• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Samsun 1 °C
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Trabzon 5 °C

Yolumuz Eğitimden Geçiyor

Aylin TAT

"Eğitim, dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silahtır"demiş Mandela...


Bir eğitimci olarak çok tasvip ettiğim cümleler ışığında, yıllardır ülkemizdeki  eğitim sistemindeki yanlış politikaları eleştirmekteyim.


Evet, eğitim ülkelerin kaderine damga vuracak nesilleri yetiştiren en güçlü ve en etkili silahtır.


Yaklaşık 23 yıl önce eşim ile birlikte bir yemeğe davet edildik. Neredeyse  1000 kişinin katıldığı, o günkü şartlarda çok iyi organize olmuş bir yemek.


Azerbaycan’daki bir Türk okulunun tanıtım yemeğiydi.


Etkilenmedim desem yalan olur. Taaaa Azerbaycan da açılan bir okulun tanıtımı Samsun'da muhteşem bir şova dönüşmüştü. Geçen yıllar boyunca bu okulların sayısı giderek arttı ve birilerinin övünç kaynağı oldu. Okullar Gülen Cemaatine aitti.


Bense hep kuşkulu ve tedirgin oldum bu okullardan.


Çünkü eğitimin ne denli güçlü bir silah olduğunu bilmekteydim ve eğer doğru işlenmezse ne denli yıkıcı bir silah olduğunu da.


Şimdilerde itiraflar bir bir geliyor.
Cemaatin sınav sorularını sızdırdığı, birçok cemaat mensubuna soruların verildiği.
Benim yurdum insanı da uğraşsın, evladını zar zor sınavlara hazırlık kurslarına göndersin.


Dürüstçe, hakkıyla ve delicesine çalışan öğrencilerin önlerine geçsin cemaatçiler.
Hani dinden imandan bahsederler ya, alt tarafı kul hakkı.
Aman aman, şok şok şok...

Hayır, efendim bana göre şokluk bir durum yok ortada.
Bilinen gerçekler. Hani yıllardır hepimizin anlatmaya çalıştığı olayın ta kendisi.


Cemaat okulları ile bir döneme damgasını vuran ve kapatılması ülke adına çok büyük bir kayıp olan Köy Enstitüleri arasındaki işleyiş benzerliği çok dikkatimi çekmiştir ve yakın çevremle  bu durumun bende yarattığı kaygıyı paylaşmışımdır yıllardır.
Asla kıyaslamıyor sadece işleyişteki o ince çizgiyi vurgulamak istiyorum.
Köy Enstitüleri başarılı köy çocuklarını küçük yaşta eğitip, bilim, fen, müzik, resim, sağlık alanlarında hem bilgi hem de beceri kazandıran ve her bir mezunu gittiği bölgeye ışık saçan okullardı.


Her zaman gururla söylerim babam ve ilkokul öğretmenim onlardan biriydi ve ben ne öğrendiysem onlardan öğrendim.


Veeee siz onları canlı canlı doğrayın Atatürk veya Cumhuriyet aleyhinde konuşturamaz, eylem yaptıramazsınız. Memleket sevdalısı ve kocaman yürekliydiler  o güzel insanlar...

İdeoloji dediğiniz şeyi küçük yaşta bir çocuğa aşılarsanız, o çocuk sizin ebedi koruyucu neferimiz olacaktır. Çünkü o çocuğa gelecek veriyorsunuz ve onun için ana babası kadar mukaddes oluyorsunuz aslında.


Lakin bu görevi bir ülkede yapacak olan Devlet olmalı.


Başka kişi veya kişilerin eline eğitimde yol gösterici görev verirseniz gün gelir devleti tanımaz olur. İşte cemaatin yaptığı da buydu.

 
Kendilerince yürüttükleri davalarına milyonlarca masum, zeki ve özellikle yoksul çocukları piyon olarak kullandılar.


Ve o çocuklar gün geldi devletin en kritik noktalarında yer aldı.
Ve küçük yaşta kendilerine işlenen davalarının peşinde sürüklendiler.
Cumhuriyet karşıtı, rejim karşıtı işler yaptılar alenen.


Seksen darbesinden sonra cemaatlere geçit verip üstelik eğitimde söz sahibi yapmakla bugünlerin tohumları atılmıştı aslında.


Veeee binlerce insan heder oldu.
Devletin kontrolünde eğitilselerdi kim bilir ne büyük projelere imza atacak olan gençler bugün vatan haini oldular.

Üzüntüm çok büyük ve ülkem adına çok endişeliyim. Ama yarınlar için umutlanmak istiyorum.

Silkelenip ayağa kalkmak ve yeniden demek istiyorum...
Eğer umutlarımıza tekrar sarılamazsak hadi hep birlikte terk edelim memleketi.
Mümkün mü bu???


Bizler ki dünyanın en şanlı İstiklal mücadelesini vermiş bir ecdadın evlatlarıyız.
O halde silkelenip dirilmekten başka çaremiz yok.


Dileğim bu yaşananlar  halkımıza, tüm siyasilere ve devlet büyüklerine ders olsun.
Yaşadığımız bu kâbusun ülkemizin uyanışı olmasını istiyorum.
 

Yapılacak çooook iş var.

Birinci adım öncelikle kalıcı ve etkili bir eğitim politikası düzenlenmeli.
Devlet, otoritesini öncelikle eğitimde korumalı.
Veeee yine o herkesin gözündeki devlet baba olmalı.
Eğer bu ülkede refah ve huzur içinde yaşamaya devam etmek istiyorsak, Atatürk  ilkelerine sıkı sıkıya sarılıp Türkiye Cumhuriyeti Devlet'inin kaybolan prestijini tüm dünya gözünde hak ettiği yere getirmeliyiz.
Unutmayalım ki" muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur"

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77