• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Samsun 13 °C
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Trabzon 15 °C

Şah Fırat Operasyonu

Milli Savunma Bakanı Yılmaz, operasyon hakkında TBMM Genel Kurulu'nu bilgilendirdi

TBMM (AA) - Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Şah Fırat Operasyonu ile kaybedilen vatan toprağı olmadığını, Türkiye'nin egemenlik hakkından vazgeçmediğini söyledi. 

Yılmaz, Süleyman Şah Saygı Karakolu'na yönelik Şah Fırat operasyonu hakkında TBMM Genel Kurulu'nu bilgilendirdi. 

Sözlerine, "Bu coğrafyanın bin yıldan beri bu aziz millete vatan olduğunun göstergelerinden birisi de Süleyman Şah Türbesi'dir" diye başlayan Yılmaz, Osmangazi'nin dedesi Süleyman Şah'ın 13. yüzyıldan bu yana Caber Kalesi eteklerinde bulunan kabrinin, Türkiye ile Fransa arasında imzalanan Ankara Antlaşması uyarınca Türk toprağı kabul edildiğini, Lozan Barış Antlaşması'nda da Ankara Antlaşması hükümlerinin geçerli olduğunun teyit edildiğini anımsattı.

Türbenin ata emaneti olarak dönem dönem yenilendiğini, bakım ve onarımının yapıldığının anlatan Yılmaz, türbenin yerinin önce 1939 yılında kale içinde değiştirildiğini, daha sonra Fırat Nehri üzerine baraj yapılması nedeniyle türbenin 1975 yılında Caber Kalesi'nden alınarak Halep'e bağlı Karakozak Köyü'ndeki Fırat'ın doğu yakasına taşındığını kaydetti.

Yılmaz, Caber Kalesi'nin en yakın Türk sınırına yaklaşık 90 kilometre, Karakozak köyündeki karakolun en yakın Türk sınırına yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta olduğunu belirtti. 

Konunun her partinin ortak sorumluluğunda olan milli bir dava olduğunun altını çizen Yılmaz, "Bu operasyona karşı çıkan dış güçlerin kim olduğuna bakıldığında, operasyonun ne kadar yerinde ve doğru olduğu görülecektir" diye konuştu. 

Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin ata emaneti olarak gördüğü Süleyman Şah Türbesine hizmet etmeyi ecdada saygının gereği olarak gördüğünü ve yerine getirdiğini ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

"Bu aziz millet, bu yurdu kendisine vatan yapanları her zaman hayırla yad etmiştir. Bugün bu topraklarda özgürce, başımız dik olarak yaşıyorsak, bunu ecdadımıza borçlu olduğumuzu biliyoruz. Onların hatırasına sahip çıkmayı bir borç, bir görev olarak görmekteyiz. Onların tarihe sığmayacağını, bir gül bahçesine girercesine kara toprağa girenlerin aziz hatırasına ne yapılsa az geleceğini, onları ancak ebediyetlerin istiap edeceğini, Orhan Şahin Gökyay'ın ifadesiyle bu vatan toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi duranlarındır. Bir tarih boyunca onun uğrunda kendini tarihe verenlerindir. Ardına bakmadan yollara düşen, huduttan hududa yol bulup koşan her taşı yakut olan bu vatan can verme sırrına erenlerindir olduğunu çok iyi bilmektedir." 

 

- "Tezkerede hükümetin haklılığı ortaya çıktı"

 

Yılmaz, TBMM'nin 2 Ekim 2014'te TSK'nın gerektiği halde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere Suriye tezkeresini kabul ettiğini anımsatarak, gelişmelerin tezkerede ileri sürülen hususlarda hükümetin haklılığını ortaya koyduğunu vurguladı. 

