• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Samsun 5 °C
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Trabzon 9 °C

Ülkemde İş Güvenliği Denilince!

Engin KONYALIGİL

Şahsımın da A sınıfı İş Güvenliği Uzmanı olması sebebiyle ülkemizde geçmişten bugüne iş sağlığı ve güvenliği (İSG)  alanında neler yapıldığını hep merak etmişimdir, sizler ve kendim adına bir araştırma yaptım sonuç esrarengiz!

2013 yılının başından beri 'İş Sağlığı ve Güvenliği' (İSG) konusu ülke gündeminde sıcaklığını koruyor, hatta o dönemde hatırlayanlarınız vardır çeşitli yayın kuruluşlarında olay “ti”ye alınıp apartmanlarda, sitelerde, berberlerde dahi İş Güvenliği Uzmanı, İşyeri Hekimi ve İşyeri Hemşiresi görevlendirilecek. İş Güvenliği Uzmanı olarak eğitime gittiğimiz çeşitli sektörlerde kendi alanlarından çok bu soruya maruz kaldığımı ifade etsem yanlış olmaz sanırım.

(Şimdi bizim sitede iki çalışan var ne yani Doktoru ve Uzmanı bulup para mı vereceğiz! bu nasıl iş ya……)

Ülkemizde İSG’nin tarihçesi

İş Güvenliği Uzmanları bilirler sınavlarda birkaç soru gelir bu konudan, tarih kitaplarında geçtiği üzere ilk çalışmalar 1865 yılında dönemin nazırı Dilaver Paşa tarafından hazırlatılan bir “Nizamnamedir” yani sizin anlayacağınız şimdiki Kanundaki yeri “Tüzük”, ancak dönemin Padişahı tarafından onaylanmadığı için yürürlüğe girmemiştir.

Cumhuriyet dönemi ile birlikte İSG alanında çeşitli ve iyimser gelişmeler olmuş ve birçok çalışma yapılmış en çok iz bırakan ise günümüzde hala kullanılmaya devam eden “Umumi Hıfzıssıhha Kanunu” (1930) olduğu söylenebilir. Daha sonrada 1580 sayılı “Belediyeler Kanunu” çeşitli maddeleriyle iş güvenliğine değinmiştir. Bundan sonraki dönemlerde de iş güvenliği alanında çeşitli Kanunlar yayınlanmıştır.

Ülkemizde son yıllarda yeni bir kanunumuz ve çok sayıda yayınlanan yönetmelikler söz konusu, peki o kadar çalışma yapılmış edilmiş madem bu kadar Kanun ve düzenlemeler var ülke olarak iş kazalarında ve meslek hastalıklarında ne durumdayız?

Diğer ülkelere nazaran konumumuz ne? Evet, çok sağlam bir kanunumuz ve yönetmeliklerimiz var ama işte o uygulama konusu yok mu ne oluyorsa iş dönüp dalaşıp bizim iş güvenliği kültürümüze gelmekte…

Kısacası dünyadaki tablomuzun çok da lehimize olduğu söylenemez.

AB kriterleri temel alınarak hazırlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 20.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi, Kanun özel, kamu, işçi memur, unvan ve çalışan sayısı gözetmeksizin tüm işyerlerine peyder pey uygulanmaya başlayacağı öncesinden duyurulmuştu.

Bunu duyduğumda işte içerik olarak ülkem insansının beklediği gibi bir Kanun demiştim kendimce. En güzeli de ülkemde çalışma hayatını oluşturan iki büyük kol işçi ve memur ayrımı ortadan kalkmış ve çalışan kavramı getirilmişti.

O yüzden olsa gerek adı işçi sağlığı ve güvenliği değil, iş sağlığı ve güvenliği olmuştu. He tabi ki her iki çalışma alanının da ayrı kanunlar bulunmuyor mu? Tabi ki bulunmakta, işçiler için 4857 sayılı “İşçi Kanunu” memurlar için de 657 sayılı “Devlet Memurları Kanunu”  hala onlardan beslenmeye devam etmekteyiz.

Ama mevzubahis işyerinde çalışırken yaptığımız işlerle ilgili, tehlike ve riskler ve önlemleri ise bakmamız gereken Kanun 6331 sayılı “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunudur”.

Evet, bu kanunla birlikte AB ve İLO kriterlerini yerine getirmiş olabiliriz, bu durum bizi diğer AB ülkeleriyle eşitlemiş de olabilir.

Hatta yapılan çalışmalar neticesinde Sayın Başbakanımız o dönemde İLO toplantısına konuşmacı olarak çağrılmıştı. Birçok Avrupa ülkesi, ülkemizdeki mevzuatı incelemiş, eleştiriler getirmiş ve örneklendirmeler almıştır.

Ama şu vereceğim iki örnek de bir çelişki var mıdır? Sizce; hukuk nezdinde 500 çalışanı olan bir fabrikada, tespit edilen bir eksiklikte, işverene kesilen ceza ile 2 kişinin çalıştığı bir fırın işletmecisi olan kişiye kesilen ceza aynı veya çok tehlikeli sınıfta yer alan bir özel firma çalışanı iş kazası geçirdiğinde bu üzücü olayın bildiriminde herhangi bir sıkıntı yaşanmazken,  SGK'ya bildirimi yapılabilirken, hatta bu bildirimleri İş Güvenliği Uzmanlarının takip sistemlerinden Çalışma Bakanlığımız takip edebilirken, çok tehlikeli sınıfta çalışmasını yürüten bir kamu görevlisi iş kazası geçirdiğinde olay bildirimin nasıl yapılacağı konusu hala netleştirilmiş değil kanun ne zaman çıkmış 2012,  yıl kaç 2014‘ün sonu takdir sizlerin!

Sıfır kazasız günler,

Allah'a emanet olun…

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77