• BIST 98.653
  • Altın 143,637
  • Dolar 3,5674
  • Euro 3,9918
  • Samsun 18 °C
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Trabzon 16 °C

Öğretmen arkadaşa!

Mustafa ÇAKIR

Uzun zamandır aklımda toplananları, bir bütün halinde sizlere sunmayı epeydir planlıyordum. “Bayram değil seyran değil” demeyin diye bugüne sakladım. Sırf yeni eğitim öğretim dönemi bugün başlıyor diye yazmıyorum.

Bugün dile getirilecek o kadar çok sorun varki. Öğrenci servislerinin niteliksiz hatta sağlıksız hizmet sunumundan, şoförlerin dikkatsiz ve kimi şefkatten uzak davranışlarına, okullardaki harabe yapılardan hijyene kadar. Ama aslında bunların da önüne geçecek başka bir formülden söz etmek istiyorum.

İnsanı yetiştiren insanın çabası…

O nedenle de bugün öğretmenlere sesleniyorum. Hayatımızın ilk öğretmeni anne-babalar, sonra okuldaki öğretmenler.

Öğretmenlik bir harf için kırk yıl kölesi olunacak meslektaşlar kümesi. Bilim adamı da siyasetçi de hırsız da katil de aynı tezgahtan geçiyor.

Masum doğan, masumca büyüyen insanlar nasıl bir azılı suçlu haline dönüşebiliyor?

Anne-babanın çocuğuna verebileceği eğitim biryere kadar. Bilimsel olarak da kanıtlanmış gerçek, çocuğun temel eğitiminden sonrasını okuldan ve çevresinden aldığı yönde. Suçlunun da başarının üçte biri eşit olarak paylaştırılmalı değil mi?

Anne-baba ve öğretmen ikilisi kişilik gelişiminde aynı dili konuşursa çocuk kazanılmış olacaktır. Bir de çevrenin katkısı eklenirse sorun çözülüyor.

Anne-babayı da, çevreyi de halkaya dahil edecek tek unsur, öğretmen. Örnek insan olmak kolay değil. Bedeli var. Bugün kapitalist yapının dayattığı zorunluluklardan gerçeği göremiyoruz. Halbuki, dün fedakar öğretmenler olmasaydı, bugün durum nasıl olurdu? Zor günleri gül bahçesine çeviren öğretmenler değil miydi!

Bugün toplumun her köşesinden feryatlar yükseliyorsa, sorumlusu önemli oranda öğretmenlerimizdir.

Şartları ne olursa olsun, -kan içseler dahi- yarının cennet bahçesini inşa etmek adına fedakarlık yapacak yine öğretmenlerdir. Maaşın varlığı ya da yokluğuna değil gelecek nesillerin neleri kaybettiğine yanacak, kavrulacak öğretmenlere muhtacız.

Eğer hala dimdik duruyorsak, o fedakar canını dişine takmış civanmert öğretmenler sayesinde. Vicdanı ve irfanı hür nesiller yetiştirmek adına “Ben öğretmenim” diyenlerin, ayaklarına batan dikenlere değil, vatan evlatlarının bilimde, teknolojide ve sanatta geri kalmalarına feryat etmeleri gerekiyor.

Diğer yandan devleti yönetenler de öğretmenleri vicdan-cüzdan ikileminden kurtararak, mesleği ekonomik yönden de itibarlı hale getirmeliler.

Yarın güneş daha parlak doğacaksa, aydınlık nesiller yetiştiren, her gün öğrencisiyle buluşmak için çırpınan, heyecanlanan, kiminin hayalperest kiminin “delirmiş” tabir ettiği mangal yürekli öğretmenlerle başarılacak.

Samsun'da bugün 200 binin üzerinde öğrenci öğretmenleriyle buluştu. Dileğim,  öğretmenliği sadece evini geçindirmek, küçük-büyük birikimler yapmak için bile bu mesleğe girenlerin aslında ne kadar kutsal bir iş yaptıklarının farkında olması.

Öğretmen arkadaş!

Bugün ilgide geç kalacağınız çocuklar sizin, bizim ve Türkiye'nin geleceği. Dünya'nın geleceği.

İki kızımın öğretmenleriyle de konuşsaydım, bu duygularımı ifade ederdim.

Öğretmenler!

Yarını tahmin etmek istiyor musunuz?

Bugün öğrencilerinize nasıl eğitim verdiğinize bakın!

Umarım maksat hasıl olmuştur!

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77