• BIST 98.305
  • Altın 143,791
  • Dolar 3,5718
  • Euro 3,9920
  • Samsun 17 °C
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Trabzon 16 °C

Samsun'da var da...

Mustafa ÇAKIR

Birkaç yıldır Samsun’da yerel üreticilerin desteklenmesine dönük çaba var.

 Bu kıvılcımı Ağustos 2009’da ilk biz yakmıştık.

Merak edenler o gün nelerin söylendiğini yazı dizileri kategorisinden okuyabilirler.

Yaygın zincir marketlerin yerel üreticiye vurduğu darbeyi gündeme getirmiş, tüketiciden satıcıya hemen herkesin dikkatini çekmeyi başarmıştık.

O günlerde Samsun Ticaret ve Sanayi Odası da haklı bir pozisyon alarak yerel markaların ürünlerini Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda halkla buluşturmuştu.

“Samsun’da var Samsun için al” kampanya başlığı markaların iletişim alanlarını sınırlasa da niyet hasıl olmuş, Samsunlu tüketici, yaygın markalardan kalite farkı olmayan yerel ürünleri tanımıştı.

Hatta kimisi şöhretli markaların bile önünde.

Buraya kadar sorun yok.

Ama, iletişim üzerine kafa yoran birisi olarak çalışmanın bir ayağının hep eksik kaldığını dile getirmek zorundayım. Uzun süredir neresinden değinirsem maksadımı doğru ifade edebilirim diye düşünürken, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Murzioğlu imdadıma yetişti.

Son meclis toplantısında düşündüklerimi ondan duymak beni mutlu etti. Samsun Perakendeciler Derneği’nin bayraktarlığını yaptığı kampanyanın amacına ulaşması için üreticinin de mevcut karlılığı yeterli görmeyip, yatırım yapması gerekiyor. Murzioğlu’nun tabiri ile “ürünü sattığı için ‘benim markaya ihtiyacım’ diyen üreticiler” artan rekabette eriyecekler.

Tüketici sadece kaliteli malı değil, kaliteli ve heryerde gördü markayı satın alıyor.

Tüketici, heran görmediğini bilse bile tercih etmiyor. Bunun iletişim stratejileri ve psikolojik nedenleri var. Ve uzun izah gerektiriyor.

HABEREXEN’in de tuzu bulunan, STSO’nun öncülüğünde Samsun Perakendeciler Derneği’nin aktif rol aldığı yerel ürünlerin tercih edilmesi konusunda oluşan saçayağının üretim ayağının da güçlendirilmesi gerekiyor. Üreticiler de, markalarına iletişimden ambalaja varana kadar her anlamda yatırım yapmalı.

“Bu üçlüden hangisi yoksa proje batar?” derseniz, cevap çok net. Üretici yoksa çalışmanın da bir anlamı yok.  

Ticaretin kuralları belli. Rakiplerine oranla daha çok vitrinde olan ençok tercih ediliyor. Vitrine girmeden de karlılık mümkün ama kalıcı olunamıyor.

Bunun örnekleri çok. Reklama girmesin diye isim vermiyorum. Çevrenize ve marketlerin, mağazaların raflarına, vitrinlerine baktığınızda onları fark edeceksiniz.

Yerel bir markanın karlılığı en çok sahiplerini mutlu edecektir. Ben işin o kısmında da değilim. O mutluluğun oluşturacağı yeni istihdam ve yatırım projelerinin kazandırdıkları onun çok ötesine geçecektir.

Sonuç da yerel marketler de şöhretli markaları satmayı biliyor.

Şehirde bir kalkınma hamlesi yürütülecekse bu hepbirlikte mümkün.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77