• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Samsun 23 °C
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Trabzon 24 °C

Nerede kalmıştık?

Mustafa ÇAKIR

Canik’te sarsıldık. Dağlardan gelen sular önüne ne kattıysa Canik’in merkezine taşıdı. Suçlu aramaktan fırsat bulunduğunda; “kabahat dere yataklarında” denildi.

Dün Atakum’u Canik’e yağan yağmurun iki misli düştü. Yollar su kanallarına dönüştü, evlerin etrafı havuz oldu, bodrum katlarda yaşayanlar can telaşına düştü, ulaşım durdu, bir çok insan evinden aşağıya inip işine gidemedi, kimileri dükkanlarını açamadı.

50 kişi ancak devletin yardımıyla evinden çıkarılabildi.

Canik’teki de 100 yılda bir yaşanabilecek türdendi Atakum’da yaşanan da. Öyle diyor yetkililer.

Her acziyetimizi, gücümüzü aşan bir başka durumla bastırmaktan sorunların çözümüne inemiyoruz. Çünkü söylediklerimize iç dünyamızda da inanıyoruz.

Hazırlanan raporları, yazıları ya da yapılan uyarıları göstererek masumiyet karinesi oluşturmaya çalışması çok acı.

Biraraya gelip bu kentin yaşamasını kolaylaştırmak zor olmamalı.

Daha bir hafta önceydi, burada isimlerini vermeyeceğim ilgililerle Atakum’u konuşuyorduk. Muhtemel yağmurda Atakum’da maddi ve hatta can kaybının fazla olabileceğine vurgu yapılıyordu.

Yani bile bile lades oldu.

Mevzu bahis ne Canik ne de Atakum. Bugün bu iki ilçede yaşanan su baskınlarına yol açan nedenler diğer yerleşim merkezlerinde de var.

İnce siyaseti bir kenara bırakıp bu şehre hizmet etmek şart. Can ve mal kayıpları ihtimalini masanın üzerine koyduktan sonra ince siyasetin bir anlamı kalır mı Allah aşkına!

Bu kente bir ruh lazım. O da milli mücadele ruhu. Siyasetine, ideolojisine bakmadan Samsun için çalışmayı sağlayacak ruha muhtacız. Çıkıp da sadece bir kişiyi suçlamak insafsızlık olur. Kent bu hale 10-20 yılda gelmedi.

Denize kıyısı olup da yağmur suyundan korkulmasını ve tedbir alınamamasını kendime izah edemiyorum. Dağdan gelen suyu denize veremiyoruz.

Yarın bir başka ilçemizde benzer ya da daha büyüğünü yaşadığımızda ne diyeceğiz? Yine 100 yılda bir mi yoksa 1000 yılda bir yaşanacak bir afet miydi diyeceğiz.

Teknik mevzulara girmiyorum. Yalın ve net bir şekilde kentin temel sorunlarına çözüm üreteceklerin ince siyasetin peşini bırakması gerektiğini düşünüyorum.

Canik’ten sonra Atakum’da yaşanan selin ardından yapılan açıklamaları dikkatle okudum, kimini de dikkatle dinledim. Tam bir ay öncekilerle birebir aynı.

O zaman bir arpa boyu yolu alamamışız.

Bu durum böyle devam ederse yani suçlu kovalayarak vakit kaybedersek, her selden sonra biz daha çok “nerede kalmıştık?” deriz.

Küçük yağmurların bile su baskınlarına yol açtığı Atakum’un nasıl kurtarılacağı hem Üniversite hem Atakum Belediyesi’ndeki hem de Büyükşehir Belediyesi’nde ki raporlarda mevcut.

Hamle yapmanın tek bir yolu var. O da bir araya gelmek.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77