• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 8 °C
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Trabzon 9 °C

SPORDA BAŞARI

Taner YILMAZ

 Spor  nedir? Önceden belirlenmiş kurallara göre bireysel ve takım halinde yapılan, genellikle rekabete dayalı yarışma ve kişisel eğlence veya mükemmelliğe ulaşmak için yapılan fiziksel aktivitedir.

Türkiye spor branşlarında uluslar arası arenada başarılımı? Bunun en iyi  göstergesi olimpiyatlarda aldığınız başarı ve madalyalardır. Diğer spor organizasyonlarda aldığımız neticeler olimpiyatlarda aldığımız neticeden bir farkı yok. Yapılan binlerce tesise, milyon dolarlar harcamamıza rağmen ülkemiz neden sporda başarısız? 77 milyonluk nüfus, 5.500.000 civarında lisanslı sporcumuz varken içlerinden neden dünya şampiyonları çıkartmakta başarısız oluyoruz.

Birkaç madalya ile idare ediyoruz. Devşirme sporcularla kazanılan başarı zaten bir noktadan sonra bitmektedir.

Sporda başarı  ülkemizin itibarı, ekonomik gelişmişliği, morali için çok önemli. Amerika, Çin, Almanya ve diğer ülkelere baktığımızda  spordaki başarıyı yakalayabilmek için kendi modellerini kurmuşlar.Tesis alt yapısını ve eğitim sistemini buna  göre dizayn etmişler ve başarıyı yakalamışlar.

 Türkiye’de durum ne diye sorarsanız.

 ‘’ AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR’’ Ata sözünü unutur olmuşuz.

 5-8 yaşında keşfedilmeyi bekleyen milyonlarca gencimiz varken, Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor bakanlığı'nın yaptığı yanlışlar yüzünden gençleri ancak 11-14 yaş aralığında seçebiliyoruz. Başarılı gençler okul ve spor arasında kaybolup gidiyor. İlkokullarda Beden Eğitimi öğretmenlerinin saf dışı bırakılmasıyla genç sporcu adayı cevherleri seçmede geç kalmış oluyoruz. Özellikle belirtmek de fayda görüyorum: Beden eğitimi ve spor dallarındaki öğretmenleri, ana sınıfı ve ilkokullarda saf dışı bırakmak TÜRK SPORUNA ADINA ALINMIŞ ÇOK BÜYÜK YANLIŞ BİR KARARDIR.

Çocuklardaki cevheri erken yaşlarda keşfedip işlemeliyiz. Yetenekleri ile başarılı olacağı alanlara yönlendirmeliyiz. Düşünsenize  ilkokulda başlayan eğitim ve öğretim sürecinde sporda eğitim almamış bir sınıf öğretmeni yetenekli öğrencileri nasıl seçecek ve yönlendirecek?

Ana sınıfından başlayarak ilkokul ve ortaokulda beden eğitimi öğretmenleri tarafından keşfedilmesi, eğitilmesi ve yeteneğine göre yönlendirilmesi yapılması gereken milyonlarca çocuğumuz  yanlış uygulamalar sonucunda spordan uzaklaşmak da, sadece hobi olarak spor yapıyor mu yapıyor mantığı ile eğitim verilmektedir.

 Türk eğitim sisteminin mantığı sporcu yetiştirmenin önünde bir engeldir. Yetenekli ve başarılı gençler dersane,okul  ve ev üçgeninde spora  zaman ayıramıyor ve gençlerimizi sınavlarda kaybediyoruz. Okul ve spor arasında kalan gençler  aile ve toplum baskısıyla derslere yönelince sporda yetenekler köreliyor.

Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç, acilen Milli Eğitim Bakanlığının Müfredat ve Beden Eğitimi dersi ve içeriğine müdahil olmalıdır. Yoksa binlerce tesis yapılmış, yaz okulu, kış okulu açılmış hiçbir işe yaramayacak.

EN BÜYÜK YATIRIM İNSANA YAPILAN YATIRIMDIR.

Nasıl AK Parti hükümeti 2023 için ekonomik hedefler koyduysa olimpiyatlar ve diğer organizasyonlar için de hedef koymalıdır. Nasıl tesisleşme alanında bir hedef konulmuşsa ,Ulusal anlamda bir spor politikamız olmalıdır. Sporu ehliyetsiz ve liyakati olamayanlardan acilen temizlemeliyiz.

