• BIST 108.398
  • Altın 143,161
  • Dolar 3,5264
  • Euro 4,1267
  • Samsun 33 °C
  • Ankara 36 °C
  • İstanbul 31 °C
  • Trabzon 30 °C

Özür Dilerim Gençler…

Aylin TAT

"Öğrenmenin yaşı yoktur." derdi 86 yaşında hayata veda eden anneannem. Bugünlerde onu yine sık sık hatırlamaya başladım, mekânı cennet olsun…

Dün doğruluğuna inandığınız gerçek bir bakıyorsunuz ki hiç de göründüğü gibi değilmiş. Tıpkı son on gündür hepimizin ezberini bozan gençler gibi…

Çok değil on gün öncesine kadar eleştirdiğim, duyarsızlıkla suçladığım sevgili gençler size ne desem ki?

Oysa; evde ebeveyn olarak, mesleğimde eğitimci olarak bilmeliydim, sizler milenyum kuşağısınız.

Sosyal bilimcilerin 1982-2002 yılları arasında doğanlar olarak tanımladığı milenyum kuşağının en önemli ortak özellikleri; kendilerine güven, özgürlük, bireysel yaklaşım, teknoloji tutkunluğu ve hız olarak sıralanabilir.

Değerine inandıkları ya da değer kattıkları işlerde çalışmayı tercih ediyorlar. Girişimci ruhları diğer kuşaklara göre daha yüksek.

Bizlerden en önemli farkları kurumsal, soğuk ve kuru iş hayatını sevmiyorlar.

Çoğu kendi işini kurmak istiyor. Sevmedikleri bir işi yapmaktansa işsiz kalmayı tercih ediyorlar.

‘Çok şükür bir işim var’ felsefesi uygun değil onlar için. Zira kendilerine güvenleri sonsuz.

Bilgisayarlı ve internetli bir ortamda yetiştikleri için dünyayı ve farklı kültürleri erken yaşta tanıyorlar. Yani bizlerden arşın arşın farklılar…

Yakın zamana kadar meydanlarda hep 68 kuşağı ruhu konuşuluyordu. Hani şu bol paça pantolonları, uzun saçları ve tüketime karşı olan duruşlarıyla bir döneme damgasını vuran devrimci ruh.

Elbette o ruhun ayrılacağı tartışmasız. Ancak değişim kendini gösterdi. Çünkü dünya çok hızlı dönüyor. Şimdilerde meydanlarda milenyum ruhu hâkim.

Biliyorum ki şu anda yazdıklarıma burun kıvıranlar ve gençlerin meydanlarda olmasını onaylamama tepki gösterenler vardır.

O halde sayın yetişkinler soruyorum size; sizler sorumluluklarınıza yeterince yerine getirebildiniz mi?

Kuyruğu kendinize değene kadar tüm olumsuzluklara sessiz kalan sizler değil misiniz?

Yasak ve baskı kararlarına neredeyse şapka çıkarır tavır almadınız mı?

Kaygı duymasaydı gençler, bayrağını kaybetmekten, ülkesinin bölünmesinden,

Kaygı duymasaydı gençler, fikrini özgürce söylemekten…

Geleceklerinin teminatını güvenle suna bilseydik onlara, emin olun ki bugün meydanlardaki sayıları bizden fazla olmazdı.

Üstelik meydanlarda provokasyonlara gelmemek için nasıl özenliler görmek lazım. İçlerine girmeden, onları hissetmeden yanılmayın sayın yetişkinler.

Onlar müthişler. Meydanlar da müthişler, twitleriyle hiç tanımadıkları insanlara doktor, avukat gönderirken müthişler.

Elbette ki çok üzücü manzaralarda gördük. An geldi, ağladık. An geldi, dualara sığındık. Ancak gençlerdeki bu ruh bize onlara güvenmemiz gerektiğini hatırlattı…

Ulu önder Türkiye Cumhuriyetini neden gençlere emanet etmiş anladınız mı?

Yaşanlardan hepimiz sorumluyuz.

Sevgili gençler!

Sizlerden binlerce kez özür dilerim. Sizleri internet bağımlısı gibi görüp, ülkenin bölünmez bütünlüğünün, hukukun üstünlüğünün umurunuzda olmadığını sandığım için.

Oysa ki biliyordum; muhtaç olduğunuz kudretin damarlarınızdaki asil kanda mevcut olduğunu.

Sevgi ile hepinizi kucaklıyorum…

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77