• BIST 83.161
  • Altın 147,145
  • Dolar 3,7693
  • Euro 4,0453
  • Samsun 9 °C
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Trabzon 7 °C

Kuzeyin Venedik’i Amsterdam

Mustafa KOÇ

Deniz seviyesinin  altında bir şehir Amsterdam. İçinde  yüzlerce su kanalı,  yüzlerce köprü  , onlarca ada bulunan ve çocukların iki yaşında yüzme derslerine başladığı bir su şehri. Amsterdam’da gezerken aniden gelen yağmur size bu şehrin yalnızca altının değil üstünün de su olduğunu öğretiyor. Suyun olduğu yerde nem de olduğundan soğuğu daha fazla hissediyorsunuz. Amsterdam’a gelirken yanınıza kalın giysiler almayı  unutmayın.

Amsterdam içerisinde ellinin üzerinde müze bulunan bir müzeler kenti ayrıca. Dolayısıyla müze ve sanatseverlerin hiç sıkılmayacağı bir durak burası. Müzelerin sayısı fazla olunca içlerinden en çok ziyaret edilmesi gerekenleri seçmek gerekiyor. Anne Frank ,  Van Gogh ,  Rijksmuseum, Houseboat müzeleri ilk sırada görülmesi gerekenler arasında. Bu müzelerin her birinin girişi on beş Euro . Biletleri daha önceden online almak sıra beklememek demek oluyor. Aksi halde saatlerce sıra bekleyebilir ve sıkılabilirsiniz.

Amsterdam yürüyerek şehir turu yapılabilecek bir şehir. Yürürken sayısız kanal ve köprü görünce acaba yine aynı yere mi çıktım hissine defalarca kapılabileceğiniz bir zevkli labirent gibi. Her bir sokağı ayrı güzelliklere sahip olabilen bu labirent size çok güzel vakit geçirme fırsatı sunacak. Acaba sonraki köşe başında karşıma ne çıkacak diye meraklanacaksınız. Ne tarafa giderseniz gidin sudan uzaklaşamadığınızı göreceksiniz.

Bisiklet ve bisikletliler Amsterdam’da en çok dikkatinizi çekenler arasında olacak. Bisikletin ve bisikletlinin her türlüsünü görmek mümkün bu şehirde. Elele giderken  ,mesaj yazarken, makyajına bakarken, eşya taşırken, çocuklarıyla ,köpeğiyle ,takım elbiseli ,seksen yaş üstü vs. birçok sürüş moduyla karşılaşacaksınız. Bu şehirde yol önceliğinin daima bisikletlilere ait olduğunu göreceksiniz. Açık söylemek gerekirse bazen bisiklet yolunda yürüdüğünüz için fırça yiyecek ve yaramazlık yapmış çocuk gibi hissedeceksiniz . Korkmayın zamanla alışıyorsunuz bisikletlilere ve kurallara. Çünkü bisiklet yolları gayet net işaretlenmiş vaziyette , siz oralarda yürümeyin yeter. En sonunda da  bir bisiklet kiralayıp şehri bisikletle keşfetmeye karar vereceksiniz. Artık siz de yayalara fırça atabilirsiniz. Üç katlı dev bisiklet otoparkını görünce şehrin efendisini daha iyi tanımış olacaksınız .

Dam meydanı sayısız sokak sanatçısıyla karşılayacak sizi . Hepsi para kazanabilmek için hünerlerini sergiliyor olacak. Boğazından aşağı kılıç sokanından tutun da dakikalarca kımıldamadan duranına kadar. Bu meydanda bir banka oturup Hollandalıları seyredin. Ne kadar da uzun boylu olduklarını göreceksiniz. Boyu 1.85 olan ben ,kendimi onların yanında kısa ve cılız hissettim iki gidişimde de. Çünkü burası dünyanın en uzun boylu insan ortalamasına sahip bir ülke.

