• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Samsun 24 °C
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Trabzon 24 °C

Tütün, PO ve Fındık…

Mustafa ÇAKIR

Salı günü yeni fındık stratejisini yazdığımda bazı okurlarımdan “bu kadar da değil” tepkisini aldım. Ancak aradan 24 saat dahi geçmeden Tarım Bakanı Mehdi Eker'in açıklamalarını okuyanlar, yazdıklarımın eksik olduğunu da gördüler.

 

Üreticiyi şok eden “Yeni Fındık Stratejisi” aslında yeni değil.

 

Daha önce parça parça uygulanan stratejilerin bütünleştirilerek sunulmuşuna Yeni Fındık Stratejsi adı verilmiş.

 

Fındık ekim alanlarını kısıtlayan yasa 1983'te çıktı. Ancak 26 yılda ekim alanları yüzde 50 arttı.

 

Fındıktan vazgeçen üreticiye daha önce dekar başına verilen ücret 200 dolardı şimdi dekar başına yıllık 150 TL.

 

Rekolte tahminleri ise eskisinin aynısı: Şaşırtmaya devam ediyor, havada rakamlar uçuşuyor ancak hangisi gerçek belli değil. Yani karanlıkta iğne aramaya devam ediyoruz.

 

Gelecek yıl bugünlerde de Yeni Stratejinin nasıl eskidiğini konuşacağız.

 

Ama bugünden gelecek yıla birkaç not aktarmak istiyorum:

 

Fındık ekim alanlarını kontrol altına almak, hem rekoltenin hem üretim standardının oluşumu açısından doğru bir adım.

 

Fındığını sökene daha önce bir defaya mahsus verilen 200 USD desteğin dekar başına yıllık 150 TL'ye çıkarılması da teşvik edici olarak algılanabilir.

 

Daha önce de yazdım, yaz-boz fındık politikalarından devlet ve üretici zarar ediyor. Lakin, ithalatçı ve ihracatçı ciddi kazançlar elde ediyor.

 

Yeni stratejide de devlet, hiçbir alım yapmadan fındık üreticisine doğrudan dekar başına 150 TL ödeme yapacak. Büyük fındık ihracatçıları, bir yıl önceden İtalya ve Azerbaycan ürününe karşı yıpratıcı rekabetle dip fiyat uygulayacak. Ama bu dip fiyat alivrecilere kazandırırken, devlete ve üreticiye zarar ettirecek.

 

Petrol Ofisi (PO)'nun satışını hatırlayın. Ne büyük coşku ile alkışlamıştık.

 

Aradan çok uzun zaman geçmeden devlet Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPA)'nın altında TP markasıyla yeni bir akaryakıt zinciri oluşturdu. PO'yu satarak akaryakıt sektöründen çıkmak Devletin yararına idi de neden bugün  aynı piyasaya daha büyük maliyetlerle girmeye çalışılıyor? Çünkü, piyasa dengeleyicisine her ekonomide ihtiyaç var.

 

Yarın, sadece rekolte ile değil kalitesi ile de dünya'da aranan bir marka olan Türk Fındığı ayağa düştüğünde yeni bir TMO ya da FİSKOBİRLİK mi kuracağız?

 

“Yanlıştan dönmek en büyük erdemlik” denilerek yetiştirildik. Fındık Politikasında doğru yolda yanlış adımlar ve eksik hamleler atıyoruz.

 

Ayağımıza sıkmaktan artık vazgeçip, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıoğlu'nun Ordu ve Giresun'da dediği gibi; elbirliği ile Türkiye'nin fındık stratejisini oluşturmak zorundayız.

 

Her yıl aynı sorunlara aynı çözümleri üretme girişimiyle yeni problemler oluşturma huyumuz bizi dibe götürüyor.

 

Yoksa PO'yu satar yeni TP'ler kurmaya devam ederiz. Ağzımızın sütten yandığı da yanımıza kar kalır.

 

Bafra çiftçisini tütün kotasıyla yok ettik, sıra da fındık üreticisi var.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77