• BIST 93.803
  • Altın 146,459
  • Dolar 3,5724
  • Euro 3,8761
  • Samsun 8 °C
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Trabzon 10 °C

KALBİNİ KORU

Gökçe YÜKSEL

Dengesiz beslenme, yetersiz egzersiz, yağlı besinlerin ve fastfoodların hayatımıza girmesi, aşırı kilo artışlarıyla, kalp hastalıklarını da beraberinde getirdi.

Özellikle çocuklarda hazır besinlere olan karşı konulamaz istek, ileriki yaşlarda görülebilecek olan kalp rahatsızlıklarının da sebeplerinden biri.

Nasıl oluyor da çocukken yediğimiz şeyler bizi kalp hastası yapıyor?

Aterosklerosiz yani damar sertliği, damar duvarlarının, yumuşak lapaya benzer çökeltilerle kaplanması ve zamanla sertleşerek, damarı darlaştırıp, kan akımını engellemesiyle oluşur.

Damar duvarı, içinde, yağların, iltihaplı hücrelerin birikmesini önleyen temizleyici hücreler bulundurmaktadır. Ancak yüksek tansiyon, kötü kolesterol (LDL), diyabet bu hücrelerin işlevini bozar. Yardıma gelen başka hücreler ise, LDL kolesterolün sürekli birikiminden dolayı, bu temizleme işlemini gerçekleştiremezler.  Birikinti gittikçe çoğalır ve damar sertliği meydana gelir.

Aterosklerosiz,  kalp, beyin ve diğer organların damarları ile kalp damarlarında oluşan bir bozukluktur ve koroner kalp, felç ve diğer damar hastalıklarından sorumludur.

Çocuklukta, damarlarda yağ ve özellikle kolesterollerin birikimi ile başlar.  Bu yağlı birikinti, çocuklukta damar duvarında hafif bir kalınlaşma yapmasına karşın kan akımını engellemez. Ancak ergenlikte birikinti hızla artar. Erken yetişkinlikte ise damar sertliği başlar. Yaşın ilerlemesiyle beraber, kanda pıhtılaşma, koroner kalp hastalığı, felç, ağrılar, iltihaplanmalar yaşanabilir.

Ülkemizde de yetişkin nüfustaki ölüm nedenlerinin ilk sırasını koroner kalp hastalığı almaktadır. Risk 35 yaşından itibaren artmakta, erkeklerde kadınlardan daha yüksek oranda görülmektedir.

Peki, bu durumdan korunmak için yapılacak şeyler var mı?

Koroner kalp hastalığında engellenebilecek faktörler varken, kişinin denetimi dışında olanlar da vardır. Bunlar; yaş, cinsiyet ve aile öyküsüdür.

Altmış yaş üzerinde ve erkeklerde bu hastalık daha sık görülmektedir. Ayrıca ailesinde kalp hastalığı bulunanların, bu hastalığa yakalanma oranını %25 daha fazladır.

Hayat tarzımıza, beslenmemize dikkat ederek de bu hastalıktan uzak durabilmek mümkün.

-Yağlar

Damar sertliğinin en önemli sebebi kandaki kolesteroldür. Kolesterolün bir kısmı dışarıdan alınırken bir kısmı da karaciğerden sentezlenir. Vücudumuza aldığımız yağlar da kan kolesterol düzeyini etkilemektedir.

Doymuş yağlar, trans yağlar kan kolesterol düzeyini arttırırken tekli doymamış yağlar kötü kolesterolün düşmesine yardımcı olur.

Örneğin katı margarin, hayvansal yağlar, kötü kolesterolün artıp iyi kolesterolün (HDL) düşmesine sebep olur.

Buna karşılık, zeytinyağı, balık yağı, fındık yağı kötü kolesterolü düşürerek, iyi kolesterolün de yükselmesine yardımcı olmaktadır.

Tüketeceğimiz yağları seçerken, sağlıklı olanını seçmek hastalıktan korunmada birinci etkendir.

-Sigara

Sigara içmek veya içilen ortamda bulunmak akciğer kanserinin temel sebebi olduğu gibi koroner kalp hastalığı için de risk faktörüdür.

Sigara dumanındaki zehirli öğelerin kan damarındaki bozulmayı tetikleyerek hastalığı arttırdığı bildirilmiştir. Sigarayla temas kesildikten birkaç yıl sonra risk hiç içmemiş olanlarla aynı düzeyine inmektedir.

-Diyabet

Diyabetli bireyler ilk 10 yıl içerisinde ciddi kalp rahatsızlıklarına yakalanabilmektedirler. Bu sebeple kan şekerinin düzenli seyretmesi çok önemlidir.

-Hipertansiyon

Koroner kalp hastalığı bulunanlar için en önemli risk faktörü hipertansiyondur. Bu kişilerin kalp krizi geçirme olasılığı diğer kişilere göre 2-3 kat daha fazladır. Kan basıncı normal sınırlarda tutulmaya çalışılmalıdır.

-Şişmanlık

Şişmanlık hipertansiyon, diyabet, HDL düşüklüğü, karın yağlanmasının oluşturduğu rahatsızlıklarla beraber kalp hastalığına dolaylı olarak sebep olmaktadır.

-Egzersiz

Egzersiz HDL kolesterolün yükselmesini sağlar. Hareketsizlik koroner kalp hastalığı riskini arttırmaktadır.

-Posa

Yeterli posa alımı, özellikle yulaf, baklagiller, sebze ve meyvelerden alınan posa kolesterolü düşürmektedir.

Görüldüğü üzere, kilo kontrolü, yeterli fiziksel aktivite, tuzun kısıtlanması, şeker ve benzeri ürünlerin çok fazla tüketilmemesi, yağ kullanımında sağlıklı olanın seçilmesi koroner kalp hastalığına yakalanma riskini azaltan en önemli faktörler.

Özellikle çocukların sağlıklı beslenmeye sevk edilmesi, bilgisayar, tablet gibi hareketi kısıtlayan elektronik aletlerden uzak tutulması, onların geleceklerinin de sağlıklı olmasının bir teminatı aslında.

Hayat güzel ve doya doya yaşanmaya değer…

Doğru tercihlerle, bu hayatı sağlıkla yaşayın!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77