Aynı zamanda burası Lalenin her rengini bulabileceğiniz bir çiçek cenneti. Eskilerde lale denilince ilk akla İstanbul gelirmiş. Anavatanı Asya olan laleyle Osmanlı zamanında  tanışan Hollandalılar bu çiçeğe aşırı değer vermişler. Zamanında bir laleye ev ,üç laleye kilise satıldığı olmuş. Amsterdam’ı gezerken meşhur çiçek pazarına yolunuz mutlaka düşer. Zamanında bizden giden lalelerin torunlarından birtanesinin soğanını satın alabilirsiniz burdan.

Amsterdam zamanının en önemli limanlarından bir tanesi ve en zengin kentiymiş .Denizcilerin uğrak yeri olan Amsterdam , her milletten insanın yaşadığı bir özgürlükler ve eğlence  şehri haline  gelmiş zamanla. Şehir içinde yaşayanların belki de yarısı Hollandalı değil. Red Light Strict gibi şehrin turistik yerlerinde gece geç saatlere kadar eğlence devam ediyor. Her eğlence anlayışına uygun mekanlar bulunmakta. Bazı uyarıcı maddelerin legal olduğu bölgede güvenlikle ilgili bir sorun olduğu söylenemez.

Amsterdam’a uçakla giderseniz Schiphol(Skipol) havaalanına vardıktan sonra kent merkezine en mantıklı ulaşım aracı şüphesiz trendir. Havaalanının hemen altından kalkan trene binip yirmi dakika sonra Centraal istasyonunda iniyorsunuz.

 İstasyondan çıkınca gözlerinize inanamayacaksınız. Dünyada çok az şehir böylesine mükemmel karşılayabilir misafirlerini. Sizi ilk kol kola girmiş ve rengarenk görünen Amsterdam evleri karşılayacak. Kanalların hemen dibinde bulunan bu şirin evler, sudan dolayı çakma kazıkların üzerine oturtulmuş vaziyette. Evlerin merdivenleri eşya taşınamayacak kadar dar. Bu yüzden eşya taşıma işini evlerin çatılarındaki kancalar yardımıyla pencereden yapıyorlar. Haliyle de pencereler kapılardan geniş. Ben bir eve piyanoyu pencereden sokmalarına şahit olmuştum. Amsterdamlılar perde çekmeyi pek sevmiyorlar. Akşam olunca evlerin içindeki hayatı gözlemleyebiliyorsunuz.

Amsterdamın kanalda yüzen evleri de meşhur. Bu evlerden yüzlerce var kanallarda. Evlerin su, elektrik, telefon ve gaz gibi abonelikleri bulunuyor. Adı yüzen ev olsa da yerleri sabit. Suyun içindeler sadece.

Bu şehirde aç kalmazsınız. Çok sayıda restoran var ve mutlaka damak tadınıza uygun bir şeyler bulabilirsiniz. Çok fazla milletten insan yaşadığı için her kıtanın mutfağı var burada. Bunların dışında benim en çok dikkatimi çeken patates kızartması ve atıştırmalık tatlıları oldu. Sırf patates kızartması satan dükkanlar var. Ayrıca kahvaltıda kahve ve kruvasan çok tüketiliyor.

Amsterdam merkezin dışında çok güzel köyler ve kasabalar var. Buralara gitmemek büyük eksiklik. Meşhur Hollanda yel değirmenlerini ,tahta ayakkabılarını ve peynirini buralarda görebilirsiniz. Ayrıca çok güzel deniz ürünleri tadabilirsiniz. Buralara merkez tren istasyonuna yakın bir yerden otobüs kalkıyor. Yolculuk yaklaşık yarım saat sürüyor.

Konaklanacak yer olarak da Dam Square,Jordaan,Rembrandtplein,Leidsplein bölgelerini seçebilirsiniz.

Bu arada Hollanda da içinde Türk yaşamayan ama adı Türkiye olan bir köy varmış ben gitmedim henüz.Köyü ilk ziyaret eden kişi Barış Manço imiş. Köy girişinde Türk bayrağı varmış. Ben sonradan öğrendiğim için gidemedim belki siz gidersiniz.

Haftaya görüşebilmek dileğiyle kalın sağlıcakla…

 

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77