• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Samsun -2 °C
  • Ankara -12 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Trabzon 2 °C

Kayıt parasına önerim

Mustafa ÇAKIR

Aynı nakarat ile başladı, liselere kayıtlar. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, genelge yayınladı: “Hiçbir ad altında veliler kayıt anında zorunlu bağışa zorlanmayacak. Okul Aile birlikleri dahil.”

Uygulamanın bugüne kadar sahada tutmadığını bildiğimden, hafiften tebessüm etmiştim. Birkaç gün sonra da patlak verdi, zaten.

Veliler ve sendikalar para alınmadan kayıt yaptırılamadığından şikayet etti, Milli Eğitim'in etkin isimleri de yalanladı.

Sonuçta ne oldu?

Vicdanlar açıklamalardan memnun oldu mu? Hayır.

İnandık mı? Hayır.

Neden? Çünkü, alınması yasak o bağışı Türkiye'de vermeyen yok denecek kadar az da ondan. Her kayıt döneminde yasaklanan zorunlu bağış, tartışmanın merkezine girer kayıt dönemi bittiğinde de rafa kalkar.

Madalyonun diğer tarafına bakalım. Okul müdürleri çok kıt kaynaklarla ciddi işler yapmak zorunda bırakılıyor. Birçok okulun hijyen anlamında basit imkansızlıklar nedeniyle sorunlar yaşadığı bir gerçek.

Veli ile yüzgöz edilen okul müdürünün kayıt dönemi dışında velilerden para alma şansı yok gibi. O nedenle yasağa rağmen kayıt merkezlerinin hemen yanı başında Okul Aile Birlikleri bir masa ve bir makbuzla bekliyor.

 Makbuzu alan kaydını yaptırıyor. Okul da işlerini o kaynaklarla yürütüyor.

Kayıt silahını kullanmak yanlış. Her anne baba için çocuğunun istikbali birinci öncelik. Bu noktada yeterince ezilen veliye bir de devletin dayatması değişik sıkıntılara zemin hazırlıyor.

Peki ne yapılmalı?

Her sınıfın öğretmeni velilerle buluştuğunda ihtiyaçları detayları ve nedenleri ile izah etmeli. Veli başına düşen rakamı da bir seferde istememeli.

Bu önerimi kızımın öğretmeninden esinlenerek dile getirdim. Kızım, İlköğretim birinci sınıfa başladığında ilk toplantıda öğrencilerin sağlıklı eğitim görebilmesi için duyulan ihtiyaçları yerinde gösterdi. Veli başına düşen 350 TL'yi de birkaç taksitte topladı. Böylece hem gönüllük esas alındı hem de öğrenciler modern bir sınıfta eğitime başladı.

Dayatma yerine ikna modeli devreye girer ve sınıf öğretmenleriyle sorunlar çözülürse, kimse “Kayıt parası var mı yok mu?” diye sormaz.

Son cümle, şuan inkar edilen fiili durum, bağışın da anlamına ters zaten. Zorla yapılan bağış olmaz.

En güzel çözüm ikna yöntemi. Kimse çocuğunun kötü şartlarda eğitim almasını istemez.

  • Yorumlar 3
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77