• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 16 °C
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Trabzon 17 °C

KAMUDA “İŞVEREN-İŞVEREN VEKİLİ” KİMDİR?

Engin KONYALIGİL

          2003 yılı itibariyle yürürlüğe giren 4857 sayılı “İş Kanunu”nun ilgili maddeleri gereğince, ülkemize yanı bir tanımla getirilerek işveren vekilliği unvanı kazandırılmış oldu. Esasında daha öncesinde de sektörde kullanılmakta olan işveren vekilliği, iş kanunu ile desteklenmiş oldu. Herhangi bir sektörde faaliyet gösteren özel bir firma sahibi; kanuni, idari ve mali açıdan tüm yetki ve sorumluluklarını kendisinin bulunmadığı zaman dilimlerinde işveren vekili olarak belirlediği bir kişiye devretme dönemi de başlamış oldu. İkinci bir uygulaması da işveren sadece iş sağlığı ve güvenliği adına yetki ve sorumluluklarını işveren vekiline devretme durumu idi! Yapılan bu uygulamanın ne kadar doğru bir uygulama olduğu tartışılır.

İşçi ağırlıklı çalışanı bulunan özel sektör alanlarında işveren-işveren vekili ilişkisi kanunun maddelerince belirlenmiş, fakat hala bir eksiklik olduğu dönemin bilim ve mevzuat hazırlayıcıları tarafından belirlenmişti.

        Çalışma hayatının diğer ve önemli ayağı olan kamu ve kamuda çalışanların işvereni veya işveren vekilinin kimdi?

        2012 yılında yayınlanarak peyderpeydi olarak ülkemizde yürürlüğe giren “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” özel ve kamu ayrımı yapmaksızın tüm çalışma hayatını kapsamakta olduğu ülkemizdeki tüm sorumlularca bilinmekte.

        İş kanunu ile  daha çok özel sektörde çalışan işçiler için düzenlenen işveren-işveren vekilliği ilişkileri 6331 sayılı kanun ile birlikte kamu çalışanları içinde düzenlenmiş olması yerinde ve akıllıca düşünülmüş bir uygulama olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Fakat kamu personeli seçme sınavı eşliğinde bizzat devlet tarafından ataması yapılan bir kamu memurunun, çalıştığı kurumdaki işvereni kim olmalı ki! Mevcut işveren sorumluluğunu devredeceği işveren vekili bulsunda yerine atasın…

       6331 sayılı kanunda işveren ve işveren vekilliği için şöyle bir hüküm getirilmiş; İşveren adına hareket eden, işin ve işyerinin yönetiminde görev alan işveren vekilleri, bu kanunun uygulanması bakamından işveren sayılır. (Kanun md.3/2) Görüldüğü gibi kamuyu da kapsam içerisine alan kanunda, işveren vekili tanımlaması yapılmış, peki uygulaması nasıl olacak?

      6331 sayılı kanun 01.01.2013 tarihi itibariyle özel kamu farkı yapmaksızın tüm çalışma hayatını kapsam içerisine aldı. 50’nin altında çalışanı olup da az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri ve kamu, Temmuz 2016 yılına kadar işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğunun olmadığını bir önceki yazılarımda da belirtmiştim.. Kısacası kanunun 6 ve 7’nci maddeleri hariç tüm çalışma hayatı kanun kapsamında diyebiliriz. Bu döneme kadar kamu sektöründe iş güvenliği uzmanı görevlendirme zorunluluğu olmadığından dolayı tüm sorumluluk ve imza yetkisi işverenlerde olacağı mutlaka bilinmelidir. Gerçi görevlendirmeler olmuş olsa bile yine en büyük sorumluluğun işveren makamında olduğu unutulmamalıdır.

      Birkaç örnekle kamuda işveren ve işveren vekili ilişkilerini açıklamaya çalışalım.

Ülkemizde en büyük yapılanmaya sahip Bakanlıkların başında gelen, Milli Eğitim Bakanlığı na bağlı Samsunda faaliyet gösteren bir okulumuzu örnek alalım. Tehlike sınıfları tebliğine göre az tehlikeli sınıfta yer alan Okulda çalışan 657 sayılı devlet memuru sayısı 70 olsun;

 Bu tarz durumlarda işveren makamında düşünülmesi gereken kişi, okulda çalışan öğretmene, iş imkânı sağlayan kişi bazında değil de, personelden mali, idari ve hukuki bakımdan sorumlu olan kişinin kim olduğunun tespitini yaparak yola çıkmak çok daha uygun olacağını söyleyebilirim.

Okullarda işveren makamı kimdir?

Yukarıda belirttiğim hususlar neticesinde okullarda okul müdürlerimiz işveren konumunda yer aldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Okullarda işveren vekili kim olmalı?

İşveren konumunda yer alan okul müdürü yerine idari meziyetlerine istinaden veya kalifiye durumuna göre istediği herhangi birisini atayabilir.

Okullarda işveren vekili idari görevi olmayan bir öğretmen de olabilir mi?

Okuldaki işveren; yerine bakması için görevlendirdiği işveren vekilini istediği herhangi bir personelden seçmek de özgürdür. Sadece sorumluluğu aldığını unutmamalı ve her ne olursa olsun sorumluluktan kaçamayacağını bilmesi gerekmektedir.

İkinci örneğimiz Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren bir hastanemiz olsun. Tebliğe göre çok tehlikeli sınıfta yer alan bir hastanede çalışan sayısı 600 olduğunu düşünelim;

Hastanelerde işveren kimdir?

Tıpkı okullardaki bakış açımızla bakarak hastanelerde de işveren makamında hastane yöneticilerinin veya başhekimlerinin bulunduğunu söyleyebiliriz.

Hastanelerde işveren vekili kim olmalıdır?

İşveren konumundaki yönetici, bu alandaki görev ve sorumluklarını hastane başhekim yardımcısına, hastane müdürüne,  hastane müdür yardımcısına veya idari görevi olmayan bir hekime devretmesinde hukuki anlamda bir hiçbir maninin olamadığı söylenebilir.

Kamuda işveren ve işveren vekilliği unsurlarının doğrudan değil de dolaylı yönden ele alınması gereken bir husus olduğu, işverenin, yerine atanan bir işveren vekili dahi olsa sorumluluktan hiçbir suret de kaçamayacağı, İşveren vekilliği görevlendirilmelerinde mutlaka resmi yazı ile tebligat yapılamasının şart olduğu, işveren vekilliği için aranan herhangi bir ağır kısas’ın olmadığı, hukuki anlamda ağır bir yükünün olduğu kesinlikle unutulmamalıdır.

Saygılarımla.

“Kalbinizin sahibine emanet olun”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77