• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Samsun 11 °C
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Trabzon 16 °C

Reçete

Mustafa ÇAKIR

Bazı anlar, günler, aylar hatta yıllar maddi ve manevi hayatımızı tek başlarına şekillendirirler. Kiminde sevinç, kiminde hüzün vardır. Müslümanların üç ayları Recep, Şaban, Ramazan manevi hayatın yanı sıra maddi hayatı da bereketlendirecek fırsatlarla dolu.

Recep ve Şaban'da beraatını alan Müslümanlar Ramazan'da her anlamda zirveye çıkıyorlar. Dün akşam şeytan prangalandı. Nefsini kontrol edebilen Müslüman için her biri büyük müjdelerle dolu 29 günün ilk gününü yaşıyoruz.

Bu günden itibaren az yiyen, az uyuyan ve vakitlerini bolca ibadetle geçiren Müslümanlar manevi hayatın doruklarında gezecekler.

Malından zekatını veren sahip olduğu zenginliği sigortalayacak. Fitresini veren bedenine gelecek kaza ve olaylara karşı tedbirini alacak.

Bu yazıyı sıradan bir Ramazan yazısı olarak değerlendirmeyin. Bu ifadeyle sıra dışı bir yazı kaleme aldığımı da iddia etmiyorum. Çünkü ben bu konularda kesin ifadeler kullanabilecek hüküm verecek yetkinliğe sahip olmadığımı biliyorum.

Ama şunu da unutamıyorum, İslamiyet toplum ve toplumlar arası ilişkilerde dengeleyici bir unsur olarak varlığını asırlardır sürdürürken günümüzde yoksul ve yoksun insanların varlığını.

Biz Müslümanların sevgisinden hoşgörüsünden ve zenginliğinden cömertçe vermekte neler yaptığımızı tarih yazıyor.

Hz. Muhammet (SAV) dönemindeki hassasiyeti o cömertliği yaşamayı beklemiyorum tabiki, o onlara özeldi; yaşadılar gittiler. Bize üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin güncelliğini yitirmeyecek dersler bıraktılar.

Gelin bu Ramazan bir iyilik yapalım.

Ama bu iyiliği başkası için değil, yürekten her şeyimizle isteyerek kendimiz için yapalım.

Zengin malından versin, yoksul tebessümünden.

“Benim neyim var ki!” hayıflanması, yaratanın bahşettiği aklı, beden sağlığını, cömertliği ve kalbe yerleştirilmiş sevgiyi inkar olur.

İsteyen herkes verecek bir şeyini bulabilir.

Affettikçe büyüyoruz.

Gelin bu Ramazan kırgınlıkları da ortadan kaldıralım. Toplumun bozuk düzenine hayıflanmaktan pozitif yaşama meyledelim.

Başkasını değiştirmek yerine önce kendimizde yanlışlıkları bertaraf etmek için çabalayalım.

Dedim ya, ben dini konularda engin bilgisi olan biri değilim. Ancak, 19 yıllık meslek hayatımda gördüğüm, yozlaşma ve bozulmanın temelinde içe kapanıklık, cimrilik ve hoş görememek var.

Bugün eşimin Anneannesini toprağa veriyoruz. O, son yolculuğuna dünyada kazandıklarından hiç birşey götüremiyor. Ne maaşı ne de yaşarken bir kenara koydukları bugün onunla birlikte değil. Anneannemiz bugün toprağa girerken, dünyadan bir parça kefen bezi, eliyle verdiklerini, diliyle söylediklerini ve yetiştirdiği hayırlı evlatlarının duasını götürüyor.

Ölüm hakikati önümüzde dururken, her gün bir yakınımız bu dünyaya veda ederken bugün yaşamaya başladığımız Ramazan, Maddi ve manevi hayatımızın büyük bir reçetesi. Reçeteyi okuyan bayrama ferah girecek. "Aman sende" diyen kimse kusura bakmasın hayıflandığı ile kalacak.

Not: "Son yazımda İSO'nun Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu anketinde arkadaşlarımın hazırladığı haberde gözden kaçan bir ayrıntıyı bende kontrol etmeyerek, 4 olan Samsunlu şirket sayısını 3 olarak yazdım. Sehven yapılmış bir hatayı daha sonra arkadaşlarım daha sonra yaptıkları haberle düzelttiler. Şimdi ben de buradan Özyılmaz Fındık Tic. San. Ltd.'yi yürekten tebrik  ediyorum. Samsun için üreten emek harcayan herkes bu şehrin baş tacı olmalıdır."

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77