• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Samsun 8 °C
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Trabzon 11 °C

Zamanında konuşmak

Mustafa ÇAKIR

1999 yılından bugüne hatırladığım kadarıyla sadece Samsun'un denizle buluşması konusunda halk ve kent yönetiminin güçlü bir işbirliği vardı. Daha ilk kazma vurulmadan, projeler yapılmadan sivil toplum kuruluşları halk adına, kent yönetimi de projeyi uygulayacak taraf olarak bir araya gelmiş ve beklentilerini ortaya koymuştu.

 

Onun dışında birçok yatırım için ortada iddialar dolaştı, durdu.

 

Ne kent yönetimi o iddialara akl-ı selim cevaplar verdi, ne de kentin paydaşı halk o icraatlarla ilgili sonuç alınacak tepkisini ortaya koydu.

 

“Ben yaptım oldu ya da hiç yoktan iyidir” mantık ve algılaması sürüp geldi.

 

Kimi zaman hiç gerek yokken bir acil havası oluşturularak insanların üretilecek hizmetlerle ilgili fikir beyan etmesi dahi neredeyse imkansız hale getirildi.

 

Halk adına kamuoyunda konuşulanları, kent yönetiminin şehrin geleceği ile ilgili planlarının ne kadar yerinde olduğunu daha fikir aşamasındayken enine boyuna tartma ve toplumu aydınlatma görevini üstlenen kurumların hiç sesinin çıkmadığını söylemek insafsızlık olur ancak hakkıyla bu işin yapıldığını ifade etmek ise safdillik olur.

 

İş yapılıyor, kaynaklar harcanıyor, halk zaten o yatırımın kendisine ne fayda sağlayacağını ya da fayda - maliyet ilişkisini çoğu zaman bilmiyor.

 

Ama yatırım tamamlanmak üzereyken ve kaynakların önemli bir kısmı harcandıktan sonra birçok sebebi yeni bir araya getirmeyi başaran sivil toplum kuruluşlarımız ayaklanması kafa karıştırmanın ötesine geçmiyor.

 

Halk, hangi tarafta yer alacağına karar verene kadar da atı alan Üsküdar'ı çoktan geçiyor.

 

Kabul etmek lazım Samsun öyle ya da böyle büyüyor.

 

Ama sağlıklı büyümenin yolu “Ben yaptım oldu?” diktesinden vazgeçen kent yöneticilerine ışık tutacak güçlü sivil toplum yapılanmasına ihtiyaç var.

 

Yani sadece nalıncı keseri gibi bütün eleştirileri kent yönetimine yüklemek haksızlık olur.

 

Kentin paydaşları da şehrin geleceğine, ortak hedef ve amaçlara dönük daha somut, sürdürülebilir fikir ve projelerle vizyona çıkmalı.

 

Bugüne kadar yapılan aynı gemide ayrı dümen tutma alışkanlığı terk edilmeli.

 

Sonuçta aynı gemide yol alanların aynı hedefe yürümeleri ancak ayrı dümen tutmaktan vazgeçmeleriyle mümkün olacaktır.  

 

Yoksa gece-gündüz konuşuruz ama bir arpa boyu dahi yol alamayız.

 

Ya zamanında konuşmak ya da susmak lazım.

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Exen | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0.362. 432 64 64 Faks : 0.362. 435 47 77