• BIST 89.844
  • Altın 145,078
  • Dolar 3,6250
  • Euro 3,9071
  • Samsun 12 °C
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Trabzon 8 °C

Mesele AK Parti mi?

Mustafa ÇAKIR

 

İki gün önce AK Parti’nin Samsun mitingi vardı. Ancak, ben bugün o günün analizini yapmayacağım.

Son haftalarda “ağaçlar kesilmesin” başlığı altında yürütülen eylemlerin hangi boyuta geldiğini birlikte görüyoruz. Göremediğimiz ise aktörlerin kimliği ve nerede biteceği!

Güç kavgalarının tam merkezinde bir ülkeden topyekün büyük bir kaosun içine çekilmeye çalışılan millete doğru ilerliyoruz.

Okuduklarımız, duyduklarımız ve izlediklerimizdeki çelişkiler aslında sürecin masum olmadığını görmek adına yeterli. Lakin, siyasi ve ideolojik uçluluklar nedeniyle farkında olamıyoruz, kimi çarpıklıkların, çelişkilerin.

“Gezi”de başlayan hadiseler, bir AK Parti probleminden çok Türkiye’nin güçlenmesinden duyulan rahatsızlığı ifade ediyor.

Sadece çevreci yaklaşımlarla toplanılsaydı, dün yapılan ağaç kıyımlarında bugünün destekçileri sessiz kalamazdı. Gezinin benzerleri yurdun dört bir yanında hala devam etmiyor mu? Peki onlara neden sessiz kalınıyor. Çünkü, medyanın dikkatini kontrollü şekilde oralarda çekmek zor. Ve ayrıca İstanbul gibi bilinirliliği yüksek Türkiye’de kaç şehir var!

Ağaç sökülüp dere yatağına bulvar açılırken, ağaçlar sökülüp şehrin merkezine AVM’ler dikilirken nerede bu duyarlılık?

Herkesin acilen sorumluluklarını fark etmesi lazım.

Hükümet , fikri ve ideali, yaşam tarzı ne olursa olsun vatandaşını ötekileştirmemeli, sahip çıkmalı. Vatandaşlık kimliği altında herkesi ideolojisi ile kabullenmeli. Kraldan çok kralcı davrananların hesabı da görülmeli. Tabana kadar inen çamurdan olsun benden olsun yaklaşımını o zihinlerde terk ettirmeli.

Toplum mühendisliği ile kimilerince dönüştürme çabalarının baskıları olmasaydı, “Gezi” eylemi tamamen marjinallerin elinde patlayacaktı. Toplum ne olduğunu anlamadan içindeki baskıyı dışa vurdu biranda. O nedenle geniş kitle hareketine dönüştü veyanlıştan dönmek ise kolay olamadı.

CNN, BBC, Der Spiegel ve diğer yabancı medyanın açıkça çarpıttığı olaylar uyanmamız için yeterli kanaatindeyim.

MHP’nin “Biz o sokakta olmayacağız!” yaklaşımını diğer partiler de en başından sergilemeliydi. Masumca sunulan hadiselerin arkasından çıkan destekçilerin varmak istediği niyet belli: Siyasi istikrarını kaybettirerek Türkiye’yi ekonomik yönden zayıflatmak.

Bu nedenle; bugün herkes bir fikrin sevdasına tutulmalı: Vatan.

Geldiğimiz süreç Türkiye’nin geleceğine kast edenlerin kirli emellerini net değilse bile en azından işaretlerini göstermektedir. Taraflar belli değil ancak sonuç açık ve net.

Amaç, çevre ise, demokrasi ise hem hükümete hem de toplumun önemli bir kesimine mesaj çok net verildi. Aslında hayırlı da oldu. Herkesin kendine çeki-düzen verme zemini oluştu. Güç, ister siyasi ister ekonomik olsun mutlak söz sahipliği hakkı tanımıyor. Gücün yanındakiler de gücünü kaybetmemek için sadece “sensin” diyordu. Bu da görüldü.

Lakin, siyasetten sivil kesimlere kadar “mesaj alınmıştır” beyanlarına rağmen eyleme devam etmek ve desteklemek iyi niyeti ortadan kaldırmıştır. Bundan sonrası meseleyi AK Parti ya da hükümet merkezli uyarıdan çıkarmıştır.

Türkiye, çok keskin bir kutuplaşmanın içine sokulmak isteniyor. Düşman avı yerine merhamet ve şefkat yaklaşımı ile et ile tırnak olmak zorundayız.

Türkiye, 80 yıl önce milli mücadelesini cepheden masaya taşıdı. O mücadele devam ediyor. Bu şuuru unutmak büyük gaflet olur.

Türkiye’nin güçlenmesi kimilerini yalnızlaştıracak. Ülkemizin huzurunun bozulmasına, insanların birbirine tahammülünün azalmasına dönük bütün çabaları ateşlemek de bunu için.

Siyasetin bütün aktörleri de sivil yapılar da bunu iyi görmeli. Bu süreçten güçlü çıkan bir Türkiye’nin kazananı her birey olacak.

Şekil değiştiren eylemlerle Türkiye’nin dışarıdaki imajının tarumar edilmesinin maddi ve manevi kayıplarını hesap edemezsiniz.

Yabancı işadamlarının Türkiye’ye gelmeye çekindiğini biliyor musunuz? Türkiye’de bir iç savaş varmış intibaı başarılı şekilde oluşturuluyor. Bu çabaya destek vermek vatanseverlik olabilir mi?

Biz ayrıştıkça, ötekileştikçe içerideki ve dışarıdaki kirli oyunların tek tek kurbanı olacağız. Bunu unutmayalım. Birini yıpratmak için açtığımız her deliğin bizim de gemimizi batırdığını iyi düşünün, görün.

Kaldı ki, yıpranan bir ülkenin Başbakanıysa, ülkesi de onunla birlikte itibar kaybeder. Geçmişimiz bunun örnekleriyle dolu!

İyi analiz edin ve kendi kendinize şu sorunun cevabını verin: Mesel AK Parti mi?

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77