DEAŞ terör örgütünün uluslararası toplum tarafından da tehdit olarak görüldüğünü, BM Güvenlik Konseyi kararları çıkarıldığını, 70'e yakın ülkenin uluslararası koalisyon oluşturarak mücadele vermeye başladığını anlatan Yılmaz, Japonya, Ürdün ve ABD vatandaşlarının da aralarında bulunduğu rehine ve insanlara karşı cinayetlerin tehdidin boyutunu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. 

Yılmaz, Türkiye'nin uluslararası koalisyonun parçası olduğunu açıkça beyan ettiğine ve çalışmalara katkı vermek amacıyla sözleşme imzaladığına dikkati çekti. 

Suriye'de her geçen gün artan güvenlik sorunları ve askeri zaruretler dikkate alınarak, uluslararası hukuktan doğan haklar saklı kalmak kaydıyla, uluslararası anlaşmalarla Türk toprağı olan Süleyman Şah Saygı Karakolu'ndaki manevi değerleri yüksek ecdat yadigarı emanetlerin geçici olarak Suriye'de Eşme Köyü sınırları içinde bir yere taşınmasına karar verildiğini anlatan Yılmaz, bu karar uyarınca 21 Şubat'ta eşzamanlı iki operasyon başlatıldığını kaydetti. 

Mürşitpınar'dan Suriye'ye giren birliklerin Karakozak'a hareket ettiğini dile getiren Yılmaz, bu birliklerin 22 Şubat gecesi 00.30 sıralarında Süleyman Şah Saygı Karakoluna ulaştığını, başka bir tank birliğinin Eşme civarında Süleyman Şah'ın yeni kutsal mekanı için gerekli toprak parçasını kontrol altına aldığını söyledi. Yılmaz, Eşme'deki birliklerin saat 21:02'de Türk Bayrağı'nı bu toprak parçası üzerinde dalgalandırdığını ifade etti. 

Karakozak'taki saygı karakoluna varan birliklerin, Süleyman Şah'ın naaşıyla diğer emanetleri, nöbet tutan 38 mehmetçiği alarak 06:03 sıralarında Türkiye'ye güven içinde geldiğini vurgulayan Yılmaz, operasyonun saat 10:12'de tamamlandığını anlattı. 

 

- "Mehmetçiğimizin rehin olmadığı gösterildi"

 

Operasyona 39 tank, 57 zırhlı araç, 100 araç ve 572 personelin katıldığını, operasyonun kara kuvvetleri unsurlarınca icra edildiğini, Türk Hava Kuvvetleri unsurlarının ülke içinde hazır bekletildiğini kaydeden Yılmaz, şöyle devam etti:

"Her türlü risk içeren bölgede çatışma dahi olmaksızın bu operasyonun gerçekleşmesi, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin caydırıcılık gücünü ve harbe hazırlık derecesini göstermektedir. Bu operasyonu başarıyla gerçekleştiren Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları başta olmak üzere tüm mensuplarını tebrik ediyoruz. Milletimizin haklı güvenine mazhar olduklarını bir kez daha gösterdiler. 

Şah Fırat Operasyonunun başlangıcında, intikal sırasında bir personelimiz geçirdiği kaza neticesinde şehit olmuştur, bu vesileyle şehidimize Allah'tan rahmet, ailesine ve silahlı kuvvetlerimize başsağlığı diliyorum. 

Bu operasyon, Mehmetçiğimizin can güvenliği ve askeri gereklilik dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. 'Mehmetçik rehin' diye daha önce açıklama yapanlara Mehmetçiğimizin rehin olmadığı gösterilmiştir. Türkiye güçlüdür, milli hak ve menfaatlerini koruma gücüne sahiptir.

