• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • Samsun 3 °C
  • Ankara -3 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Trabzon 9 °C

Sen neyi bekliyorsun?

Mustafa ÇAKIR

Kentin iş ve istihdama dönük problemlerini konuşmaktan kültürü, sporu, sanatı, eğitimi neredeyse unuttuk.

 

Samsun gecenin iyice karardığı şafak vaktinin yaklaştığı dakikaları yaşıyor. Onca problemin gün yüzüne çıkması, neredeyse konuşulmayan hiçbir konunun kalmamasının nedeni de bu.

 

Ama bir noktayı atlıyoruz. Eleştirirken ya da yol gösterirken usulde hata yapıyoruz.

 

Bilerek ya da fark etmeden ötekileştiriyoruz.

 

Açık ve samimi bir şekilde soruyorum: Son yıllarda –hatta bir düzeltme yapacak olursak 1999 seçimlerinin hemen ardından-  Yusuf Ziya Yılmaz, ya eleştirinin yada tartışmasız övgünün merkezinde olmadı mı?

 

Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun'un Büyükşehir Belediye Başkanı. İş yaptığı sürece eleştirilecek ve övülecek. Ama ikisinin de bir sınırı olmalı.

 

“Şehrin kartpostalını değiştiren adam” tanımlamasını ilk ben kullanmıştım. Diğer birçok hizmet sunumunda ki yanlışları nedeniyle de eleştiren yine bendim. 

 

Bizden şunu beklemeyin; kayıtsız bir eleştirinin kaynağı ve acımasız bir önyargının merkezi asla olmayacağız.

 

Sadece Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'a karşı değil, bu kent için emek harcayan herkese karşı aynı tutum içindeyiz: Başarıları kamuoyu ile paylaşarak onurlandırıyoruz. Ancak aynı hassasiyetimizi kamu yararını güden çizgiden sapmadan, doğruyu bulmak adına eleştirmek için de gösteriyoruz.

 

Yani eskiye ait, fakat bir o kadar da güncel tabirle “Sapla samanı karıştırmıyoruz.” Bunu da asla bir beklentiyle değil mesleğimizin onuru için yapıyoruz.

 

Öyle bir özgüven varki biz de, karşılığı ne para ne de tebessüm dahi olsa kurumsal duruşumuzu rencide edecek hiçbir talebe “evet” demiyoruz. Hiçbir talepte de bulunmuyoruz. Gerçek bir ustanın çırakları gibi üretmeye çalışıyoruz.

 

Dün Resul Tüfekçi'nin 'Usta Milleti' başlıklı yazısı bütün ustalara mesaj veriyordu. Her meslekte, her sektörde ustalar var. Kimi mobilya, kimi araba, kimi de yazı üretiyor… Problem, “eti senin kemiği benim” anlayışından uzak yetişen çıraklarda.

 

Bugüne kadar neredeyse imkansız olarak görülen “Büyükşehir Belediye Başkanı, Bakan, Milletvekilleri, Valisi, ilgili bürokratları ve işadamlarının bir araya gelerek samimiyetleriyle geçmişte yaşadıklarını gelecekte hayatlarını sürdürecekleri bu kent için bir kenara itemezler mi? Herkese ikinci, üçüncü şansı veren bu insanlar Samsun'u birlikte kucaklamayı bir kez daha deneyemezler mi?

 

Yaparlar ama ortamı hazırlayacak bir abi lazım. Yaş önemli değil. Gerçekten yüreği ile herkesi sarabilecek olgunlukta, kafasında Samsun, hedefinde Samsun olan bir abi lazım.

 

Böylece sadece kıyı kenar çizgisini, yatırımcılara uygulanan mobbingi, yatırıma dönük arazi bulunamayışını değil, kültürü, sanatı, sporu konuşarak her alanda büyümek için fırsat yakalayacağız.

 

Kavgalar ve kırgınlıklar nedeniyle birçok alanda devam eden yatırımları, büyüme hamlelerini göremiyoruz. Görsek de dile getirmeye vakit bulamıyoruz. Gündem hızla değişiyor, değiştiriliyor.

 

Aslında herkes, için için bu yazılanları konuşuyor. Ama dile getirmiyor. Geminin karaya oturduğunu göre göre yara almak hangimizi yaralamayacak?

 

Lütfen bir kez daha düşünün. Başkası adım atmıyorsa, sen neyi bekliyorsun?

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77