• BIST 109.330
  • Altın 156,133
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Samsun 1 °C
  • Ankara -3 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Trabzon 10 °C

Kadın Olmak...

Aylin TAT

 Ani uyartılara karşı bazen içgüdüsel, bazen şartlı tepkiler gösteririz. Biz bu olaya biyolojide tepki (refleks) deriz. Bazen hiçbir uyarı olmadan, direk karşısındakine zarar vermek için uygulanan, bulunduğu toplumda otorite sağlamak için, karşı tarafı sindirmek için, kısacası zarar vermeye yönelik bir davranış şekli vardır. ŞİDDETTİR bunun adı.

Bazen fiziksel, bazen de psikolojik olarak uygulanır. Her ne şekilde uygulanırsa uygulansın amaç tektir. Karşı tarafı, karşı görüşü korkutmak, sindirmek, susturmak…

25 Kasım 1960 da Dominik Cumhuriyet'indeki diktatörlüğe karşı mücadele eden Mirabel Kardeşlerin tecavüz edilerek vahşice öldürülmesinden 39 yıl sonra,1999 yılında 25 Kasım tarihi Birleşmiş Milletler tarafından ''uluslararası kadına şiddete hayır günü'' ilan edilmiştir.

Böyle bir gün ismi bir kadın olarak çok trajik geliyor bana. Neden erkeğe karşı şiddete hayır diye bir gün yok. Negatif ayrımcılık bunun adı. Yaradılış olarak fiziksel açıdan erkeklerin kadınlardan daha güçlü olduğunu kabul ederim. Ancak unutulmamalıdır ki; kadınlardaki ince zekâ, içgüdülerinin yanılmaz sezgileri ''her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır'' sözünü söyletmeyi başarmıştır. Hep söylerim Âdemoğulları biz kadınlar olmadan bir hiçtir diye…

Kadınlar, yaşamın her alanında şiddete maruz kalabiliyorlar. Bekâr veya evli, eğitimli veya eğitimsiz, genç veya yaşlı, zengin veya yoksul olması değiştirmiyor sonuncu.

Kadına yönelik şiddet, insan hakları ihlalidir aslında. Türkiye'de kadına yönelik şiddetle ilgili araştırmalar son derece üzücüdür. Her yıl erkekler tarafından öldürülen kadınların sayısı 200'ü aşıyor. Her 3 kadından biri fiziksel şiddet görüyor.

Ülkemizde kayıt dışı çalışanların çoğunu kadınlar oluşturuyor, işe önce erkekler alınıyor ancak işten çıkarılmalarda öncelik kadınların oluyor. Oysaki gelişmiş ülkelerde, kadınların iş gücünde aldığı pay erkekleri yakaladı. Örneğin, ABD de her iki çalışandan biri kadın, Türkiye'de ise dört çalışandan biri kadın.

Dünya Ekonomik Forumu'nun ''küresel cinsiyet eşitliği'' raporunda 2006 yılında dünya ülkeleri arasında 105. sırada olan Türkiye, dört yıl sonra 129. sırada yer aldı. Sürekli gerilemekteyiz yani. Toplumumuzda kadına verilen değerin giderek azalmasını görmek, psikolojik bir şiddettir…

Kadına uygulanan psikolojik şiddetin en yoğun yaşandığı alanlardan birisi siyaset arenasıdır. Bunu bizzat yaşayarak öğrendim. 26 Kasım günü DP Samsun'da İl Kongresini yaptı. Kongrede delegelerin büyük çoğunluğunun oyunu alarak, tekrar güven tazeleyen Fareye Hanım'ı yürekten kutluyorum.

Başarı başarıdır deyip geçemeyeceğim. Uzunca bir süredir partiyi omuzlamış, tüm zorluklara rağmen bayan olmanın zarafetini kaybetmeden yoluna devam eden, delegenin de bunu takdir ederek kendisini desteklemesi çok sevindirici. Kendi seçimimde ne denli üzüldüysem, Fareye Hanım'ın kazanmasına da o denli sevindim. Onlarca erkeğin arasında dimdik durmasını da takdirle karşılıyorum…

Ve biz kadınlar, geleceğin ellerimizde olduğunu biliyoruz. Tüm eşitsizlikler yok oluncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz.

Sağlıklı ve mutlu günler diliyorum…

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77