Bugün Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerin geçmişte bir örneği görülmemiştir. Bu istisnai duruma karşı istisnai tedbirlerin alınması da doğaldır. Kaybedilen vatan toprağı yoktur, Türkiye egemenlik hakkından vazgeçmemiştir. Süleyman Şah Saygı Karakolu'na her an bir baskın olma ihtimali de gözönüne alınarak, savaş uçaklarımız havada devriye görevi yapmaktaydı. Bu bölge 24 saat boyunca İHA'larla da gözlemlenmekteydi. Ancak gözlem hava şartları müsait olduğunda yapılmakta, kötü hava şartlarında bu dahi yapılamamaktaydı. Bu da mevcut riski artırmaktaydı. Bu tehdidin ne kadar süreceği de bilinmemektedir. '5 yıl sürer' diyen de var, '30 yıl sürer' diyen de var. Hangisi olursa olsun, bulunduğu yerde verilecek güvenlik hizmeti, ilave risk taşımaktadır. Bu riski ortadan kaldırmak, bu ülke çıkarlarına daha uygundur, burada yapılan da budur. Bir saldırı halinde mukabelede bulununcaya kadar geçecek sürede Mehmetçiğimizin kalacağı riskin ise karşılığı yoktur."

 

- "Kimse kararlılığımızı test etmesin"

 

Operasyonun gerekliliğini milletin anladığını dile getiren Yılmaz, Türkiye'nin daha önce de Musul Başkonsolosluğu personelinin rehin alınması tecrübesini yaşadığını anımsattı. 

Musul Başkonsolosluğu personeli rehin alındığında "konsolosluk niye daha önce boşaltılmadı" diye suçlama yapanların bugün, "niçin karakol boşaltıldı" demeye hakkı olmadığını dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti: 

"Bu aziz millet Dışişleri Bakanı, İçişleri Müsteşarı, MİT Müsteşarı ve Genelkurmay İkinci Başkanı arasındaki güvenlik toplantısının dinlenerek dış güçlere servis edilmesi üzerine yapılan tartışmaları da hatırlamaktadır. O gün 'Devlet, Süleyman Şah karakolunu bahane ederek Suriye'de savaşa girecek' diyenleri de unutmamaktadır. Bu iddiaların boşa çıktığını millet görmektedir. Olaylar ve gelişmeler o iddia sahiplerini yalanlamıştır. İddiaları boşa çıkanların bugün yeni söz söylemeye hakları yoktur. 

Hükümetimiz her bir vatandaşımızın can güvenliğini koruyacak tedbirleri alır. Her bir karış vatan toprağını korumak için gereken tedbirleri alır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Biz hep söyledik, kimse Türkiye'nin ülke topraklarının ve vatandaşlarının can güvenliğini koruma yolundaki kararlılığını test etmesin. Bu kararlılığımızı gerçekleştirdiğimizi bu operasyonla gösterdik. Bu operasyon ulusal çıkarlarımızı korumak için kararlılığımızı göstermektedir. Her türlü tedbiri almaktan çekinmeyeceğimizin de apaçık göstergesidir. Bugünden sonra da bu vatanın ve milletin her türlü hakkını ve hukukunu korumak için ne gerekiyorsa yapacağız, bundan kimsenin şüphesi olmasın. 

Suriye Eşmesindeki Süleyman Şah Türbesi, ülkemize yürüme mesafesinde, ecdadına bir fatiha okumak isteyenleri Süleyman Şah türbesini ziyaret etmeye davet ediyoruz. Orada da görülecektir ki bayrak dalgalanmaktadır, ecdat emanetlerine sahip çıkılmaktadır. Bundan sonra da sahip çıkılmaya devam edilecektir. Bize güvenin. Bu güveni bu ana kadar hiç boşa çıkarmadık, bundan sonra da boşa çıkarmayacağız. Bir kez daha operasyonun başarıyla gerçekleşmesinde görev alan başta silahlı kuvvetlerimiz olmak üzere herkese teşekkür ediyorum, intikal aşamasında şehit olan şehidimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum."

Yılmaz, konuşmasının sonunda Abdurrahim Karakoç'un "Yemin" şiirini okudu. 

Yılmaz'ın konuşmasına MHP ve CHP'li milletvekilleri yerlerinden laf atarak tepki gösterirken, AK Parti'li milletvekilleri alkışlarla destek verdi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77