| DOLAR | ![]() |
|
| EURO | ![]() |
|
| IMKB | ![]() |
|
| ALTIN | ![]() |
| Samsun | 16/32 ºC |
| Trabzon | 19/25 ºC |
| İstanbul | 22/30 ºC |
| Ankara | 10/31 ºC |

Dergi HABEREXEN
Türkiye'nin ilk yerli otomotiv test ekipmanları Samsun'da üretiliyor. Serp Outo Genel Müdürü Hakan Kahvecioğlu önce elini taşın altına koymuş, yetmemiş ardından gövdesini de. Sonunda; Türk makine ve elektronik mühendislerinin -akademisyenlerin de desteğiyle- el ele vererek özgün tasarım yapabileceklerini ve dünya “Otomotiv Test Ekipmanları” pazarını elinde bulunduran Almanya ve İtalya'ya bile ürün satabileceğini ispat ediyor.
Serp Outo 1938 yılında kurulan tipik bir aile firması. Uzun yıllardan bu yana makine ekipmanları imalatıyla meşgul. Şirketteki ciddi hareketlenme, üçüncü kuşaktan Hakan Kahvecioğlu'nun, motor performansının iyileştirmesi üzerine yoğunlaşmasıyla başlıyor.
Makine test ekipmanlarının Avrupa'da inanılmaz yükseklikteki fiyatlarla satıldığını ve Türkiye'de de pek yaygınlaşmadığını belirleyen Kahvecioğlu, arayışa girer. Sekiz senelik tecrübesi onu ümitsizliğe düşürmek üzereyken, keşfettiği bir hesaplama yöntemiyle fikrini değiştirir. Gerisi çorap söküğü gibi gelir ardından.
Ekipmanların mekanik kısmını halletmiştir ama elektronikte takılır. Bir dört yılda bunun için geçer. Pes etmemesinin semeresini 12 yıllık sürecin bitiminde fazlasıyla görür. 2006'nın Mayıs ayında İstanbul'daki bir fuarda ilk ürününü sergiler. Birkaç ay içinde ilk siparişini alır.
Kahvecioğlu, Avrupa'dan daha kaliteli ve üçte bir ucuza ürettiklerini söylüyor: “Otomotiv test makinesi yapıyoruz. Burada önemli olan unsurlar; ölçüm hassasiyeti. Bizden daha hassas ölçüm yapan yok. Sağlamlık ve fiyat konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Dolayısıyla rakiplerimize göre epey bir avantaj sahibiyiz. Yalnız burada bir noktanın altını çizmek istiyorum. Karşımızdaki rakiplerimiz dünya devi olan firmalar. Yani bizim kat etmemiz gereken çok yol var daha. Şu şekilde bir örnek vermek gerekirse, siz bir meşrubat yapmışsınız. Her yönüyle şahane ama karşınızda rakip 'Coca Cola' Bizim durumumuzda öyle”
Üretim noktasında hiçbir sıkıntı yaşamadıklarını ifade eden Kahvecioğlu, Türk insanında hastalık derecesinde yabancı marka hayranlığı oluştuğunu belirtiyor. Oysa İsveç, Belçika, Slovenya ve daha birçok Avrupa ülkesi Samsun'da üretilen test ekipmanlarını ithal ediyor. Çok önemli bir gerçeği ortaya koyan Kahvecioğlu, yerliye güvenememe konusunda özeleştiriden de kaçınmıyor: “İnsanımız yerliye güvenmiyor. Haksız mı? Haklı. Şöyle ki oturmuş bir inanç var. Mesela Çin malı denince bizim aklımıza uyduruk şeyler gelir. Aynı şekilde Türk malı denince de aşağı yukarı aynı şeyler geliyor. Kendi adıma söylüyorum. Biz mallarımızı üretirken Türk malı gibi üretmiyoruz, Avrupa malı gibi üretiyoruz. O yüzden satmakta zorlanıyoruz. İyi iş çıkarmaya çalışıyoruz hal böyle olunca maliyet yükseliyor. Avrupalı rakiplerimizden hala çok ucuz olmamıza rağmen, insanlar ' yerli ne kadar olabilir ki' diyor.”
