• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • Samsun 28 °C
  • Ankara 31 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Trabzon 28 °C

Valiler Buluşması

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (3)

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Açık konuşmak gerekirse, bölgemizde yaşanan kaos ortamı ve muhataplarımızın güçlü siyasi irade sergileme konusundaki yetersizlikleri, sürecin daha sancılı geçmesine yol açıyor. Biz buna rağmen ülkemizin ve milletimizin aydınlık geleceği için Çözüm Süreci'nin başarıya ulaşmasını arzu ediyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Valiler Buluşması dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda verdiği öğle yemeğinde yaptığı konuşmada, dünyada ve bölgede yaşanan değişim karşısında, Türkiye'nin gücünü, iddialarını ve hedeflerini statükocu bir anlayışla koruyamayacağını söyledi.

Tarihe, kültüre, ihtiyaçlara ve günümüz dünyasındaki gelişmelere uygun bir değişimin Türkiye'nin hayrına, yararına olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Tek parti döneminin hastalıklı yapısını, 2015 Türkiye'sine teşmil etmek isteyenler bir kez daha hüsrana uğrayacaklardır" dedi.

Erdoğan, milletle el ele vererek yeni Türkiye'yi inşa ve ihya edeceklerini söyledi.

 Çözüm Süreci'nin ülkenin geleceği açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, milletin ve bölge halkının desteğiyle süreci önemli bir noktaya getirdiklerini ifade etti. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Açık konuşmak gerekirse, bölgemizde yaşanan kaos ortamı ve muhataplarımızın güçlü siyasi irade sergileme konusundaki yetersizlikleri, sürecin daha sancılı geçmesine yol açıyor. Biz buna rağmen ülkemizin ve milletimizin aydınlık geleceği için Çözüm Süreci'nin başarıya ulaşmasını arzu ediyoruz. Bunun için bugüne kadar her türlü gayreti gösterdik, her türlü fedakarlığı yaptık. Ancak bu konudaki hassasiyetimizin, titizliğimizin istismarına da rıza gösteremeyiz. Biz Çözüm Süreci'ni silahlar ebediyen sussun, anaların gözyaşları dinsin diye yürütürken, silahların şehirlere indirilmesine, insanımızın yüreğinin her gün kan ağlamasına da izin veremeyiz. Her ne kadar birileri bunu arzu ediyorsa da biz buna 'evet' diyemeyiz."

-"Parlamento terörize edilme yeri değildir"

Sokakları ve parlamentoyu terörize ederek çözüm olmayacağını belirten Erdoğan,  "Parlamento terörize edilme yeri değildir. Parlamento teröristlerin gösteri alanı da değildir. Bu konuda hassas olmamız lazım. Şekli de olsa bunu yapmanın bu millete saygısızlık olduğuna ve o parlamentoya saygısızlık olduğuna inanıyorum" görüşüne yer verdi.

Erdoğan, tehditle, tedhişle, baskıyla, sindirmekle çözüm olmayacağını ifade ederek, silahın, molotofkokteylinin, yakmanın, yıkmanın, saldırının olduğu yerde çözümün olmayacağını söyledi.

Kendilerinin bütün bunların olmasını istemediklerini için Çözüm Süreci dediklerini anlatan Erdoğan, "Demokrasinin, hukukun, güvenliğin işlemediği yerde çözüm olur mu?" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi iradenin ilgili devlet kurumlarıyla birlikte Çözüm Süreci'ni devam ettirdiğini ve ettireceklerini kaydetti.

-Güvenlik paketinin yasalaşmasını önlemek için meydan savaşı

Kamu düzenine halel getirecek hiç bir eyleme, hiç bir teşebbüse de izin veremeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, Meclis'te görüşülmekte olan İç Güvenlik Paketi'nin bu bakımdan önemli imkanlar getirdiğini söyledi. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Tabi bu konuda da ibret verici bir durumla karşı karşıyayız. Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında kurulan 2 artı 1'lik koalisyon, şu anda da bakıyorsunuz, bir başka siyasi partinin de katılımıyla Güvenlik Paketi'nin yasalaşmasını önlemek için adeta meydan savaşı veriyor. İşte poşulu suratlar, kürsüye getirilen bombalar, kırılan mikrofonlar, konuşmacılara ve divan başkanına yönelik saldırılar, hakaretler ve daha neler neler...

Ben bir bayan Meclis Başkanvekiline karşı kullanılan ifadeleri burada ifade etmekten teeddüp ederim. Bunlar nasıl bayan milletvekilidir, bunlar nasıl erkek milletvekilidir? Bir bayan Meclis Başkanvekiline karşı bu ifadeler nasıl sergilenebilir, nasıl söylenebilir? Gören de düşman meclisin kapısına dayandı onunla mücadele ediyorlar sanır. Daha düne kadar yan yana gelemez zannettikleriniz, bakıyorsunuz burada can ciğer kuzu sarması olmuşlar. Ana muhalefet partisinin bir milletvekili Genel Kurul'da bunları yapıyor. Bu arada da Meclis'i affedersiniz, adeta kusura bakmayın affınıza sığınıyorum, ahıra benzeten tweetler atıyor. Bir diğer muhalefet partisinin milletvekili televizyonda güya düzenlemeyi eleştiriyor ama söylediği şeyler, görüşülen metinde yok. Bunların millete saygıları olmadığı gibi, içinde kendilerinin de yer aldığı Meclis'e de saygıları bulunmuyor. Biz bunların demokratlığının, milliyetçiliğinin de sahte olduğunu, illüzyon olduğunu zaten biliyorduk. Bu vesileyle milletimiz de bir kez daha bunları görmüş oldu."

