TÜİK geçen hafta Türkiye nüfusunu açıkladı. Buna göre ülkemizin 2011 nüfusu bir önceki yıla göre 1,35 oranında artarak 74.724.269 olarak tespit edildi. Bu nüfusun kadın erkek oranlaması hemen hemen aynı. Nüfusun yüzde 50,2'sini (37 milyon 532 bin 954 kişi) erkekler, yüzde 49,8'ini (37 milyon 191 bin 315 kişi) ise kadınlar oluşturuyor.
Bu istatistiğin ilgi çeken bir bölümü de nüfusumuzun yaklaşık yarısı 29 yaş ve altında. Bu Türkiye’nin en önemli gücü. Bu güç aynı zamanda ülkemize ve yönetenlere çok büyük sorumluluk ta yüklüyor. Bu potansiyel iyi yönetilmediği takdirde birçok olumsuzluğun meydana gelmesi ise kaçınılmaz.
Sonuçlara göre, ülke nüfusunun yüzde 76,8'i il ve ilçe merkezlerinde yaşıyor. 57 milyon 385 bin 706 kişi il ve ilçe merkezlerinde ikamet ederken, 17 milyon 338 bin 563 kişi de belde ve köylerde yaşıyor.
Yine sonuçlara göre 81 ilden nüfusu artan 56 ile karşılık 25 ilin nüfusunda azalma meydana gelmiş. İşte bundan sonra vereceğimiz bilgi ise hiç iç açıcı değil. Bu 25 il arasında içinde yaşadığımız şehir Samsun da bulunuyor. Üstelik halen Büyükşehir olan 16 il arasında nüfusu azalan tek Büyükşehir, Samsun. Nüfusumuz 2010 yılında 1.252.963 iken 2011 yılında 1.251.729’ gerilemiş. Diğer illerle karşılaştırmalı tabloyu ekte sunuyorum.
| Nüfus |
2010 | 2011 |
Adana | 2.085.225 | 2.108.805 |
Ankara | 4.771.716 | 4.890.893 |
Antalya | 1.978.333 | 2.043.482 |
Bursa | 2.605.495 | 2.652.126 |
Diyarbakır | 1.528.958 | 1.570.943 |
Erzurum | 769.085 | 780.847 |
Eskişehir | 764.584 | 781.247 |
Gaziantep | 1.700.763 | 1.753.596 |
Mersin | 1.647.899 | 1.667.939 |
İstanbul | 13.255.685 | 13.624.240 |
İzmir | 3.948.848 | 3.965.232 |
Kayseri | 1.234.651 | 1.255.349 |
Kocaeli | 1.560.138 | 1.601.720 |
Konya | 2.013.845 | 2.038.555 |
Sakarya | 872.872 | 888.556 |
Samsun | 1.252.693 | 1.251.729 |
Bu şehir, Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden birisine sahip. Bu şehirde bir de özel bir üniversite var. Bu şehirde sayıları 15’i bulan özel hastane hizmet veriyor. Bu şehrin limanı ticaret hacmi bakımından ülkemizin en büyük limanlarından. Ayrıca 2 özel liman daha var. Bu şehirde “kağıt üzerinde de olsa” 5 Organize sanayi bölgesi mevcut.
Bu şehir sınırlarında ülkemizin 7 büyük ovasında 2’si bulunuyor. Bu ovalar verim açısından üst düzey standartlarda yer alıyor. Bu şehir, Karadenizin ve dolayısıyla orta asya ve Ortadoğu coğrafyasının geçiş noktalarından bir yerde duruyor. Bu şehrin insan gücünde, üretim kapasitesinde sıkıntı yok. Bu şehrin alanı şehirleşmeye, yatırım yapmaya oldukça müsait. Bu şehrin hava, kara ve deniz yolu ile ulaşımında problem yok. Bu şehrin burada daha uzunca bahsedebileceğimiz bir çok avantajları var.
Samsun 1999 yılından bu tarafa 13 yıldır tek başkan tarafından yönetiliyor. Bu şehir 3 dönemdir seçimlerde iktidar partisine %50 ve üzerinde oyla birinciliği veriyor. Bu şehrin iktidar partisi milletvekillerinden 4’ü 2002 yılından bu tarafa milletvekili ve bu vekillerden ikisi çok önemli bakanlık koltuklarında görev yaptılar ve halen yapıyorlar. Yani halkın siyasi istikrarı sağlama konusunda zaafı yok. Zafiyet, halkın verdiği sorumluluğu kullanma noktasında. Bir şehrin hele de bir büyükşehrin hele de yukarıda saydığımız avantajları olan bir büyükşehrin nüfusunda meydana gelen azalışın mantıksal izahını yapacak olan bir yiğit varsa beri gelsin.
Bir şehrin doğum oranları da dikkate alındığında nüfusunun azalması için iki sebep olabilir. Birincisi, ölümlerin doğumlardan fazla olması, ikincisi ise bu şehrin göç veriyor olması. Birinci ihtimalin gerçekleşme ihtimali çok zayıf olduğuna göre acıdır ki Samsun göç vermektedir.
Bunun adı şehrin imkanların çarçur edilmesidir. Bunun adı şehrin dinamiklerinin bir takım çıkarlar için ziyan edilmesidir.Bunun adı güzelim şehrimin tükenmesidir. Bunun adı tek kelimeyle şehri yönetenlerin beceriksizliğidir.
Gazete sayfalarında şehrin çağ atladığından, geliştiğinden ,kabuğuna sığmadığından, makus talihini yendiğinde dem vuran özellikle iktidar partisi mensubu yöneticilerinin bu tablo karşısında sanıyorum yine kalkıp muhalefeti suçlamaları mukadderdir.
Yazıyı kaleme alırken bile yukarıda ki tabloya baktığımda ellerim titriyor. Gözlerim yaşarıyor. Bu acıyı hissetmeyenlere ise acıyorum. Çocuklarımıza nasıl hesap vereceğiz? Saygı ile…