• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Samsun 4 °C
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Trabzon 5 °C

Kübra Bebek

Mustafa ÇAKIR

12 Haziran seçimlerinin sloganlarından biri oldu: “2,5 aylık bebek açlıktan öldü.”

Olayın ilk günü Anne Nejla Bakırcı, Kübra bebeğin açlıktan öldüğünü ifade etmiş, polis raporuna da öyle geçmişti.  Sonra, siyaseten kendilerini istismar edenlere rest çekse de ilk demeç herşeyin kontrolden çıkmasına yetmişti.

Kendilerini malzeme yapanlara sitemde haklıydı anne Bakırcı, zira bir geçmiş olsun bile demeyenlerin duygu sömürüsü, yaraya yara açıyordu.

Biz gazetecilere derler “cımbızlayıp, olumsuzluğu sunuyorsunuz.” Görülüyor ki, siyasete girenler cımbızlamakta daha usta olmuşlar. 

Gelişiyoruz derken bir bebeğin açlıktan ölmesi kabul edilebilir değildi. Hemde yüzde 99'u müslüman olan bir ülkede.

Sağlık Bakanlığı'nın tespitinde ise bebeğin ölümü, düşme sonucu yaşadığı travmaya bağlanıyor.

Savcılık da raporunda “açlıktan ölmedi” diyor.  Konu Adli Tıp Kurumu'nda. Onun da raporu bekleniyor.

2,5 aylık bebeğin hangi nedenle yaşamını kaybederse kaybetsin bu şehrin yöneticilerini vicdanlarında mahkum etmeli zaten. Ben bir vatandaş olarak kendi adıma o mahkumiyetten payımı aldım.

“Travma mı yoksa dilim varmıyor, açlık mı?” Adli Tıp Kurumu'nun vereceği raporla netlik kazanacak.

Ortada bir muamma var.

Bunu seçim propagandası olarak kullanmak hiçbir çalışmanın etik değerlerine sığmaz.

Mitingleri her izlediğimde “Samsun'da 2,5 aylık bebek açlıktan öldü” yada bunun tersi açıklamaları kulaklarımızı sağır edecek ses tonuyla duymak istemiyorum.

Bunu yazarken, kafamı kuma gömdüğümü düşünmeyin.

Sadece Samsun değil, iktidar partisi değil Türkiye kaybediyor. Türkiye'nin, açlıktan insanlarının öldüğü bir ülke imajı kime artı yazacaktır.

 Muhalefete mi? Hayır.

Onlar da yurt dışına çıktıklarında yada yabancı konuklarına bunu izah edebilirler mi?

Bana cevap vermeyin! Sessizce vicdanınıza sorun. O söylesin, siz dinleyin.

Ben “açlıktan ölmüştür ya da ölmemiştir” demiyorum.

Niyetim acıları yeniden hatırlatmak hiç değil.

Bunun bir siyasi malzeme yapılmasının yanlışlığına dikkat çekmek istiyorum. Hem lehte hem de aleyhte propagandanın getirdiği sonuç aynı.

Susup Adli Tıp Kurumu'nun raporunu beklemek en akılcı yöntem. Sonrasında kusuru olanlara hesabının gereği gibi sorulmasıdır, doğrusu.

Not: Samsunlu işadamlarından Veli Mutlu ağabeyimin oğlu ve gelini Beyhan Mutlu'nun trafik kazası geçirdiğini büyük bir üzüntüyle öğrendim. Kazada yaşamını yitiren Beyhan Mutlu'ya Allah'tan rahmet, Veli abi ve ailesine hem başsağlığı hem de büyük geçmiş olsun diliyorum.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77