Okuldaki eğitim sistemini yeniden dizayn etmeliyiz. Temel sorun eğitim ve düşünce sorunudur.

Türk sporunu nasıl iyi bir yere getirebiliriz sorusuna cevap aramalıyız. Aslında yazılacak o çok şey var ama kısa olarak değinirsek

-Toplumuzda sporu bir yaşam biçimi haline getirmeliyiz. Bir Ailede spor kültürü oluşturmalıyız.

-Spor politikalarında istikrar sağlanmalı-Standart oluşturulmalı. Her gelenin kendini ispat için sistemi değiştireceği bir yapıya izin verilmemesi gerekir.

-Gençlerin spora 5-6 yaşında başlayacağı alt ve üst yapı acilen kurulmalı

-Beden eğitimi dersleri ilkokul birden hatta imkan varsa anaokulundan başlanılmalı sınıf öğretmeni değil beden eğitimi öğretmenleri tarafından ders verilmelidir.

-Beden eğitimi dersleri veren öğretmenler ve antrenörler özel eğitime tabi tutulmalı. Yenilikleri ve teknolojiyi takip edebilecek, kendilerini geliştirecek imkanı sağlamalıyız. Eğitimi sürekli hale getirmeliyiz

-Gençlerin okula başladığı günden itibaren fiziksel ve ruhsal durumu kontrol edilmeli, takip edilip, yeteneğine göre gençler  yönlendirilmelidir.

-Beden eğitimi öğretmenleri ve antrenörleri için sporcu öğrenci takip programı oluşturulmalı, aylık olarak bu bilgilerin Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde depolanmasına, öğrencilerin spor ve yetenek gelişimleri bu program sayesinde takip edilmelidir. Yeteneklerine göre öğrenciler belirlenmelidir.  Genç-Bilgi-Yönlendirme-Takip-Süreklilik

- Yetenekli gençlere devlet burs vermelidir. Ailesine ve genç sporcuya maddi yardım yapmalıdır.

-Ortaokul-lise ve üniversitede sporda rekabeti artırıcı turnuvalar düzenlenmeli. Acilen her branşta üniversite ligi kurulmalı

-Okullarla spor tesisleri alt yapısı artırılmalı

-Eğitimli ve eğitilmeye acık yöneticilerin kadrolarda görevlendirilmeli

-Devşirme sporcu politikasından vazgeçmeliyiz

-Spor sadece FUTBOL değildir.

-Spor tesislerini halka ve gençlere açmalıyız.

-Sporcuların çok iyi bir hazırlık dönemi geçirmesi sağlanmalı.

-Sporcuların müsabakalara  zihinsel olarak yeterince hazırlanamaması ve sporcu  psikolojisinin iyi yönetilememesi

-Torpilin sporcu seçiminde etkisinin azaltılması

-Sporda sponsorluk sistemini yaygınlaştırmak için çalışmaları artırmak.

-Sporun başındaki yöneticiler koltuklarımızı nasıl koruruz değil de, ülkemizi temsil edecek  başarılı sporcuları nasıl  yetiştiririz diye kafa yorarlar.

Kısaca değindiğimiz bu sorunları artırabiliriz. Genel hatlarıyla yazdım. Sorunları ortadan  kaldıracak yetkili iki bakanlık bulunmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı ,Gençlik ve Spor Bakanlığı bu konularda eğer çözüm bulamazsa biz ne olimpiyatlarda nede diğer organizasyonlarda kendimizi avutmak dan başka bir şey yapmayız.

 Sporda başarı kalır başka baharlara.

ASLINDA BİZ SPORDA BAŞARILI OLACAKTIK AMA……. DERİZ DURURUZ.

                ‘’ KARADENİZ, YEŞİLİ, DENİZİ VE İNSANIYLA GÜZELDİR

                   KARADENİZİN  YEŞİLİ HİÇ BİTMESİN, YEŞİL HEP YEŞİL KALSIN ‘’

 Bir sonraki yazımda  AK PARTİ VE BÜROKRASİ hakkındaki düşüncelerimi paylaşacağım.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77