• BIST 89.844
  • Altın 145,078
  • Dolar 3,6250
  • Euro 3,9071
  • Samsun 12 °C
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Trabzon 8 °C

Müftü Öztürk’ü anlamak

Mustafa ÇAKIR

Samsun Müftüsü Hayrettin Öztürk, halkın arasına inen yönünün dışında yaptığı konuşmalar, analizleriyle de gündemde.

Geçtiğimiz aylarda onu saathane meydanındaki çay ocaklarının birinde insanlarla sohbet ederken görmüştüm.

Önceki gün Camiler ve Din Görevlileri Haftası nedeniyle yaptığı “gençlik” başlığı altındaki konuşması bugüne kadar ki çıkışlarından çok daha fazla ses getirdi.

Dedikleri yanlış mı?

Gelin birlikte bir bakalım,

Toplumdaki yozlaşmadan, ençok da ahlaki bozulmadan hangimiz bahsetmiyoruz?

Gençlerin maddi ve cinsellik yönüyle hergeçen gün bataklığa sürüklendiğinden şikayet etmiyor muyuz?

Ailesine saygılı, geleneklerine bağlı gençliğin devletin bekası açısından da faydalı olduğunu hangi aydın dile getirmiyor?

Biz yaşamasak bile çocuğumuzda dini yaşamın izlerini görmek istemeyen kaç kişi var? Hatta bu hassasiyetleri taşıyan anne, baba, kardeş, çocukla övünmüyor muyuz?

Aslında yılların getirdiği bir körlükle yani kral çıplak denildiğinde kendi eksikliklerimizle yüzleşmek zorunda kaldığımız için öfkemiz kabarıyor.

Aslında, kendi iç dünyamızdaki fırtınalar ve beklentiler bizi bir kaosa sürüklediği için işin magazin yönünü daha çok önplanda tutuyoruz. Ne yazık ki, bunları yaparken farkında bile değiliz.

Kontrolsüz bir tepki yaşıyoruz. Tıpkı sınırlarını çizmekte zorlanılan şehvet gibi… Yeni dünyanın “herkes yapıyor” yanılgısı ile sıradanlaştığı durumlarla karşı karşıyayız. İşin “tanınmış birliktelikler” boyutu da eklenince herşey normal geliyor…

Müftü Öztürk’ün fuhuş ile bebeğe tecavüzü aynı potada göstermesi radikal bir çıkıştı.

O cümleleri, bir bütünlük içinde bir ilahiyatçı ya da bu alanda bilim insanları anlayabilir ancak toplum bunu algılayamayabilir.

Birinde karşılıklı rıza diğerinde ise tabiri kelimelerle ifade edilemeyecek aşağılık bir durum söz konusu.

Ama burada anlatılmak istenene bakmayı daha doğru buluyorum.

Üslubu eleştireceğiz derken, kralın çıplaklığını örtemeye çalışmak ne kadar doğru?

Ahlaki yozlaşmanın inanç eksikliği ile başladığını ve ar pedesinin bir defa kalkması halinde toplumun bataklığa sürüklendiğini yaşayarak görüyoruz. Tatmin olmayan gençlik, şehvet ve maddi beklentilerini kontrol edemiyor.

Samsun Müftüsü Öztürk’ü açıklamalarının bütünlüğünde anlamak daha doğru olacaktır.

Öztürk, gerçekte hepimizin şikayet ettiği genç neslin nasıl kaybolduğunu uç bir örnek ile anlattı.

İçindeki cinsel duyguları kontrol edemeyen ya da bu terbiye ile yetişmeyen gençlerin ya da bireylerin “küçük bir çocuğa dahi tecavüz edebilecek” hale geldiğini anladım, ben.

Ayrıca, kamuoyunun yakından tanıdığı varlıklı ailelerin de cebinde hayatını ikame edecek parası olmayanın da “şehvet”te aciz kalır hale gelmesi hepimizin suçu değil mi?

Ailede başlayan toplum içinde, okullarda eğitim-öğretimle devam eden bir süreçte inanç bütünlüğüne sahip nesil hepimizin teminatı olacak.

Abalıya vurmak yerine aynaya bakmak daha doğru olacaktır.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77