus (a.s)’u balıkğın karnından çıkardığı gibi oradaki kardeşlerimizi de sağ sağlim çıkartır inşallah.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77