-"Taviz tavizi doğurur"

Ortada kamu düzenini güçlendirmeye yönelik bir paketin bulunduğunu ifade eden Erdoğan, hükümetin ve milletvekillerin dirayetiyle bu paketin en kısa sürede yasalaşacağına inandığını belirtti.

"Engelleseler de er veya geç bu çıkacak" diyen Erdoğan, artık sokaklarda yüzü maskeli, eli sopalı gruplar görmek istemediklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Erkeksen, erkek gibi dolaş, ne kadın eteği ile dolaşıyorsun? Öbür tarafta eğer terörist değilsen, maskeyle yüzünü niye örtüyorsun. Açık dolaş. O molotof kokteylleri, o havai fişekleri, o yanan, yıkılan esnaflarımızın dükkanları, kamunun araçları, vatandaşın araçları bunlar bir vatanseverlik midir? Bunlar bir milliyetperverlik midir? Ekranlarda yanan araçlar, hendeklerle kapatılan sokaklar, ellerinde okul çantasıyla dehşetle özellikle kaçışan çocuklar, zorla kapatılan kepenkler görmek istemiyoruz. Demokratik bir imkan olan gösteri hakkını kullanmak başka bir şey, bunu bahane ederek bir şehri, bir caddeyi savaş alanına çevirmek başka bir şey"

Valilere seslenerek "taviz tavizi doğurur, bunu biliniz" diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Eğer bu tür girişimler varsa tüm gücünüzle emniyet teşkilatlarıyla, jandarmamızla, her şeyiyle bunların karşısına dikilmek şarttır. 'Gerilim olur', gerilim değil, bizim görevimiz nedir? Bu tür eylemlere, bu tür gösterilere anında müdahale etmek ve onların müdahale alanını bir defa daraltıp ortadan kaldırmaktır. Bunlar, bu müdahaleyi bulduğu sürece ne yapacaktır, yakıp yıkmaya devam edecektir. 'Biz devletten daha güçlüyüz' diyeceklerdir. Yaptıkları da bugüne kadar zaten budur. Öyleyse, biz devletin gücünü ortaya koymamız lazım. Vatandaş da o zaman 'benim devletim var' diyecek, 'ben devletime inanıyorum, devletim beni koruyacaktır' diyecek. Ama devletine güvenemediği anda, orada bir zaafa düştüğü anda bilesiniz ki, 7 Haziran farklı gelişir" görüşüne yer verdi.

Demokratik hakların kullanılmasına sonuna kadar saygılarının olduğunu belirten Erdoğan, "Miting mi yapacak gelsin yapsın, basın bildirisi bahane hep bu. Bin kişiyle, 1500 kişiyle basın bildirisi olur mu? Basın bildirisini okuyacaksan, derneğinde oku veya bir salon kirala orada oku. Hepsi bunların 'nasıl biz, şu işi farklı yerden döner dolaşır yaparız' buna yönelik işler" ifadelerini kullandı.

-"Yaşanacak kırılma, süreci tehlikeye atar"

"Sokakların terörize edilmesine, vatandaşımızın huzurunun kaçırılmasına en küçük bir müsamahamızın olmaması lazım" diyen Erdoğan, "milletimizin yüreğini burkan manzaraların yaşanmasının önüne geçmek zorundayız" dedi.

 Çözüm Süreci'ni milletin onayı ve desteğiyle başlattıklarını, aynı şekilde de bugüne getirdiklerini anlatan Erdoğan, "Burada yaşanacak bir kırılma, sürecin geleceğini tehlikeye atar. Karşı taraf tam da bunu amaçlıyor, bunu istiyor. Sözlü ve fiili provokasyonlarıyla, tahrikleriyle hem hükümeti, hem milleti bu süreçten vazgeçirmek bıktırmak istiyorlar. Bize düşen hem bu oyunu bozmak, hem de milletimizin yüreğini kanatacak manzaraların ortaya çıkmasına mani olmaktır. Bu ikisini birlikte yapabileceğimize inanıyorum" görüşlerine yer verdi.

-"Bölgedeki valiler Çözüm Süreci ile ilgili umutları canlı tutmalı"

Valilere bu konuda çok önemli görevler düştüğünü dile getiren Erdoğan, bölgede görev yapan valilerin öncelikle oradaki insanların Çözüm Süreci ile ilgili umutlarını, beklentilerini, heyecanlarını canlı tutması olduğunu söyledi.

Erdoğan, valilerin STK'larla da çok sıkı ilişkileri olması gerektiğine işaret ederek, kanaat önderlerini yanlarına çekmek suretiyle bu süreci beklenilen istikamette olgunlaştırmaları gerektiğini söyledi. Erdoğan, "sürece yönelik tehditlerin en büyük panzehiri budur'' dedi.

Diğer bölgelerde görev yapan valililerin de vatandaşlara bu meselenin önemini anlatmaları gerektiğini ifade eden Erdoğan, sabırla, dirayetle, kararlılıkla netice alınabileceği hususunda kendilerini ikna etmeleri gerektiğini kaydetti.

Valilere "sizlere güveniyorum" diyen Erdoğan, "inşallah hep birlikte ülkemizin bu meselesini hal yoluna koyacak, milletimizin geleceğine güvenle bakmasını temin edeceğiz" görüşüne yer verdi.

(bitti)

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77