Kahvecioğlu şu sıralar satış organizasyonunda bazı sıkıntılar yaşıyor. Kısa sürede bunun üstesinden geleceğine inanıyor. Bu arada Samsun tüketicisine de büyük görevler düşüyor. Şirketin durumu, geçtiğimiz aylarda Samsun Ticaret ve Sanayi Odası'nca başlatılan “Samsun'da var Samsun İçin Al” kampanyasını hatırlatıyor ister istemez. Kahvecioğlu ürünlerini dünyaya pazarlarken, şehir halkının servis imkanlarından mahrum Avrupa mamullerini üç kat fiyata tüketmesini çok yaman bir çelişki aslında.
“İnsanlara yeterince kendimizi anlatamadığımız doğru” diyen, Kahvecioğlu, şöyle konuşuyor: “Burada önemli bir hususu belirtmek istiyorum. Biz bu güne kadar kendimiz anlatmayalım, yaptığımız iş bizi anlatsın mantığıyla hareket ettik. Bunun içinde zamana ihtiyacımız var diye düşünüyorum. Konuşmamda özellikle işaret ettiğim Avrupalı firmaların bu yerlere gelebilmeleri için en az yüz sene geçirmişler. Bizde bu bilinçle bir şeylerin hemen olmayacağını biliyoruz. Bunu hızlandırmak mümkündür ama, emin adımlarla ilerlemek daha tercih edilir”
Bu güne kadar ki hiçbir işinde devlet teşviki kullanmamış: “Kimse yanlış anlamasın. Hiçbir zaman bize yardım edilmesi gerekirken edilmedi gibi bir söz kullanmadım. Hatta hiç kimsenin yardım etmesi gerektiğini de söylemiyorum. Ama mutlaka bir kurum olmalı diye düşünüyorum Türkiye'de. Birileri çıkıp “Ya siz burada bu memleket için iyi bir şeyler yapıyorsunuz galiba. Nedir hele bir anlatın bakalım dinleyelim. Bizden ne istersiniz? Elimizden bir şey geliyorsa yapalım” deselerdi iyi olurdu. Bunu söyleyecek bir kurum bugüne kadar olmadı.”
Birilerinin şu anlatılanlara kulak vermesi gerektiği ortada: “Biz teknoloji üreten bir firmayız. Öyle ki bizden başka Türkiye'de bu işi yapan bir firma yok. Avrupa'da var. Mesela Almanya'da beş tane var. Bunların yüzer kişiden oluşan ekipleri var. Bizde burada üç-beş mühendis onların yaptığının daha iyisini yapıyoruz. Ben yapmış olduğum makinelerin hiçbirini daha önce görmemiştim. Piyasaya sattığımız otomotiv test ekipmanların hepsini bizzat tasarladım. Hatta bazılarının dünyada eşi yok. Görmemiş olmak çok büyük dezavantaj elinizde size yol gösterecek hiçbir materyal yok. Bunun yanı sıra çok büyük avantaj çünkü başkasının yaptığı gibi değil olması gerektiği gibi yapıyorsunuz. Bu nedenle yaptığınız makineler rakiplerinizden daha iyi oluyor.”
Kahvecioğlu, daha fazla mal satarak Ar-Ge'ye aktardığı kaynağı çok yukarılara çıkarmayı hedefliyor: “Bu sayede hem yeni makineler üreterek ürün çeşidini artırmak istiyoruz. Asıl amacımız bir gün Samsun'dan doğan bu firmanın dünya markası haline gelmesi. Dünyanın herhangi bir ülkesine gittiğiniz zaman oradaki kişinin Serp Outo markasını tercih ettiğini görmek bizim için en büyük mükafat olacaktır diye düşünüyorum. Buna bizim ömrümüz yeter mi pek sanmıyorum.”
Dergi HABEREXEN



















