• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Samsun 7 °C
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Trabzon 9 °C

Üçü Bir Arada

Mustafa ÇAKIR

Karadeniz Bölgesi, bir sanayi ekonomisiyle ayakta durmuyor.

Tarım ve ticaret temeli üzerine kurulu. Sanayileşme yönünde de neler yapılabilir diye arayış var.

Bu arayış bize üçü bir arada, altın değerindeki fırsatı kaçırtıyor dersem yanlış olmayacak. 

Karadeniz, çay, fındık ve balıkta Türkiye’nin neredeyse tek tedarikçisi.

Problem şurada; 

Bu kritik ürünleri işlemeden pazara sunuyoruz. Dış pazara sunulamayan ürünlerin kent, bölge ve ülke ekonomisine katkısı olmuyor.

Fındık üzerinde geçmişten bugüne oynanan oyunlar sadece Karadeniz Bölgesi’nin değil Türkiye’nin elini kolunu bağlıyor.

Her yıl rekolte fazlasından bahsedilerek başlanan tartışmaların sonucunda yine Türk çiftçisi ve sektörde birşeyler yapmak isteyen küçük işletmeciler zarar görüyor.

Karadeniz Bölgesi’nde zaten bir yıl önceden olmayan fındığı tüccara satarak –hasat döneminde verilmek üzere- fındık karşılığı para alan bir çiftçi profili var. Güçlü olmayan çiftçiler bu döngünün içinde ne uzuyor ne kısalıyor. Hatta evini barkını haraç – mezat satıp gurbet yolunu tutanlar da oluyor.  

Balıkta da durum çok farklı değil.

Deniz ürünlerini yakalama ve tezgahlara sunmak aşamasında AB standartları uygulanıyor. Takipleri de yapılıyor. Ancak, bir yerde bir eksik var.

“Derya Kuzularını” işleyip yurt dışına ihraç edemiyoruz.

BAŞARILI ÖRNEKLER VAR...

Balık sektöründe bu kültüre sahip çok az sayıda üretici var.

Haliyle üç tarafımızdan topladığımız balıkları iç piyasada tüketme çabası içindeyiz.

Aksini yapanlar büyüyor… Mesela;

1981 yılında balık unu ve yağı üreterek sektörde faaliyetine başlayan Sürsan A.Ş. bugün Samsun’dan birçok ülkeye dondurulmuş ve taze levrek ile çipura ihraç ediyor.

Sürsan, balık sektöründe elde ettiği gelirle 2015 yılının ilk 10 vergi rekortmeni arasında rekabetçi piyasa şartlarına göre faaliyet gösteren şirketler sıralamasında 7 milyon 180 bin TL ile birinciydi.Onun önünde tekel piyasa şartlarında faaliyet gösteren YEDAŞ ve benzer durumdaki YEPAŞ var.

Yani Sürsan A.Ş. iyi bir örnek.

Çayda da benzer firmalar var. ÇAYKUR’un piyasa hakimiyetinin dışına çıkıldı.

Karadeniz bölgesinin ürünlerini değerlendirmek isteyenler kazanıyor.

Neden fındıkta da en azından bir tane başarı öyküsü yok?

Karadeniz; Fındık, çay ve balık sektöründe sanayileşmeye yönelik adımlar attıkça ekonomik anlamda güçlenecek.

TEŞVİK VE BİLGİ YETERLİ...

Gözümüz başka fırsatlar diye sağa sola kayarken dibimizdekini fark etmiyoruz.

Hammadde bolluğu içinde kıtlık yaşayan Karadeniz’de, üç sektöre biraz devlet teşviği biraz bilgi aktarımı ile dokunulursa çok daha fazla başarı öyküleri kazandırılabilir.

Başbakan Binali Yıldırım’ın 15 Temmuz Darbe Girişimi öncesinde açıkladığı müjdeli teşvikler paketinde en çok ihracata yönelik yatırımlara destek olunacağı özellikle vurgulanmıştı.

Ekonomik destekler de, banka kredileri de o paketin içinde yer alıyor.

Şimdi o pakete yeni ilaveler eklendi.

İşadamlarımız bu süreçleri yakından takip etmeli.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77