• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Samsun 15 °C
  • Ankara 16 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Trabzon 16 °C

Obezite Ameliyatı Sonrası Doktor Takibinde Kilo Verilmeli

Obezite Ameliyatı Sonrası Doktor Takibinde Kilo Verilmeli
Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, obezite ameliyatları sonrası hasta takibinin çok önemli olduğunu belirtti. Dr. Yazıcıoğlu,...

Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, obezite ameliyatları sonrası hasta takibinin çok önemli olduğunu belirtti. Dr. Yazıcıoğlu, cerrahinin ardından ilk yıl her üç ayda bir kan sayımı, glikoz ve kreatinin değerlerinin ölçülmesi, yorgunluk, halsizlik, kas kitlesi kaybı, kalp çarpıntıları, depresyon, karıncalanma, kemik hastalığı, gece görüş kaybı veya hipoglisemi gibi vücutta sorunlara yol açabilecek herhangi belirli bir besin yoksunluğunun olup olmadığını görmek için her altı ayda bir kan testleri yaptırılması gerektiğini bildirdi.

Obezite cerrahisinden sonra daha az besin maddesi emildiği için ne yenildiğine dikkat edilmesi ve sağlıklı olmak için bedenin gerek duyduğu besin maddelerinin tümünün alındığından emin olunması gerektiğini belirten Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, proteinler, yağlar, karbonhidratlar ile vitaminler, mineraller, eser elementler seviyelerinin izlenmesi için kan testleri yaptırmak amacıyla endokrinoloji uzmanına düzenli aralıklarla başvurulması gerektiğini bildirdi.

Dr. Yazıcıoğlu, “İlk yıl her üç ayda bir kan sayımı (anemi kontrolü için), glikoz (kan şekeri seviyesi kontrolü) ve kreatinin (böbrek işlev kontrolü) değerleri ölçülmelidir. Yorgunluk, halsizlik, kas kitlesi kaybı, kalp çarpıntıları, depresyon, karıncalanma, kemik hastalığı, gece görüş kaybı veya hipoglisemi (kandaki kalsiyum seviyelerinin düşmesi) gibi vücutta sorunlara yol açabilecek herhangi belirli bir besin yoksunluğu olup olmadığını görmek için ilk yıl her altı ayda bir kan testleri yaptırılmalıdır. İlk yıldan sonra bu testlerin tamamı yılda bir tekrarlanmalıdır” dedi.

ŞEKERLİ VE YAĞLI YİYECEKLER TÜKETİLMEMELİ

Hızlı mide boşalma sendromu, mide bulantısı, halsizlik, sersemlik ve mide krampları gibi, midedeki sindirilmemiş yiyecekler ince bağırsağa çok çabuk boşaltıldığında meydana gelen bir dizi belirtiye karşılık geldiğini belirten Dr. Yazıcıoğlu şunları söyledi:

”Çok fazla şeker veya yağlı yiyecekler bu hızlı boşalmayı tetikleyebilir. Hızlı boşalma belirtileri zaman içinde azalma eğilimi gösterir ve aşağıdakiler gibi bazı besin değişiklikleriyle genellikle kontrol edilebilir. Bunlar, katı gıda içeren bir öğünden sonra 30 dakika içinde sıvı tüketmekten kaçınmak, protein miktarını artırmak, kolay sindirilen basit karbonhidratlardan (şekerli gıdalar ve içecekler gibi) uzak durmak, sindirimi daha uzun süren lif ve kompleks karbonhidrat (tam tahıllı yiyecekler gibi) alımını artırmaktır.”

KUSMAYA KARŞI GEREKLİ ÖNLEMLER ALINMALI

Kusma ve hızlı mide boşalma sendromunun, mide boyutunun küçültüldüğü işlemlerin olası yan etkileri olduğunu da hatırlatan Dr. Yazıcıoğlu, “Kusma en yaygın olarak küçük mide kesesine alışılan dönem olan ameliyat sonrasındaki ilk birkaç ay boyunca görülür. Kusma çok zorlu olan yiyecekleri yemekten ya da çok hızlı veya çok fazla yemekten, çok büyük lokmalar almaktan veya yiyecekleri yeterince çiğnememekten kaynaklanabilir. Kusma aynı zamanda sıvı kaybından da kaynaklanabilir. Kusmayı önlemek için tokluk işaretlerine dikkat etmeli, yavaş yemeli ve bol miktarda sıvı tüketilmelidir” dedi.

KULLANILAN İLAÇLARIN DOZU DOKTOR KONTROLÜNDE AYARLANMALI

Obezite cerrahisinin etkisinin, obezite düzeyi yüksek kişilerde kilo kaybının ötesine geçtiğini ifade eden Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uzman Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Çoğu hastada obeziteyle ilgili sağlık sorunları kaybolur veya büyük oranda iyileşme gösterir. Örneğin, emilimi azaltıcı bir işlemden çok kısa süre sonra tip 2 şeker hastalığı diyabet ilaçlarını çok az gerektirecek veya hiç gerektirmeyecek bir noktaya gerileyebilir. Benzer şekilde, insülin tedavisi gören hastalar çok daha az insüline ihtiyaç duyarlar ve bir kısmında ameliyattan sonra insülün tedavisi kesilebilir. Obezite cerrahisi aynı zamanda hipertansiyon, yüksek kolesterol, alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı, uyku apnesi, eklem hastalığı, astım ve polikistik over sendromuna bağlı kısırlık gibi diğer durumlarda iyileşme yaratabilir veya çözüm getirebilir. Ameliyat öncesinde şeker hastalığı, yüksek tansiyon veya yüksek kolesterol gibi durumları tedavi etmek amacıyla ilaç alınıyorsa, ameliyattan hemen sonra dozunu ayarlamak gerekir. Bu nedenle endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanı tarafından hastanın izlenmesi önemlidir.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77